Venedik’in mor gecelerinden biri
Sarı bir kedi dolaşmakta sokaklarda
Bir ayağını suya daldırıp bakıyor ela ela
Kendini görüyor yüzeyinde suyun
Bir de Venedik kulesini
Siyah gondollar geçerken
Eğilip bir damla su içiyor
Yaşanmışlıkları ardında
Kendiyle on sene
Gözlerinde bir sır var
Gözleri tatlı ela
Yüreğinden süzülüp bakışları
Düşüyor su damlalarına
İçiyor kanalın suyunu
Ve bir anda dönüşüyor
Yirmi sekiz yaşında bir kadın
Kumral ve ela gözlü
Siyah bir pelerin üstünde
Sağ elinde altın sarısı bir maske
Sol elinde bir sopa
Bakınıyor etrafına Venedik Cadısı
Tarihi binalar arasından sıyrılıp
Başlıyor uçmaya
Gecenin mor karanlığında
Altından aslan başları
Şapkalı gondolcular
Ağızlarında Venedik şarapları
Altta gondol
Üstte güzel mi güzel cadı
Takmış da maskesini
Uçuyor San Marco Meydanına doğru
Adalar adalar adalar
Onları birbirine bağlayan köprüler
Bir köşede iki sevgili öpüşürken
Diğer tarafta bir köpek çöpleri karıştırmakta
Etrafta Kathedraller Kiliseler Dük Sarayları
Ve Campanelli
Rialto Köprüsü üzerinde
Yaşlı beyaz saçlı bir kadın
Toplamakta sattığı
Cam eşya, maske, kukla, ayakkabı
Çanta ve meyvelerini
El edip de bir gondolcuya
Biniyor gondola
Koyuluyor evine doğru
Takip ediyor cadı kadını
Günahlar köprüsü üzerinde
Durup düşünüyor
Cadıdır
Kedidir
Güzeldir
Hep güzeldir
Sırma gibi saçları
Ela gözlerine karışınca
Bir damla yaş düşer
Kanalın ortasına
Su arınır temizlikten
O ki
Melek olmayı reddetmiştir
O ki pişman değildir yaptıklarına
Ki bir şey de yapmamıştır.
Sevmiştir
Sevmiştir
Kendiyle ve çevresiyle kalmıştır
Öğrenmiştir insanlara yanaşmayı
Maskesi altından bir damla daha düşer
Günahlar köprüsü üzerine
Sanırsınız
Onlarca sene yeni hapishanede yatmıştır
Oysa alakası bile yoktur suçla
O sadece kendi olduğu için
Oluvermiştir cadı
Çünkü insanların güzellik dedikleri
Gerçek çirkinliktir aslında
O ki
Ela gözleriyle
Kumral saçlarından dökülen
Peri tozlarıyla gezerken görmüştür
İnsanların gerçek yüzlerini
Gecenin moru
Sabaha kavuşmakta
Cadı ayın sırlı yüzünden ilham alıp
Son bir bakışla iner
Palazzo Cornerin köşesine
Son kez sağ eline alır
Altın maskesini
Gözlerini siler
Saçlarını düzeltir
Ve süpürgesini atar bir köşeye
Sol eliyle kanaldan bir su alır
Yüzüne sürer
Tekrar dolar göz pınarları
Bakar kendine su yüzünde
Güneş doğmak üzereyken
Dönüşür yine sarı yumuşak bir kediye
Ölesiye okşanası
Ölesiye sevgiye muhtaç
Adım adım gider
Palazzo Pesaro’ya
Köşeye uzanır
Güzel sanatlar öğrencileri
Gelirken okula
Ellerinde yiyeceklerle
Sevindirirler onu
Oysa bilmezler
Geceleri evlerinin üstünde uçan
İyimser
Sarışım
Altın yüzlü
Ağlayan cadıdır o….


