ADAM ASMACA
Sonunda olacağı buydu.
Kalemim de küstü bana,
Yazmaz oldu…
Senden rol çalmış olsamda
Kızma Hakim Bey, ama
Kırdım tam orta yerinden kalemi,
İstemiyorum artık yazmasın.
Ucundan dökülen mürekkep,hüznü ve kederi,
Dillendirmesin harfler,heceler,ayrılığı ve hasreti,
Sussun tüm kelimeler,anlatmasın ölümü ve gurbeti,
Düşmesin artık kâğıda,yazarken akıttığım gözyaşı,
Çocukların ölmediği,savaşların olmadığı
Ağaçlara, hayvanlara kıyılmayan,
Açlığın ve yokluğun bilinmediği bir dünyayı anlatmak
Bu denli zor olmasa gerekti.
Ürktü,ürperdi bu isyanımdan cümleler,
Harfler,birbirine yaslanıp domino taşı gibi tek tek devrildi.
Nokta,küçüldükçe küçüldü,virgülün, boynu büküldü.
Heceler,sağa sola kaçıştı can havliyle
Kelimeler,saklandı en kuytu köşelere
Ne kadar arasamda bulamadım onları,nafile
Oysa çocukken en sevdiğim oyundu
Kelimeleri, dar ağacında sallanmaktan kurtardığım
Adam Asmaca…
Bundan böyle tüm şiirler, şahit olsun.
Kesicem cezasını, acılardan dem vuran tüm harflerin,
Kâğıt,kalem tanık; cümle dert,sanık olsun
İkiye bölüp heceleri, ateşe vereceğim bütün dizeleri
İdam sehpasında,ilmeği boynuna geçireceğim kelimelerin
Diyerek yargı dağıta dursun insanoğlu,
Bir nida işitilir gök kubbede nagehan
Ey beşeri mahlukat, azat et cümle hurufatı
Kâğıt,kalem yazarmıydı hiç bunca günahı?
Yapmasaydı elleri, dilleri günahkar Ademoğlu,
Hakikatin kıvılcımı ile tutuşup; uyan gaflet uykusundan
Dön bir bak aynada kendine; bak da gör, gerçek suçlu kimmiş
Kurulunca mizan mahşerde,asıl cezayı yüce Mevla kesermiş…


