Uyu!.. Ben senden uyanmanı istemedim…”
..
Göremeyeceğim kadar uzak mı?
“Neden yaptılar,
Kötü biri miyim?”
“Kötülüğün
Masumluğundan geliyor”
Gözlerinin içi yıldızlar gibi
Oysa gökyüzü karanlık
“Özür dilerim…”
“Sana masal okumamı ister misin?”
–
Çiçeklerin beyazlığı
Yazın güzelliğini anımsatıyormuş krala
Hayatın renklerini bir anda alıverip
Götürüyormuş uzaklara..
Buranın ötesi de var…
Aklı griymiş kralın,
Fakat krallığı bulutlardan gelmiyor,
Farkındaymış, anlatmış çevresine
Dinleyeni olmamış,
Zaten kimse kulak asmaz tanrıya,
Asıl korku ölümden geliyor,
Öleceği günü bekliyormuş, söylemiş çevresine
Dinlemezler sahte olanı, inanmamışlar krala
Ama asıl gerçek yalanlarda saklıdır,
Farkındaymış, bu farkı kimse görmeyince..
Doğrular fayda etmiyor…
Ölümün ötesi de var….
Güzel bir güne açılmış gözleri
Çiçekleri simsiyah, ormanı yanıyormuş,
Mutluluktan ağlıyormuş kral,
Görenler şok olmuşlar, kimse soramamış,
Kötü günlerin ardından daha kötüsü geliyor,
Bunu yıldızlar herkesten iyi biliyor,
Dünya hislerden anlamıyor,
Bunu bir tek kral anlamış
Güzel günler, bulutlardan sebep,
Yarın güneşin doğacağını
Herkesin karşısına çıkıp söylemiş,
İnsanlar inanır, inanmışlar krala
Fakat kimse onun öleceği günü söylememiş
Bilse belki o da korkardı ölümden,
Korkmamış..
Korkunun ötesi de var…
Alıp başını çıkmış diyardan,
Uzaklara gitmiş yanına düşlerini alıp,
Sımsıkı sarılmış bulutlara
Grisini kendisine saklayıp,
Rengarenk bir ormana açmış gözlerini
Ağlamış mutluluktan
Çünkü iyiliği sadece yıldızlar anlıyor
Ötenin de ötesi, yarının da yarını insana ait
Anlamazlar değerini, inanmazlar ona
Dünya gerçeklere her şeyden çok inanıyor
Çiçeklerin yapraklarından izliyorsun gezegenleri,
Her şey senden kaçıyor,
Evrenin karanlığı,
Beyazlığından geliyor…
…iyi uykular…
Sarıldım sıkıca,
Okşadım başını…
…gitmeliyim,
Nefesim kesiliyor,
Koşuyorum,
Koştukça kesiliyor,
Ne zaman bitecek
Bu acı ne zaman bitecek!
Neredesin!
Ben, ben bir şey yapmadım
Yalnız bıraktın beni,
Şimdi
Ne yapacağım?
Kaç gece daha,
Ne kadarına sığar aklım
Güneşin ardından ay
Ayın ardından güneş
Ben kimim,
Nereye kaçacağım?
Yeter!
Kim kapatıyor ağzımı,
Nefes alamıyorum
Çekin ellerinizi!
Toprağın altından bakıyor bana
Ben miyim yapacaklarımın sebebi?
Kaç yıldızın altında düşleyeceğim
Dünya göremeyeceğim kadar uzak mı?
Acı… Yakıyor canımı,
Saplıyorum bir parçayı kalbime
Bir diğerinde silüetim saklı
Haklıyım ki ondandır sinirim,
Bağırmak istiyorum
Konuşasım geliyor,
Gelemez! Dilimi keserim!
Bu şekilde yaşamayı ben seçmedim,
Ölmek nedir?
Varlığı yok etmek yeniden,
Özüne döner her bir parçası
Biri ölür, diğeri kaçar, hepsi bir bütün
Bu, benim!
Kanar yaram ve açarım daha derinini
Yüzerim gerekirse alın altımdan salımı
Yelkenim yok, yolum belli değil,
Dağınık aklım ve bulutlar kadar gri
Bekler korkularım, gözlerler yolumu
Düşerim, kalkarım,
Gerekirse öldürürüm kendimi!
Gözlerimden akar kan,
Belim bükülür,
Kollarım kısadır yetişemem yıldızlara
Bacaklarım güçsüz zıplayamam uzaklara
Bu suskunluğu
Bu çaresizliği
En iyi ben bilirim!
Buradan uzak diyarlara ulaşır düşlerim
Dünyayı peşimden sürükler giderim gerekirse
Bulacak ev mi kalmadı? Yansın evlerin her biri!
Topraktan filizlenirler tekrardan
Düşerler peşime
Geceleri bağırırlar bana ve kaçırırım aklımı
Aklımı alabilirsiniz benden
Yakama yapışıp çekebilirsiniz bedenimi
Ayaklarınız parçalıyor yerleri,
Kaskatı kestiniz bedenimi!
Beklemeyin başımda
Çekin beni içeri!
Düşerim, kalkarım bu benim derdim
Yaşamayı, ölebilecek kadar çok sevdim
Korkuyorum, en derinlerde hissediyorum bunu
Daha çok!
Aşağılara
En aşağılara
Alçakların bile ulaşamayacağı kadarına
Yetmez!
Dağılacak aklım seslerimden
Parçalanacak gerekirse yüzlerim
Saçılacak evrene, yetmez!
Yeniden doğacağım,
Bir daha,
Bir daha,
Tekrar,
Yeniden!