Soğumayı düşlüyorum
Senin de benim gibi yaşlandığını
Oturduğunu bozuk moralinin kenarına
Üzerine yayıldığını kütlenin
Kara bir bar taburesinin kalbine yerleştiğini
[Bir ayağı diğerinden biraz kısa]
Her oturuluşta, bu bacağın kalbine
Ufak bir buz küpü gibi değişini düşünüyorum
Serinlik bu anlarda kalbimize doğar
Uykumuzla uyanıklığımız bile donar ve biz
Hiç olmadığımız kadar yalnızızdır
Eşyalar düşe düşe fikrimize yapışır
Bir cam ustasının işçiliğini merak ederiz
Serinliğin kalbimize batması pahasına
İnsanın umudu da bir icattır demişti lucy
Umudu biz bulmuşuzmuş
Zamanın göz çukurlarımıza
Burnumuzdaki paralel boşluğa
Kürek kemiklerimize dolduğu o en serin anlarda
Odağımızı toplayıp güzellikleri bile görmeyi beceremezmişiz
oysa göremiyorsak sormalıyız,
güzellik bir çiçek olsa, görebilir miydik tecrübesini
görmeli mi insan yaşamı sevebilmek için onu
yoksa duymak da yeterli mi içgüdüsel bir boşluğu
yoksa kaplumbağalar bile mi bizden iyi yaşar hayatı
veya aynı bir yaşamlıkla mı bağlıyız tüm kökenlere
yaşamak yaşamaktır işte her birimizde hissi farklı
ama sanki ben beceremiyorum
bir kaplumbağa gibi yaşamayı…



Çok begendim bu şiiri simgeleri çok güçlü, ve buda şiiri basitlikten uzaklaştırıyor, böylece anlamını Tam kavrayamasamda da hissini çok sevdiğim bir şiir olmuş tebrik ediyorum