• Destek
  • Üye Ol
  • Yazar Girişi
  • Abone Ol
0 553 423 00 17 kibelekulturs@gmail.com
Kibele Kültür Sanat Dergisi | Hayatı Doğuran Sanat  |  Hatice DÖKMEN
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Dergiler
  • Galeri
  • E-Dergi
  • Yazılar
    • Edebiyat
      • Şiir
      • Roman
      • Öykü
      • Deneme
      • İnceleme
      • Anlatı
      • Araştırma
    • Kitaplar
      • Kitap İncelemeleri
      • Yeni Çıkanlar
    • Tiyatro
    • Sinema
  • Yazarlar
  • İletişim
  • Üye Ol
No Result
View All Result
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Dergiler
  • Galeri
  • E-Dergi
  • Yazılar
    • Edebiyat
      • Şiir
      • Roman
      • Öykü
      • Deneme
      • İnceleme
      • Anlatı
      • Araştırma
    • Kitaplar
      • Kitap İncelemeleri
      • Yeni Çıkanlar
    • Tiyatro
    • Sinema
  • Yazarlar
  • İletişim
  • Üye Ol
No Result
View All Result
Kibele Kültür Sanat Dergisi | Hayatı Doğuran Sanat  |  Hatice DÖKMEN
No Result
View All Result
Home Öykü

