• Destek
  • Üye Ol
  • Yazar Girişi
  • Abone Ol
0 553 423 00 17 kibelekulturs@gmail.com
Kibele Kültür Sanat Dergisi | Hayatı Doğuran Sanat  |  Hatice DÖKMEN
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Dergiler
  • Galeri
  • E-Dergi
  • Yazılar
    • Edebiyat
      • Şiir
      • Roman
      • Öykü
      • Deneme
      • İnceleme
      • Anlatı
      • Araştırma
    • Kitaplar
      • Kitap İncelemeleri
      • Yeni Çıkanlar
    • Tiyatro
    • Sinema
  • Yazarlar
  • İletişim
  • Üye Ol
No Result
View All Result
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Dergiler
  • Galeri
  • E-Dergi
  • Yazılar
    • Edebiyat
      • Şiir
      • Roman
      • Öykü
      • Deneme
      • İnceleme
      • Anlatı
      • Araştırma
    • Kitaplar
      • Kitap İncelemeleri
      • Yeni Çıkanlar
    • Tiyatro
    • Sinema
  • Yazarlar
  • İletişim
  • Üye Ol
No Result
View All Result
Kibele Kültür Sanat Dergisi | Hayatı Doğuran Sanat  |  Hatice DÖKMEN
No Result
View All Result
Home Öykü

Arafta Bir Çığlık / Figen Günlü

Figen Günlü by Figen Günlü
6 Haziran 2026
in Öykü
0
Arafta Bir Çığlık / Figen Günlü
0
SHARES
2
VIEWS
Share on FacebookShare on Twitter
Soğuk metalin tenimde buz kesmiş öpücüğüyle uyanıyorum. Zaman, o ruhsuz duvarların
arasında akmıyor, pıhtılaşıyor. Gölgeler aralarında bir tek kelime dahi fısıldaşmadan, kusursuz
bir mekanikle hareket ediyorlar. Etrafımda, ruhsuz yeşilin içinde kaybolmuş gardiyanlar…
Ellerinde gümüş parıltılar, parmak uçlarında hayata  dair hiçbir iz yok.
Yukarıdaki beyaz ışık, her gözümü kırptığımda zihnime inen bir giyotin gibi. Maskelerin
ardındaki yüzleri göremiyorum ama üzerime doğru eğilen o gümüş parıltıların, tenime değdiği
an canımı yakacak keskin dişler olduğunu biliyorum. Bir toprağın kurbanı mıyım, yoksa bir
makinenin dişlisi mi; belirsiz. Eğer bir tapınaktaysak, bu gümüş sırmalı metal parçaları
Tanrı’nın kırbaçları; eğer bir fabrikadaysak, ben sadece ömrü tükenmekte olan bir vidadan
ibaretim.
Nefes alışlarım, tavandaki havalandırma sesine karışıyor. Onlar için ben, yalnızca onarılması
gereken bir arıza, dikilmesi gereken bir yırtığım. “Yaşayacaksın,” diyor içlerinden biri. Sesi

bir insana değil, paslanmış bir çarkın gıcırtısına benziyor. Oysa benim ruhum çoktan o sunak
taşından süzülüp yerdeki kanalın suyuna karışmış. Birden tanıdık, ağır bir koku genzimi
yakıyor: Kimyasal bir uyku, sahte bir cennet vaadi…
Işık titriyor, etrafımdaki yeşil siluetler birbirine karışıp dev bir gölgeye dönüşüyor. Bilincimin
son kırıntısı, o dipsiz kuyuya düşmeden evvel bir çığlığa tutunmak istiyor. Ama sesim
sessizliğin en derin katmanında boğuluyor. Karanlık artık bir örtü değil; sonu gelmeyen bir
hüküm. Bir zamanlar varlığıma şahitlik eden nefesim, şimdi beni görünmez kılan en büyük
mahkumiyetim. Göz kapaklarımın ardı derin zifiri karanlık…
Bu derinlikte dışarıdaki dünyanın gürültülü, cafcaflı kelimeleri anlamını yitiriyor. Hatıralar,
eski bir fotoğrafın solan renkleri gibi silikleşirken, zihnimin kara kutusu inatla tutunuyor
hayata. Bir duvar çatlağından sızan sığ bir ışık sızıntısı, kurumuş otların geride bıraktığı o
buruk koku… Sesimin boğulduğu en dip katmanda kendimle yüzleşiyorum. Ruhum kıvrıla
kıvrıla dağılıyor sanki. En koyu karanlıkta bile içimde sönmeyen tek şey, vuslatı bekleyen
gizli bir koru.
En dip katmanda nihayet karşı karşıyayız. Burası aynasız, dilsiz, kaçamaksız bir meydan ve
tam karşımda duran, kendimden başkası değil. Yıllarca kaçtığım, adını anmaktan korktuğum o
gölgeyle, kendi yarattığım o yabancıyla göz gözeyim. Şimdi “Beni sen feda ettin,” diyen
içimdeki o hırpalanmış ses… Haklı da. Başkalarının gürültüsü sönmesin diye kendi
çığlıklarımı boğan bendim. Şimdi soruyorum kendime: Bu karanlık dehlizde son maskeler
eriyip gittiğinde geriye ne bıraktım? Sahte kaleler yıkıldığında, senin kendi kalbinden başka
sığınacağın bir toprağın var mıydı?
Göğsümdeki o inatçı sızı, şimdi parlak bir kan. Bu bir teslimiyet değil, infazın infazı. Kendi
payıma düşen acılarla bu denli saf ve çıplak yüzleştiğimde, kaybedecek bir şeyim kalmamış,
kelimeler kifayetsiz. Sessizliğin en derin katmanı, şimdi büyük bir gürültüyle çatırdıyor.
Karanlık, kendi karanlığımla çarpışıp paramparça oldu. Artık ne sesimi yutan o derin katman
var ne de boynuma dolanan o dilsiz hüküm. Rehinlik sona erdi. Kendimle olan savaşım bitti.
Şimdi üzerime toprak atıyorlar ama bilmedikleri bir şey var: Ben, gömülmek için fazla canlı,
pes etmek için fazla kırgınım. Üstüme atılan her kürek toprakta yok olacağımı zanneden
dünya, o ağır karanlığın altından doğrulup gözlerinin içine baka baka aldığım ilk derin nefesle
sarsılacak. Ölmedim. Yaşayacağım; ama artık kimsenin kurallarıyla değil, kendi küllerimden
üflediğim o yeni ve mağrur hayatla…

