İSTİFA

Dün işten istifasını vermeye karar verdi. Ama işten ayrılırsa girebileceği işi hazır değildi. Sürekli azar işitip hor görülmek Mahmut’un canına tak etmişti. Yolda elini boş ceplerinde tutup yürürken bunları düşünüyordu. Rüzgâr ayağının önüne bir ilan getirdi. Kahverengi kumaş pantolonun kirlenmesini umursamayarak kaldırıma oturdu. İlanda sokak hayvanları için yardım toplayan bir gönüllü kuruluşun numarası yazıyordu. İlana bakıp gülümsedi. Gülümsemesinde yatan duygu durumu iyi niyet göstergesinden ziyade sokak hayvanlarına bu kadar değer verilmesini alaya almaktı. İlanı büzüp elinin tersiyle arkasına fırlattı. Canı çok sıkkındı sağına soluna bakınıp elinin tersiyle alnından akan terleri sildi. İleriden görmediği bir taraftan bağırışa benzer sesler geliyordu. Ayağa kalkıp o yöne doğru yavaşça yürümeye başladı. Onun düşüncesine göre yine sosyal adaletçiler yürüyüşe çıkmıştı. Bu insanlar buluttan nem kapar, onların boyunun aşacak işlere burunlarını sokarlardı. Üstelik milleti yürüyüş yaparak galeyana getirirlerdi. Sokak hayvanları ilanına gülümsediği gibi yürüyüş yapanlara da gülümseyip yolunu değiştirdi Mahmut. Eve gitti karısı işten daha gelmemişti, üstelik bugün pazar günüydü. Karısının mesaiye gönüllü olarak kalması onu her zaman kızdırırdı ama her konuya sessiz kaldığı gibi mesai hakkındaki görüşünü de karısına sezdirmezdi. Dolabı açtı dünden kalan yemeği ısıtıp önüne koydu. Kaşığı ağzına götürürken dünkü görüntü zihninde canlandı. Tam yemek yerken istifa etmeye karar vermişti. Yemekten bir lokma almadan masayı topladı. Kapıyı çekip kahveye gitti. O gelmeden önce kavga çıkmış, husumetli olan kişiler birbirine girmişti. Olayları anlatan arkadaşına da tıpkı ilana bakar gibi gülümsedi. İçtiği çay bayattı. Arkadaşına kahveciyi gösterip bu alçak yüzünden içtiğimiz çaydan tat alamıyoruz, üç kuruş fazla kazanacak diye yaptığı adiliğe bak sabahın çayını içiriyor diye serzenişte bulundu. Ama çayı bitirmeyi de kahveciye gülümsemeyi de ihmal etmedi. Sonuçta aklına işten istifa etme kararı verdiği gelmemişti. Eğer istifa kararı gelseydi çayın tadının acılığından daha fazla sinirlenirdi. Sonra birden neden istifa etmeye karar verdim, diyerek iç çekti. Kahveci ne abi bir bardak daha mı çay istiyorsun, diye Mahmut’a doğru tepsiyi salladı. Ne çayı be diye içine içine cevap verdi. Ama fazla da konuşmaya takati kalmamıştı. Elleri ceplerinde kahveden çıktı. Karşıya geçip kaldırıma tekrardan oturdu istifa etse miydi etmese miydi hala Araftaydı. Dayanacak gücü kalmamıştı, kendi kendine eliyle alnın üstünü göstererek burama kadar geldi diye serzenişte bulundu. Bir araba gelip hemşerim diyerek adres sordu. Sorduğu adres evine çok yakında ama canı sıkkın olduğu için “bilmiyorum” diyerek adamı geçiştirdi. Sonuçta işinden istifa etmeye karar vermişti, hem adamın hemşerisi olup olmadığını da bilmiyordu. Birden telefonu çaldı eline aldığı anda arayanın patronu olduğunu gördü. Sanki patronu yanındaymış gibi hazır ola geçti. Telefonu buyur şef diye açıp peki şef diye kapattı. İşten atılmıştı. İstifa etme düşüncesi işten kovulmasından daha çok buhrana sokmuştu Mahmut’u. Dünden beri gözüne uyku girmemişti ama şimdi kendi iradesi dışında o işi yoktu. Hayvanları, yürüyüş yapan insanları, hemşerisini düşündü keşke birazda benim hakkımı savunsalar suçsuzken suçlu durumuna düştüm diye iç geçirdi. Ayağı kalkıp ellerini tekrardan ceplerine koydu. Bir ıslık tutturdu. Aman be dedi, aman be ben kimin hakkını savundum ki kimler de benim hakkımı savunsun, diye diye gözden kayboldu.

Loading

Yazıyı nasıl buldunuz?

Oy için yıldıza tıkla!

Ortalama Oy / 5. Oy Sayısı

Oyu yok

We are sorry that this post was not useful for you!

Let us improve this post!

Tell us how we can improve this post?

Paylaşarak destek olabilirsiniz!
Yazı oluşturuldu 5

Bir cevap yazın

Benzer yazılar

Aramak istediğinizi üstte yazmaya başlayın ve aramak için enter tuşuna basın. İptal için ESC tuşuna basın.

Üste dön