• Destek
  • Üye Ol
  • Yazar Girişi
  • Abone Ol
0 553 423 00 17 kibelekulturs@gmail.com
Kibele Kültür Sanat Dergisi | Hayatı Doğuran Sanat  |  Hatice DÖKMEN
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Dergiler
  • Galeri
  • E-Dergi
  • Yazılar
    • Edebiyat
      • Şiir
      • Roman
      • Öykü
      • Deneme
      • İnceleme
      • Anlatı
      • Araştırma
    • Kitaplar
      • Kitap İncelemeleri
      • Yeni Çıkanlar
    • Tiyatro
    • Sinema
  • Yazarlar
  • İletişim
  • Üye Ol
No Result
View All Result
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Dergiler
  • Galeri
  • E-Dergi
  • Yazılar
    • Edebiyat
      • Şiir
      • Roman
      • Öykü
      • Deneme
      • İnceleme
      • Anlatı
      • Araştırma
    • Kitaplar
      • Kitap İncelemeleri
      • Yeni Çıkanlar
    • Tiyatro
    • Sinema
  • Yazarlar
  • İletişim
  • Üye Ol
No Result
View All Result
Kibele Kültür Sanat Dergisi | Hayatı Doğuran Sanat  |  Hatice DÖKMEN
No Result
View All Result
Home Genel

OSMANLI’NIN acayip TARİHİ

ohkamehmet3@gmail.com by ohkamehmet3@gmail.com
7 Nisan 2026
in Genel
0
0
SHARES
68
VIEWS
Share on FacebookShare on Twitter