Yazıyı nasıl buldunuz?

Oy için yıldıza tıkla!

Ortalama Oy / 5. Oy Sayısı

Oyu yok

We are sorry that this post was not useful for you!

Let us improve this post!

Tell us how we can improve this post?

Paylaşarak destek olabilirsiniz!
Previous Post

Senin Ben Geçmişini / Zafer Korkmaz

Next Post

Mahallenin Sesleri / Zehra Karaköse

Figen Günlü

Figen Günlü

Figen Günlü. İzmirliyim.Eğitim hayatımı İzmir de tamamladım.Türk dili ve edebiyatı okumaya başladığımda,küçük hikayeler yazmaya,sonrasında bunları geliştirmeye başladım.Havacılık sanayii nde uçak parçası üretiminde yapısal operatör olarak çalışmaktayım. ...

Next Post
Mahallenin Sesleri / Zehra Karaköse

Mahallenin Sesleri / Zehra Karaköse

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

No Result
View All Result

Hakkımızda

Kibele Kültür Sanat Logo

Kibele Kültür Sanat

Merhaba sevgili okur.

Mitolojide Tanrıların anası olarak bilinen Tanrıça Kibele’nin anaç, üretken, hayatın devamını sağlayan özelliklerinin uğruna inandık. Ve onun adını kullanıp Kibele Sanat olarak edebiyatta biz de varız dedik. Edindiğimiz misyonla amacımız; bizden önceki kalem ustalarımızın bayrağını, gelecek kuşaklara ulaştırmak. Çünkü edebiyat dünya tarihini içinde barındıran devasa bir ansiklopedidir… Devamını Oku

Arşivler

  • Haziran 2026
  • Mayıs 2026
  • Nisan 2026
  • Mart 2026
  • Şubat 2026
  • Ocak 2026
  • Aralık 2025
  • Kasım 2025
  • Ekim 2025
  • Eylül 2025
  • Ağustos 2025
  • Temmuz 2025
  • Haziran 2025
  • Mayıs 2025
  • Nisan 2025
  • Mart 2025
  • Şubat 2025
  • Ocak 2025
  • Aralık 2024
  • Kasım 2024
  • Ekim 2024
  • Eylül 2024
  • Ağustos 2024
  • Temmuz 2024
  • Haziran 2024
  • Mayıs 2024
  • Nisan 2024
  • Mart 2024
  • Şubat 2024
  • Aralık 2023
  • Eylül 2023
  • Ağustos 2023
  • Temmuz 2023

Kibele Kültür Sanat Logo

Kategoriler

  • Anlatı
  • Araştırma
  • Deneme
  • Genel
  • Hakkımızda
  • İnceleme
  • Kitap İncelemeleri
  • Masal
  • Öykü
  • Roman
  • Röportaj
  • Şiir
  • Sinema
  • Sizden Gelenler
  • Söyleşi
  • Tiyatro
  • Yeni Çıkanlar

Son Yazılar

  • Mahallenin Sesleri / Zehra Karaköse
  • Arafta Bir Çığlık / Figen Günlü
  • Senin Ben Geçmişini / Zafer Korkmaz
  • Senin Eserin / Hilal Saraç
  • Aşka Aşık Olmak / Eyüp Toru

Copyright 2023 - 2025 Haziran K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi All Right Reserved. Developer by Fedora Bilişim Teknolojileri İnternet Danışmanlık Hizmetleri Basım Yayın Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi. Bu sitede yayınlanan ses, görüntü, yazı içeren bilgi ve belge, hiçbir şekilde kullanılamaz, izinsiz kopyalanamaz. Tüm hakları K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi'ne aittir.

KİBELE Abone
No Result
View All Result
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Dergiler
  • Galeri
  • E-Dergi
  • Yazılar
    • Edebiyat
      • Şiir
      • Roman
      • Öykü
      • Deneme
      • İnceleme
      • Anlatı
      • Araştırma
    • Kitaplar
      • Kitap İncelemeleri
      • Yeni Çıkanlar
    • Tiyatro
    • Sinema
  • Yazarlar
  • İletişim
  • Üye Ol

Copyright 2023 - 2025 Haziran K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi All Right Reserved. Developer by Fedora Bilişim Teknolojileri İnternet Danışmanlık Hizmetleri Basım Yayın Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi. Bu sitede yayınlanan ses, görüntü, yazı içeren bilgi ve belge, hiçbir şekilde kullanılamaz, izinsiz kopyalanamaz. Tüm hakları K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi'ne aittir.