
TOPRAĞIM
Bedenim toprak,
Toprak bedenim,
Hoyratça dokunduğunda,
Üstünde tepindiğinde,
Hatırlarım verdiğim tüm savaşları.
Sadece ben değil, altında uyuyan kemikler de hatırlar.
Üstü örtülmüş bir hakikat gibi.
Ama toprak hafızadır.
Tıpkı,
kırık bir seramik, küflenmiş bir mezar taşı gibi.
Zamanın çatlaklarından sızan
o çığlıkları duyarsın.
Üstümde tepindiğinde
hatırlarım!!
Gömülenleri,
susturulanları,
üstü aceleyle kapatılmış,
adı kayıtlardan silinenleri.
Ama toprak susmaz!!
Bir fay hattı gibi yeniden
yıkar seni de o eski çöküşler.
Bu sabah,
Bedenim toprak,
Toprak bedenim…
Kaçsam da, savaşsam da görürsün,
toprağımda yatan her bir savaşın izlerini.
Hoyratça dokunduğunda,
üstünde tepindiğinde,
kesik kesik olur ellerin,
acım bulaşır sana,
kanarsın.
Nevin Yılmaz