makale BAŞLIĞI: OSMANLI’NIN acayip
TARİHİ
Tılsımlar, İdamlar ve Sırlar
1.GİRİŞ: Hakikat ve Kurgu Arasında
2.BÖLÜM I: GÖKYÜZÜNDE SAVAŞANLAR (Cadılar ve Oburlar)
3.BÖLÜM II: SARAY KORİDORLARINDA ÖLÜM (Siyasi İdamlar)
4.BÖLÜM III: HAREMİN GİZLİ İKTİDARI (Hadım Ağalar)
5.BÖLÜM IV: DOĞAÜSTÜ GÜÇLER VE YASAKLAR (Büyücüler ve Tütün)
6. SONUÇ
Yazar:mehmetohkan(Kaynaklar:BaşakÖztürk Bitik & İsmail Hakkı Uzunçarşılı) Tarih: 2026
Osmanlı tarihi, genellikle resmi belgelerin soğuk diliyle yazılmış siyasi olaylardan ibaret sanılır.
Ancak imparatorluğun gayriresmi tarihi, Evliya Çelebi gibi seyyahların kaleminden dökülen
doğaüstü olaylar ve tarihçilerin satır aralarından çıkardığı saray entrikalarıyla doludur. Bu makale,
bir yanda gökyüzünde savaştığına inanılan cadıları, diğer yanda iktidar uğruna sessizce boğdurulan
vezirleri anlatarak Osmanlı’nın bilinmeyen yüzüne ışık tutmayı amaçlamaktadır.
(Cadılar, Oburlar ve Vampirler)
Osmanlı coğrafyasında halk inanışları, rasyonel aklın sınırlarını zorlayan hikayelerle doludur.
Evliya Çelebi, Seyahatnâmesi’nde bu olayları bazen korkuyla bazen de ince bir alayla anlatır.
1. Çerkez ve Abaza Cadıların Savaşı
Evliya Çelebi, Hicri 1076 yılının Şevval ayında, Çerkez diyarındaki Pedsi köyünde tuhaf bir geceye
şahitlik ettiğini yazar. Gece zifiri karanlık olmasına rağmen, gökyüzünde kopan yıldırımlarla ortalık
Çerkez kadınlarının nakış işleyebileceği kadar aydınlanmaktadır.
Yöre halkı bu durumu “Karakoncolos gecesi” olarak adlandırır ve yılda bir kez Çerkez oburları
(cadıları) ile Abaza oburlarının gökyüzünde savaştığını söyler. Evliya, dışarı çıkıp baktığında
gördüğü manzarayı şöyle tasvir eder: Abaza cadıları büyük ağaçlara, küplere, teknelere ve araba
tekerleklerine binmiştir; Çerkez cadıları ise at, sığır ve deve leşlerine binerek ellerinde yılanlar ve
kellelerle savaşa tutuşmuştur.
İÇİNDEKİLER
BÖLÜM I: GÖKYÜZÜNDE SAVAŞANLAR
GİRİŞ: HAKİKAT VE KURGU ARASINDA
Altı saat süren bu savaşta gökyüzünden yere insan ve hayvan parçaları, keçe ve küp kırıkları yağar.
Savaşın sonunda Çerkez cadıları galip gelir, yedi Abaza oburu ile yedi Çerkez oburu yere düşer;
Çerkezler, Abaza oburlarının kanını emerek onları öldürür ve leşlerini ateşe atarlar.
2. Vampirler ve “Kazıklı” Çözümler
Bu coğrafyada “Obur” denilen varlıklar, aslında bugünkü vampir tanımına uymaktadır. İnanışa göre
oburlar, karakoncolos gecelerinde insanların kanını içerler. Bir obur, bir insanın kulağının
arkasından kanını emerse, o kişi günden güne hastalanır.
Halkın bu duruma karşı geliştirdiği yöntem şöyledir: “Obur tanıtıcı” denilen uzmanlar mezarları
gezer, toprağı bozulmuş mezarı bulurlar. Mezar açıldığında kan içmekten gözleri kızarmış obur leşi
bulunur. Oburun göbeğine böğürtlen çalısından bir kazık çakılırsa büyüsü bozulur ve hasta olan
kurban iyileşir. Bazen de başka bir ruh girmesin diye ceset ateşe atılır.
3. Tavuğa Dönüşen Cadı
Evliya Çelebi, Bulgaristan’ın Çalıkkavak köyünde daha “parodik” bir olaya şahit olur. Kaldığı evde
yaşlı bir kadın, ocaktan aldığı külü fercine sürerek büyü yapar ve yedi çocuğu ile birlikte tavuğa
dönüşür.
Evliya korkuyla bağırınca uyanan hizmetlileri, dışarıda tavukların atları ürküttüğünü görür. Olayın
çözümü ise ilginçtir: Bir köylü, tavukların üzerine idrarını yapınca büyü bozulur ve tavuklar tekrar
insana dönüşür. Köylüler bu duruma alışkındır; Evliya’ya “O karı başka soydur, yılda bir kez
karakoncolos olurdu ama bu yıl tavuk oldu, kimseye zararı yoktur” diyerek onu teskin ederler.
