• Destek
  • Üye Ol
  • Yazar Girişi
  • Abone Ol
0 553 423 00 17 kibelekulturs@gmail.com
Kibele Kültür Sanat Dergisi | Hayatı Doğuran Sanat  |  Hatice DÖKMEN
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Dergiler
  • Galeri
  • E-Dergi
  • Yazılar
    • Edebiyat
      • Şiir
      • Roman
      • Öykü
      • Deneme
      • İnceleme
      • Anlatı
      • Araştırma
    • Kitaplar
      • Kitap İncelemeleri
      • Yeni Çıkanlar
    • Tiyatro
    • Sinema
  • Yazarlar
  • İletişim
  • Üye Ol
No Result
View All Result
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Dergiler
  • Galeri
  • E-Dergi
  • Yazılar
    • Edebiyat
      • Şiir
      • Roman
      • Öykü
      • Deneme
      • İnceleme
      • Anlatı
      • Araştırma
    • Kitaplar
      • Kitap İncelemeleri
      • Yeni Çıkanlar
    • Tiyatro
    • Sinema
  • Yazarlar
  • İletişim
  • Üye Ol
No Result
View All Result
Kibele Kültür Sanat Dergisi | Hayatı Doğuran Sanat  |  Hatice DÖKMEN
No Result
View All Result
Home Öykü

Kandilli Dede / Figen Günlü

Figen Günlü by Figen Günlü
22 Eylül 2026
in Öykü
0
Kandilli Dede / Figen Günlü
0
SHARES
3
VIEWS
Share on FacebookShare on Twitter

Bacaklarım sızlıyor; kaçıncı basamak bu, yetmedi mi yokuş? Ama asıl yoran bu dik patika
değil; göğsümün ortasına oturmuş, ne yutabildiğim ne de söküp atabildiğim o başı sonu
belirsiz kırgınlıklar. Zaman, kırık bir kadrana takılı kalmış yelkovan gibi tepemden tırnağıma
batıyor. İçimdeki dinmeyen yalnızlık hissi, havadaki ağır nemle birbirine karışıyor.
Kandilli Dede… Geldim mi gerçekten, yoksa yine çaresizliğime mi tosladım? Geldim,
geldim. İşte kapı tokmağı. Sarımtırak pirinç metal soğuk; kaç bin el süründü kim bilir benim
gibi kırık, benim gibi darmadağın… Dokunuyorum. O soğukluk avucumu yakıyor. İçeriye
adım atıyorum; iki basamak aşağı inerken dizlerim titriyor. Sarı ışık, halının üzerine devrilmiş
bir leke gibi. Ne diyecektim ben? Sırada ne vardı? Cümleler kuramıyorum ki; zihnimin
odacıklarında sert rüzgârlar esiyor. Kalbim öfkeyle, hüzünle, cam kırıklarıyla dolu. Kimseye
söyleyemediğim, en yakınlarımdan bile sakladığım o derin hayal kırıklığı…
Yeşil çuha. Sanduka orada işte. Dur artık, sustur şu kafamın içindeki bitmek bilmeyen
uğultuları! Bir kadın, kırmızı işlemeli solgun halıda dizlerini kıvırmış oturuyor. Kucağındaki
kitaptan Yasin okuyor; çevrilen sayfaların hışırtısı… Zaman durdu mu burada? Parmak
uçlarım buz tutmuş. Rabbim…diyorum içimden, Evet, Sen biliyorsun ya beni… Ben anlatamıyorum; nereden,
nasıl dua edeceğimi bilemeyip kilitleniyorum. Kaburgalarımın arasına sıkışmış paslı bir bıçak
sanki; adı belki de yarım kalmışlık. Avuçlarım açık. Ne istiyordum ki ben? Bir mucize mi?
Hayır, sadece durmak. İçimdeki çocuk çaresiz, boynu bükük… Dışarıda deli gibi dönen bir
dünya var; telaşlar, insanlar, derdin deryası… Ama burada her şey susmuş.
Soğuk ellerimi yüzüme sürüyorum. Islak mı yanaklarım? İçimde yıllardır biriktirdiğim,
herkesten gizlediğim gözyaşlarımın ilk patlaması bu. Omuzlarımdaki koca dağlar eridi mi
biraz, yoksa ben mi kabullendim bu yükü?
Yanı başımda bir ses beliriyor. Kızım  diyor yaşlı bir teyze, sesi gül suyu gibi yumuşak.
Çok mu yordular seni?
Göz göze geliyoruz. Kurmaya çalıştığım bütün o barikatlar, güçlüyüm savunması tek bir
kelimeyle darmadağın oluyor. Cevap veremiyorum, boğazımda koca bir yumru. Sadece
başımı sallıyorum. Anlıyor. Bir insan başka bir insanı hiç tanımadan nasıl bu kadar derin
görebilir? Elini omuzlarıma koyuyor; parmakları dualarla aşınmış bir tespih kadar hafif ve
sıcak. Türbeye bakarak fısıldıyor: Bırak o sırtındaki görünmez çuvalı kapının eşiğine. Bu
sanduka taş değil, dert dinleyen bir sırdaş. Ne biriktirdiysen dök, yükünü hafiflet.

