Bakışlarında tamamlanmamış gibi duran boşluk vardı
Bakınca adam sanıyordun
Dokununca elini kesiyordu yalnızlığı
Kadın orgazm olmaktan ziyade
Bir cümlenin içinde anlaşılmak istiyordu
Ama adamın kalbi
Kendi yankısına bile sağırdı
Sevmeyi bilmiyordu
Sadece sahip çıkıyordu eşyalarına benzer gibi
Kadını da vitrinde taşınan
Kırılgan bir gurur sandı
Oysa kadın
Göğsünde çiçek taşıyan bir kıyametti
Biraz şefkat görse
Bahar olacaktı belki
Neye dokunsa metalin o kör sağırlığı bulaşıyordu;
Evi bir hurdalık gibi sessizce dolduran paslı anahtarlar,
Ve her sarıldığında kalbinden düşen bozuk paralar…
Kadın göğsünde açan o kıyameti nereye koysa,
Adamın bu soğuk enkazına çarpıp soluyordu.
Bu yüzden neye dokunsa
Eksik bırakıyordu
Kadın için bazı adamlar
İçinde insan taşımayan takım elbiselerdi
Sarıldığında üşüyordu
Öptüğünde
Ağzına kırık ayna tadı doluyordu
Adamın sevgisi
Cam bir mezarlıktı
İçinde sadece kendi yankısı yaşardı…