(Siyasi İdamlar ve Gizli Kalmış Nedenler)
Osmanlı tarihi sadece savaş meydanlarında değil, vezirlerin ve şehzadelerin kaderini belirleyen
fısıltılarla da yazılmıştır.
1. Fatih’in Sadrazamı Mahmud Paşa Neden İdam Edildi?
Tarih kitapları, Fatih Sultan Mehmed’in sadrazamı Mahmud Paşa’nın idamını genellikle Uzun
Hasan’ı takibe engel olması veya Eflak Voyvodasını serbest bırakması gibi siyasi nedenlere bağlar.
Ancak asıl neden çok daha kişiseldir.
Dönemin kaynaklarına göre, Şehzade Mustafa ile Mahmud Paşa arasında, Paşa’nın eşiyle ilgili bir
husumet vardır. Mahmud Paşa’nın eşi, bir gece Şehzade Mustafa’nın annesinin evinde kalmış, Paşa
bunu duyunca eşini boşamıştır. Ancak Padişah’ın emriyle eşini tekrar nikahına almak zorunda
kalmış, fakat onu asla yanına yaklaştırmamıştır.
Şehzade Mustafa 1474 yılında aniden ölünce, Mahmud Paşa’nın onu zehirlediği dedikodusu yayılır.
Şehzade ölmeden önce “Bana bu fenalığı Mahmud Paşa yaptı” diye mesaj bırakmıştır. Fatih Sultan
Mehmed, oğlunun taziyesine gelen Paşa’yı “Mustafa’nın düşmanının hayatta kalması mümkün
değildir” diyerek zindana attırır ve 18 Temmuz 1471’de boğdurur.
BÖLÜM II: SARAY KORİDORLARINDA ÖLÜM
1. Nehri Donduran Büyücü
Evliya Çelebi, Azak’tan İstanbul’a dönerken Kuban Nehri kıyısında bir Kalmuk Tatarı büyücüyle
karşılaşır. Büyücü, nehri geçmeleri için suyu dondurabileceğini söyler.
2. Pargalı İbrahim Paşa ve “Serasker Sultan” Unvanı
Kanuni Sultan Süleyman’ın en güçlü veziri İbrahim Paşa, kendisine verilen “Serasker Sultan”
unvanıyla adeta padişahın yetkilerini kullanmıştır. Ancak bu güç zehirlenmesi onun sonunu
hazırlamıştır.
Irakayn seferi sırasında İbrahim Paşa, Padişah’ın çok sevdiği Defterdar İskender Çelebi’yi haksız
yere idam ettirmiştir. Rivayete göre İskender Çelebi, idamından sonra Padişah’ın rüyasına girerek
“Beni haksız yere neden öldürttün?” diye hesap sormuş ve Sultan Süleyman’ı korkutmuştur. Bu
vicdan azabı ve İbrahim Paşa’nın artan kibri, onun 1536 yılında sarayda boğulmasına neden
olmuştur.
(Kızlar Ağalarının Yükselişi)
Osmanlı sarayında iktidar sadece padişah ve vezirlerde değil, haremdeki “Kara Hadım
Ağaları”ndaydı (Dar’üs-saâde Ağaları).
1. Ak Ağalardan Kara Ağalara Geçiş
16.yüzyılın sonlarına kadar sarayın yönetimi “Ak Ağalar”dayken, III. Murad döneminden
itibaren “Kara Hadım Ağaları”nın nüfuzu artmıştır. Bu ağalar zamanla vezirleri dahi
parmaklarında oynatacak güce erişmişlerdir.
2. Hacı Beşir Ağa: Devletin Gölge Yöneticisi
Hacı Beşir Ağa, 30 yıl boyunca Dar’üs-saâde ağalığı yapmış ve devlet işlerinde büyük söz sahibi
olmuştur. Örneğin, İran ile yapılan barış görüşmelerinde “Caferî mezhebinin tanınması” talebine
şiddetle karşı çıkmış ve müzakereci Ragıp Efendi’yi “Ben hayatta iken batıl mezhebi hak mezhebe
kattırmam” diyerek tehdit etmiştir. Padişah I. Mahmud üzerindeki etkisi o kadar büyüktür ki,
sadrazamların görevden alınması bile onun iki dudağı arasındadır.
3. Hafız Beşir Ağa ve Rüşvet Çarkı
Hacı Beşir Ağa’nın yerine geçen Hafız Beşir Ağa ise, yetkilerini kötüye kullanarak büyük bir rüşvet
ve zulüm çarkı kurmuştur. Kendi adamlarını devlet kademelerine yerleştirmiş, hatta eski kölesi
Bâhir Mustafa Paşa’yı sadrazam yaptırmıştır.
Hafız Beşir Ağa, işlerini halletmeyen sadrazamları görevden aldırmak için İstanbul’da yangınlar
çıkartmaktan bile çekinmemiştir. Sonunda bardağı taşıran damla, adamlarından birinin Üsküdar
Kadısı’nı tehdit etmesi olmuştur. I. Mahmud, çok sevdiği ağasını Kız Kulesi’ne hapsettirmiş ve