Kolumdan tutup beni dışarı, bahçeye çıkarıyor. Köşeyi dönüyoruz; derme çatma kerpiçten
yapılmış, içi karanlık, dilek kuyusunu andıran küçük oymaya yanaşıyoruz. Çatlak taşların
arasında binlerce mum eriyip kalıplaşmış. Cebinden kirli beyaz bir mum çıkarıp uzatıyor
teyze Yak bunu, dileğini dile.
Mumu oyukların arasına yerleştirmeye çalışıyorum ama ellerim buz kesmiş, çakmağı bir türlü
çakamıyorum. Tam o esnada, rüzgârın ortasında kerpiç duvarların arasına yeşil bir ışık
süzülüyor. İçerideki binlerce donmuş mum aynı anda uyanıyor sanki. Eriyen sıcak balmumu
ellerime damlıyor, parmak uçlarımı ısıtıyor. Donmuş masalım, ruhuma yeniden hayata
tutunma gücünü üfleyen bir sur borusu gibi yankılanıyor.
Işık parmaklarımın arasından kalbime akarken teyzeye dönüyorum teşekkür etmek için; fakat
arkamda kimse yok. Bahçede sadece çınar yapraklarını savuran o serin Boğaz rüzgârı var. Bir
mumun alevinde eriyen sadece balmumu değilmiş meğer; yıllardır göğsümde taşıdığım o ağır,
paslı kırgınlıkmış. Yokuştan aşağı inerken adımlarım hafif, göğsüm ferah. Bu kez çaresizliğe
değil, kendi küllerimden doğduğum o sessiz mucizeye yürüyorum.

Yazıyı nasıl buldunuz?

Oy için yıldıza tıkla!

Ortalama Oy / 5. Oy Sayısı

Oyu yok

We are sorry that this post was not useful for you!

Let us improve this post!

Tell us how we can improve this post?

Paylaşarak destek olabilirsiniz!
Previous Post

Kadın Özgürleşince Neden Korktunuz?/Ayşe Hüma Gülfırat

Next Post

VENEDİK CADISI

Figen Günlü

Figen Günlü

Figen Günlü. İzmirliyim.Eğitim hayatımı İzmir de tamamladım.Türk dili ve edebiyatı okumaya başladığımda,küçük hikayeler yazmaya,sonrasında bunları geliştirmeye başladım.Havacılık sanayii nde uçak parçası üretiminde yapısal operatör olarak çalışmaktayım. ...

Next Post

VENEDİK CADISI

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

No Result
View All Result

Hakkımızda

Kibele Kültür Sanat Logo

Kibele Kültür Sanat

Merhaba sevgili okur.

Mitolojide Tanrıların anası olarak bilinen Tanrıça Kibele’nin anaç, üretken, hayatın devamını sağlayan özelliklerinin uğruna inandık. Ve onun adını kullanıp Kibele Sanat olarak edebiyatta biz de varız dedik. Edindiğimiz misyonla amacımız; bizden önceki kalem ustalarımızın bayrağını, gelecek kuşaklara ulaştırmak. Çünkü edebiyat dünya tarihini içinde barındıran devasa bir ansiklopedidir… Devamını Oku

Arşivler

  • Eylül 2026
  • Ağustos 2026
  • Temmuz 2026
  • Haziran 2026
  • Mayıs 2026
  • Nisan 2026
  • Mart 2026
  • Şubat 2026
  • Ocak 2026
  • Aralık 2025
  • Kasım 2025
  • Ekim 2025
  • Eylül 2025
  • Ağustos 2025
  • Temmuz 2025
  • Haziran 2025
  • Mayıs 2025
  • Nisan 2025
  • Mart 2025
  • Şubat 2025
  • Ocak 2025
  • Aralık 2024
  • Kasım 2024
  • Ekim 2024
  • Eylül 2024
  • Ağustos 2024
  • Temmuz 2024
  • Haziran 2024
  • Mayıs 2024
  • Nisan 2024
  • Mart 2024
  • Şubat 2024
  • Aralık 2023
  • Eylül 2023
  • Ağustos 2023
  • Temmuz 2023

Kibele Kültür Sanat Logo

Kategoriler

  • Anlatı
  • Araştırma
  • Deneme
  • Genel
  • Hakkımızda
  • İnceleme
  • Kitap İncelemeleri
  • Masal
  • Öykü
  • Roman
  • Röportaj
  • Şiir
  • Sinema
  • Sizden Gelenler
  • Söyleşi
  • Tiyatro
  • Yeni Çıkanlar

Son Yazılar

  • Son Yutkunuş / Gürşan Kocabaş
  • Güller / Ekin Taze
  • Zaman / lar – Mehmet Özkendirci
  • Bozuk Hesap / Ayhan Gül
  • Hadsiz Şiirler Piri Şair Alp ARSLAN İLE Söyleşi / Betül Fırat

Copyright 2023 - 2025 Haziran K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi All Right Reserved. Developer by Fedora Bilişim Teknolojileri İnternet Danışmanlık Hizmetleri Basım Yayın Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi. Bu sitede yayınlanan ses, görüntü, yazı içeren bilgi ve belge, hiçbir şekilde kullanılamaz, izinsiz kopyalanamaz. Tüm hakları K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi'ne aittir.

KİBELE Abone
No Result
View All Result
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Dergiler
  • Galeri
  • E-Dergi
  • Yazılar
    • Edebiyat
      • Şiir
      • Roman
      • Öykü
      • Deneme
      • İnceleme
      • Anlatı
      • Araştırma
    • Kitaplar
      • Kitap İncelemeleri
      • Yeni Çıkanlar
    • Tiyatro
    • Sinema
  • Yazarlar
  • İletişim
  • Üye Ol

Copyright 2023 - 2025 Haziran K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi All Right Reserved. Developer by Fedora Bilişim Teknolojileri İnternet Danışmanlık Hizmetleri Basım Yayın Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi. Bu sitede yayınlanan ses, görüntü, yazı içeren bilgi ve belge, hiçbir şekilde kullanılamaz, izinsiz kopyalanamaz. Tüm hakları K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi'ne aittir.