Meyvesiz Ağaç / Funda Kılıç

funda kılıc by funda kılıc
15 Mayıs 2026
in Öykü
0
Meyvesiz Ağaç / Funda Kılıç
0
SHARES
1
VIEWS
Share on FacebookShare on Twitter
Hafta sonu çocukluk arkadaşımın ikinci kez nikâhlanmasına şahit olmaya gittim. On dört yıl
önce ilk heyecanını da benimle paylaşmak istemişti; seve seve gitmiş,
ilk eşi Levent’le kurduğu yuvaya tanıklık etmiştim.
O evlilikten Lale ve Leyla adında iki şirin kızı oldu. İlk başlarda her şey çok iyiydİ.Geçen
yıllar boyu konuşmalarımızda evliliğindeki gelişmelere,
inişlere çıkışlara hakim oldum. Zamanla maddi ya da manevi
sıkıntılara yenik düştüler. Üç sene önce ölümsüz sandıkları aşk öldü. Miras olarak
ayrı evler, belirsiz bir düzen ve mal gibi paylaşılan evlat mülkiyetleri kaldı.
Şaka gibi hayat.
Hayatının anlamı olduğunu düşündüğün, vazgeçilmez sandığın kişi; gönül yaralarının
mümessili olan sevgililik, en sonunda çocuk paylaşımıyla sonlanıyor.
Ben, bu yüzden, kırk yaşıma kadar ilişkilerimde; ilk şartımı hep açıkça söyledim:
“Asla ve kat’a çocuk yapmak istemiyorum.”
Aile denen temelin altına dinamit döşer gibi, sevgililerimin önüne sert bir barikat kurdum.
Hâlâ bekar olmam biraz da bundan. Belki de boşanmış ebeveynlerin bana
yaşattığı travma… Buna kolayca böyle bir kılıf uydurabilirim.
Ya da ailenin en verici tarafı olan kadını temsil etme düşüncesi.Benden beklenen
fedakârlıklarının altında kalmak istemedim. Belki de çocuk sevmiyorumdur. Olamaz mı?
Kadın olarak yaratıldım diye doğurganlığı ya da anaç rolü en yüksek performansla
oynamak zorunda değilim. Belki sevgisiz ve ilgisiz bir anne olacağım. Çocuğumu perişan
etmek istememişimdir.Hayatımı sadece kendim için yaşayacağım.
Kim bilir ?… Belki de Nilgün gibi, hayat yolculuğuna çıktığım adamın ilk kasırgada
gemiyi acemice batırıp beni çocuklarla yarı yolda bırakmasından korktum.Liste uzar gider.
Ama ben kestirip atmayı tercih ediyorum:
Bencillik.
Mizacım böyle. Ne yapayım? Herkes için kendimi vakfetmek değil, sevdiğim adamla huzurlu
ve mutlu bir yaşam istiyorum.
İşten geldiğimde eşim beni sevgi dolu bakışlarla, aşk sözcükleriyle çiçeklerle karşılasın.Mum
ışığında hafif müzikler eşliğinde, dizilerdeki gibi bir
romantizm istiyorumdur.Birlikte film izleyelim, tiyatroya gidelim, tatile çıkalım.
Sabahın beşinde arabaya atlayıp gün doğumuna gidelim; termoslarımızdaki kahvelerle
“şerefe” diyelim.
Evliliğin hemen ardından çocuklara sahip olup, öncelik sıralamasını sorumlulukları
onlara göre düzenleyip aşkı saman alevi hızında tüketmek istemedim.
Ama bu düşünce yapımın çok da başarılı olduğunu söyleyemem. Artık fikir değiştirip
çocuk istesem bile…
Kendime bir adam bulmam, tanışmam, aile kurmam en az bir yıl. Bebek yapmak için de bir
yıl desek… en yakın tarih kırk iki yaşıma denk geliyor.
Bu matematikle dünyaya evlat getirsem.Çocuğumu ergenliğinde ‘torunum’ sanacaklardır.
Öyle bir kısır döngü ki bu: Doluya koysam almıyor, boşa koysam dolmuyor. Sanırım ben
daha ilk nikâhımı bile yapmadan; arkadaşlarımın düğünlerine,
hatta onların çocuklarının düğünlerine; takı merasimlerinde boy göstereceğim. Koklanmamış
bir çiçek gibi solup gideceğim.
Şimdilik bu durum çok iyi bir çıkarım değil, değil mi? Geçmişte nikâhtan döndüğüm,
uzatmalı sevgilim, İrfan’ın evlendiğini öğrendiğimde çok içerlemiştim.
Benden, annesinin diriltmesiyle ayrılmıştı. Kadının sesi hâlâ kulaklarımda: “Meyvesiz ağaç
mı olsun oğlum?… Ben torun sevmek istiyorum.”
“Evlilik sözleşmesi gibi çocuksuz gelecek planı mı yapılırmış?
Evlenme o zaman kızım! Oğlumun elbet senden hevesi geçer…”Demişti.
Bunca yıla rağmen nasıl şok olduğumu, neler hissettiğimi dün gibi hatırlıyorum.Ne çok
ağlamıştım. Yapayalnız.
İrfan hiç teselliye gelmedi. Üstelik İlişkimizi tek bir kuru mesajla bitirdi.
Sonrasında duydum ki iki sene dolmadan evlenmiş. Şimdilerde üç çocuğu var.
Annesi olacak kadın nasıl etkilediyse artık… Dokuz senede üç çocuk az bile. O hevesli
babaanneye…Altı çocuk bile olabilirdi.
Kadın koloni kurmak istiyordu resmen. Gelini neler çekmiştir kim bilir? Aman bana ne! Alan
memnun, satan memnun.
Derya, Nihan, Merve…Eski mahalle arkadaşlarım.
Nikâhta çete gibiydiler. Hâlâ evlenmemiş olduğum için bana ,akıllarınca akran zorbalığı
yaptılar.
Ama kendimce gayet iyi savuşturup geçiştirdim. Kinayelere rağmen maraza çıkarmamış
olmam büyük
incelik sayılır.’Kız kurusu’ gördükleri için pek dalga geçtiler, ince ince dokundurmalarıyla.
Sanki kendileri evlendi diye , taç takılmış. ‘Kraliçe’ edasıyla dolanıyorlar ortalıkta. İş, güç,
çoluk çocuk… Okul ,spor salonu, dershane…Ömür tüketiyorlar.
Hâlbuki ben…Nerede akşam, orada sabah. Yabani bir kısrak gibiyim. Aylık değil, günlük
plan yapıyorum; aklıma düşeni hemen hayata geçiriyorum.
Ayağıma dolanan, eteğime yapışan yok.Viyana senin Barselona benim.Leyleklerle göç
yarışındayım.
Terfi üstüne terfi alıyorum.Holdingde parmakla gösteriliyorum.Üstlerim memnun astlarım
saygılı.
Ama… İnsanım işte. Sıcak bir nefes, dayanacak bir omuz arıyorum. Her kadın gibi.
Eş arayışında kime yanaşsam bir kusur buluyorum. Koca sıfatına layık olmadığını
düşündüğüm adamlara.Bir de baba yaftasını yapıştıran kadınlara çok şaşırıyorum doğrusu.
Bakalım Nilgün yeni eşi Tarık’la nasıl bir aile kuracak.Bekleyip görelim.Umarım bu
sefer tam anlamıyla mutlu olmayı başarırlar. Belki de çok yakında…Neden olmasın?Benim de
beraber yürüyeceğim güvenilir bir eşim olur.Biyolojik saatimin tik takları
zayıfladıktan sonra ,
hiç benimsemediğim anneliğim de zaten doğa tarafından rafa kaldırılır.Ben de terzi kuşu
gibi, sevdiğim adamla yuvamı örebilirim. Tomurcuksuz bir gül gibi; sadece rengim ve mis
kokumla evimi şenlendirebilirim. Kısmet …

Yazıyı nasıl buldunuz?