ardından idam ettirmiştir.
BÖLÜM III:HAREMİNGİZLİİKTİDARI
BÖLÜM IV: DOĞAÜSTÜ GÜÇLER VE YASAKLAR
Osmanlı tarihi, Evliya Çelebi’nin anlattığı gibi gökyüzünde savaşan cadıların hayali dünyası ile
İsmail Hakkı Uzunçarşılı’nın belgelerle ortaya koyduğu saray entrikalarının gerçek dünyası arasında
salınır. Bir yanda büyülerle donan nehirler, diğer yanda rüşvet çarklarıyla yükselen hadım ağaları…
Bu kitapta derlenen olaylar, imparatorluğun sadece zaferlerden ibaret olmadığını; korku, inanç, hırs
ve kanla yoğrulmuş çok katmanlı bir yapı olduğunu göstermektedir.
[SON]
Evliya’nın anlatımına göre büyücü, ağaç dibinde dışkısını yapıp, bunu yüzüne sürerek tuhaf
hareketler sergiler ve gökyüzüne fırlatır. Aniden hava kararır, şimşekler çakar ve nehir donar.
Osmanlı askerleri buz üzerinden geçerken, büyücü Evliya’ya “Tav mondu” diyerek selam verir.
Ancak askerlerin dua okuması büyüyü bozar ve buzlar kırılır; büyücü “Arapça okumadan hızlı
geçin” diye feryat eder.
2. Tütün Yasağı ve IV. Murad
Büyüden daha gerçek bir korku ise IV. Murad dönemindeki tütün yasağıdır. 1633 yılında İstanbul’da
çıkan büyük yangın sonrası Padişah, kahvehaneleri kapattırmış ve tütünü yasaklamıştır. Geceleri
tebdil-i kıyafet gezen Padişah, tütün içenleri bizzat öldürtmüştür.
Ancak Sadrazam Tabanıyassı Mehmed Paşa’nın Padişah’a sunduğu bir rapor, yasağın sınırlarını
gösterir: “Halkın yarısını öldürseniz bile bunu bir kerede kesmek mümkün değildir. Askerlerin çoğu
tütün içmektedir ve koyunlarında saklamaktadır”
. Bu rapor, devletin en sert yasaklarının bile halkın
alışkanlıkları karşısında çaresiz kalabildiğini gösteren tarihi bir belgedir.
Bu kitabın hazırlanmasında aşağıda künyeleri verilen akademik makaleler, tarihi vesikalar ve dijital
incelemeler temel kaynak olarak kullanılmıştır.
MAKALELER VE AKADEMİK YAYINLAR
• Bitik, Başak Öztürk.
“Evliya Çelebi Seyahatnâmesinde Cadı, Obur, Büyücü Anlatıları ve
Kurgudaki İşlevleri”
. Millî Folklor, Yıl 23, Sayı 92, 2011, ss. 64-71. (Bu kaynak; kitabın
“Gökyüzünde Savaşanlar”
,
“Oburlar” ve “Tavuğa Dönüşen Cadı” bölümlerindeki Evliya
Çelebi anlatılarının, kurgusal ve folklorik incelemesinde kullanılmıştır.)
•Uzunçarşılı, İsmail Hakkı.
“Osmanlı Tarihinde Gizli Kalmış Veya Şüphe İle Örtülü Bazı
Olaylar ve Bu Hususa Dair Vesikalar”
. Belleten, Cilt XLI, Türk Tarih Kurumu Yayınları, ss.
507-554. (Bu kaynak; kitabın “Saray Koridorlarında Ölüm”
,
“Haremin Gizli İktidarı” ve IV.
Murad dönemi yasaklarını içeren bölümlerindeki siyasi analizler, arşiv belgeleri ve tarihi
mektuplar için kullanılmıştır.)
DİJİTAL KAYNAKLAR VE İNCELEMELER
• Çağlar, B. Burhan.
“Evliya Çelebi’nin Paranormal Anıları – Osmanlı’da Cadılar Vampirler
ve Büyücüler”
. FRPNET, 3 Nisan 2015. Erişim Adresi: https://frpnet.net/makaleler/evliyaSONUÇ
KAYNAKÇA
celebinin-paranormal-anilari. (Bu kaynak; Evliya Çelebi’nin fantastik anlatılarının popüler
kültürdeki yansımaları ve özet anlatımları için başvurulan tamamlayıcı bir kaynaktır.)
TARİHİ BİRİNCİL KAYNAKLAR (Metin İçinde Atıf Yapılanlar)
•Evliya Çelebi Seyahatnâmesi (CiltIII, VII ve VIII).
(İlgili ciltlerdeki “Oburlar Savaşı”
,
“Çalıkkavak Cadısı” ve “Kalmuk Büyücüsü” anlatıları,
Başak Öztürk Bitik’in makalesi üzerinden derlenmiştir.).
•Topkapı Sarayı Müzesi Arşivi Belgeleri.
(Mahmud Paşa, Hacı Beşir Ağa ve Yusuf Ziya Paşa ile ilgili ferman ve mektuplar, İsmail
Hakkı Uzunçarşılı’nın makalesi üzerinden referans alınmıştır.).