Oy için yıldıza tıkla!

Ortalama Oy / 5. Oy Sayısı

Oyu yok

We are sorry that this post was not useful for you!

Let us improve this post!

Tell us how we can improve this post?

Paylaşarak destek olabilirsiniz!
Previous Post

Camdan Erkekler / Selcen Gezgin

funda kılıc

funda kılıc

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

No Result
View All Result

Hakkımızda

Kibele Kültür Sanat Logo

Kibele Kültür Sanat

Merhaba sevgili okur.

Mitolojide Tanrıların anası olarak bilinen Tanrıça Kibele’nin anaç, üretken, hayatın devamını sağlayan özelliklerinin uğruna inandık. Ve onun adını kullanıp Kibele Sanat olarak edebiyatta biz de varız dedik. Edindiğimiz misyonla amacımız; bizden önceki kalem ustalarımızın bayrağını, gelecek kuşaklara ulaştırmak. Çünkü edebiyat dünya tarihini içinde barındıran devasa bir ansiklopedidir… Devamını Oku

Arşivler

  • Mayıs 2026
  • Nisan 2026
  • Mart 2026
  • Şubat 2026
  • Ocak 2026
  • Aralık 2025
  • Kasım 2025
  • Ekim 2025
  • Eylül 2025
  • Ağustos 2025
  • Temmuz 2025
  • Haziran 2025
  • Mayıs 2025
  • Nisan 2025
  • Mart 2025
  • Şubat 2025
  • Ocak 2025
  • Aralık 2024
  • Kasım 2024
  • Ekim 2024
  • Eylül 2024
  • Ağustos 2024
  • Temmuz 2024
  • Haziran 2024
  • Mayıs 2024
  • Nisan 2024
  • Mart 2024
  • Şubat 2024
  • Aralık 2023
  • Eylül 2023
  • Ağustos 2023
  • Temmuz 2023

Kibele Kültür Sanat Logo

Kategoriler

  • Anlatı
  • Araştırma
  • Deneme
  • Genel
  • Hakkımızda
  • İnceleme
  • Kitap İncelemeleri
  • Masal
  • Öykü
  • Roman
  • Röportaj
  • Şiir
  • Sinema
  • Sizden Gelenler
  • Söyleşi
  • Tiyatro
  • Yeni Çıkanlar

Son Yazılar

  • Meyvesiz Ağaç / Funda Kılıç
  • Camdan Erkekler / Selcen Gezgin
  • On İkiye On Kala / Günay Oktay
  • Marifet / Duru Karaaslan
  • Kısa ve Öz / Eyüp Toru

Copyright 2023 - 2025 Haziran K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi All Right Reserved. Developer by Fedora Bilişim Teknolojileri İnternet Danışmanlık Hizmetleri Basım Yayın Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi. Bu sitede yayınlanan ses, görüntü, yazı içeren bilgi ve belge, hiçbir şekilde kullanılamaz, izinsiz kopyalanamaz. Tüm hakları K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi'ne aittir.

KİBELE Abone
No Result
View All Result
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Dergiler
  • Galeri
  • E-Dergi
  • Yazılar
    • Edebiyat
      • Şiir
      • Roman
      • Öykü
      • Deneme
      • İnceleme
      • Anlatı
      • Araştırma
    • Kitaplar
      • Kitap İncelemeleri
      • Yeni Çıkanlar
    • Tiyatro
    • Sinema
  • Yazarlar
  • İletişim
  • Üye Ol

Copyright 2023 - 2025 Haziran K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi All Right Reserved. Developer by Fedora Bilişim Teknolojileri İnternet Danışmanlık Hizmetleri Basım Yayın Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi. Bu sitede yayınlanan ses, görüntü, yazı içeren bilgi ve belge, hiçbir şekilde kullanılamaz, izinsiz kopyalanamaz. Tüm hakları K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi'ne aittir.