Yazıyı nasıl buldunuz?

Oy için yıldıza tıkla!

Ortalama Oy / 5. Oy Sayısı

Oyu yok

We are sorry that this post was not useful for you!

Let us improve this post!

Tell us how we can improve this post?

Paylaşarak destek olabilirsiniz!
Previous Post

Kelimelerin Derinliğinde Güçlü Bir Kalem: Şair Demet Erdoğan ile Söyleşi

Next Post

TOPRAĞIM

ohkamehmet3@gmail.com

ohkamehmet3@gmail.com

Next Post

TOPRAĞIM

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

No Result
View All Result

Hakkımızda

Kibele Kültür Sanat Logo

Kibele Kültür Sanat

Merhaba sevgili okur.

Mitolojide Tanrıların anası olarak bilinen Tanrıça Kibele’nin anaç, üretken, hayatın devamını sağlayan özelliklerinin uğruna inandık. Ve onun adını kullanıp Kibele Sanat olarak edebiyatta biz de varız dedik. Edindiğimiz misyonla amacımız; bizden önceki kalem ustalarımızın bayrağını, gelecek kuşaklara ulaştırmak. Çünkü edebiyat dünya tarihini içinde barındıran devasa bir ansiklopedidir… Devamını Oku

Arşivler

  • Nisan 2026
  • Mart 2026
  • Şubat 2026
  • Ocak 2026
  • Aralık 2025
  • Kasım 2025
  • Ekim 2025
  • Eylül 2025
  • Ağustos 2025
  • Temmuz 2025
  • Haziran 2025
  • Mayıs 2025
  • Nisan 2025
  • Mart 2025
  • Şubat 2025
  • Ocak 2025
  • Aralık 2024
  • Kasım 2024
  • Ekim 2024
  • Eylül 2024
  • Ağustos 2024
  • Temmuz 2024
  • Haziran 2024
  • Mayıs 2024
  • Nisan 2024
  • Mart 2024
  • Şubat 2024
  • Aralık 2023
  • Eylül 2023
  • Ağustos 2023
  • Temmuz 2023

Kibele Kültür Sanat Logo

Kategoriler

  • Anlatı
  • Araştırma
  • Deneme
  • Genel
  • Hakkımızda
  • İnceleme
  • Kitap İncelemeleri
  • Masal
  • Öykü
  • Roman
  • Röportaj
  • Şiir
  • Sinema
  • Sizden Gelenler
  • Söyleşi
  • Tiyatro
  • Yeni Çıkanlar

Son Yazılar

  • Yazar Ertuğrul Baksi Kimdir? Eğitime Adanmış Bir Ömür, Kaleme Dönüşen Birikim
  • ARAFIM/ Galip Uçar
  • Çağırıyorum
  • KÜL
  • Kelebeğin Fısıltısı / Dilek Karabulut Oktar

Copyright 2023 - 2025 Haziran K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi All Right Reserved. Developer by Fedora Bilişim Teknolojileri İnternet Danışmanlık Hizmetleri Basım Yayın Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi. Bu sitede yayınlanan ses, görüntü, yazı içeren bilgi ve belge, hiçbir şekilde kullanılamaz, izinsiz kopyalanamaz. Tüm hakları K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi'ne aittir.

KİBELE Abone
No Result
View All Result
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Dergiler
  • Galeri
  • E-Dergi
  • Yazılar
    • Edebiyat
      • Şiir
      • Roman
      • Öykü
      • Deneme
      • İnceleme
      • Anlatı
      • Araştırma
    • Kitaplar
      • Kitap İncelemeleri
      • Yeni Çıkanlar
    • Tiyatro
    • Sinema
  • Yazarlar
  • İletişim
  • Üye Ol

Copyright 2023 - 2025 Haziran K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi All Right Reserved. Developer by Fedora Bilişim Teknolojileri İnternet Danışmanlık Hizmetleri Basım Yayın Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi. Bu sitede yayınlanan ses, görüntü, yazı içeren bilgi ve belge, hiçbir şekilde kullanılamaz, izinsiz kopyalanamaz. Tüm hakları K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi'ne aittir.