• Destek
  • Üye Ol
  • Yazar Girişi
  • Abone Ol
0 553 423 00 17 kibelekulturs@gmail.com
Kibele Kültür Sanat Dergisi | Hayatı Doğuran Sanat  |  Hatice DÖKMEN
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Dergiler
  • Galeri
  • E-Dergi
  • Yazılar
    • Edebiyat
      • Şiir
      • Roman
      • Öykü
      • Deneme
      • İnceleme
      • Anlatı
      • Araştırma
    • Kitaplar
      • Kitap İncelemeleri
      • Yeni Çıkanlar
    • Tiyatro
    • Sinema
  • Yazarlar
  • İletişim
  • Üye Ol
No Result
View All Result
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Dergiler
  • Galeri
  • E-Dergi
  • Yazılar
    • Edebiyat
      • Şiir
      • Roman
      • Öykü
      • Deneme
      • İnceleme
      • Anlatı
      • Araştırma
    • Kitaplar
      • Kitap İncelemeleri
      • Yeni Çıkanlar
    • Tiyatro
    • Sinema
  • Yazarlar
  • İletişim
  • Üye Ol
No Result
View All Result
Kibele Kültür Sanat Dergisi | Hayatı Doğuran Sanat  |  Hatice DÖKMEN
No Result
View All Result
Home Öykü

Dolar Vergisi / Mehmet Özkendirci

Mehmet Özkenderci by Mehmet Özkenderci
7 Ağustos 2026
in Öykü
0
Dolar Vergisi / Mehmet Özkendirci
0
SHARES
2
VIEWS
Share on FacebookShare on Twitter

Levent Hoca mesai çıkışında servis beklerken cep telefonundan ilginç bilgilere bakıyordu.
Meğer o dünyaca ünlü yazarların ne garip yazma stilleri varmış. Kendisinin geceleri uykusu kaçınca
salonda dizinin üstünde yazdıkları ilginç gelmeyebilir, fakat klozet üzerinde az eserlerde (!) vermedi
Levent Hoca…
Victor Hugo o şahaserlerini çırılçıplak yazarmış. Öyle üryan halde meşhur dünya klasiği
Nodre Dame’nin Kamburu eserinİ tam bir yılda yazmış. Çok üşürse bir battaniyeye sarılırmış, çünkü
evde hiç elbise bırakmazmış sokağa çıkarım diye… İyi ki zatürriye falan olmamış… Balzac tam bir
kahve tiryakisi değil bağımlısıymış. Günde 50 fincan kahve içmeden yazamazmış.( Valla bu kadar..
kahveye benim ne midem ne kesem dayanır.)… Ernest Hemingway biraz daha masumca olanı… Uzun
ayaklı duvar masası önünde ayakta durarak yazarmış… Harry Potter’in yazarı J.K. Rowling tüm seriyi
hep aynı cafede yazmış… Birde hep yatakta yazan tembel yazar Mark Twain var. Kendini bu yazılara
kaptırmışken fazlaca eğilmiş bükülmüş kibarlık budalası bir sesle irkildi.
-Daayyiiiiiiiiiii
Ses karşısında duran üç genç kızdan birinden geliyordu. Tanımadığı bu ses karşısında
sağına, soluna, arkasına bakındı.
-Daeyyiiiiiiiiii… Aşk olsun beni tanımadın mı ?
-Bir yanlışlık olmalı, sizi tanıyamadım…
-Aşkkolsuunn daayyiiiiiii… Ben Nur.
-Nur mu ?
-Evet Nur… Yeğenin Hatice’nin kızı…
Şaşkınlığı bir kez daha artmıştı. Bu burnu iri kemerli, şehla kız Münire Havvanur
olamazdı. Karşısındaki fındık burunlu masmavi gözleri olan abartılı makyaj ve marka giysili genç kız,
yüzünü değiştirirken ismindeki fazlalıkları da atmıştı.
Kızım gözlük numaramı değiştirmem lazım…Net göremiyorum. Annenler nasıl? Hah servis
de geldi hemen gitmezsem onca yolu ayakta gideceğim deyip, koşar adımlarla oradan ayrıldı. Sıra ve
yer konusunda oldukça hassas olan Levent Hoca sıradakilerin şaşkın bakışları altında bulduğu ilk
koltuğa resmen çöktü. Çok yorgun olduğu için hemen yemek sonu yatmaya gitti. Fakat içindeki ‘ilham
perisi’ azgın bir boğaya dönüşmüştü. Dakikalarca sağa sola kıvransa da yine yataktan doğrulup
başucundaki defter ve kaleme uzandı. Harfler kelimelere kelimeler cümlelere çığ misali dönüşmeye
başlamıştı…
Güzelleşme tutkusu ilk insandan daha doğrusu ilk kadın Havva validemizle başladığına
emindi. Ona göre bir örtündüğü incir yaprağını bir daha giymemiştir. Mutlaka değişik yapraklarda
tercih etmiştir. Zavallı Adem babamız öyle mi… Bir yaprakla günlerce idare etmiştir. Günümüzde
güzelleşme tutkusu çocuk yaşlarda başlar. Hangi kız çocuğu annesinin makyaj kutusuna ortak olmak
istememiştir . En azından topuklu ayakkabı giyip yalpalayarak yürümeye çalışmıştır. Tabi bu şehirli
bebeler için geçerlidir. Yoksa kırsal kesimin kavruk kız çocukları için değil . Kentlerde 12, 13 yaşlarında
hafiften başlayan makyajlar artık estetik cerrahlığa kadar uzayabilmiştir. Birçok genç kız ve kadın aynı
tornadan çıkmışçasına birbirlerinin birer kopyası gibi değilmiydi. Büyük büyük nineler ölünceye kadar
rujsuz sokağa çıkmaz oldular. Güzelleşmeye verilen paralar gıda paralarından az değildir. Erkeklerde

de bilhassa son yıllarda bu tutku artarak devam eder oldu… Okul yıllarında saç traşları biraz gecikince
değerli öğretmenlerinin acımasızca başlarının ortasına makastan bir yol açarlarken ‘anan gibi saç
bırakıncaya kadar büyüyünce baban gibi bıyık bırak’ deyip sınıfta kızlara rezil ederlerdi.
Şimdi öyle mi ya… Sırta kadar inen saçlar, örgüler, topuzlar ve birbirine benzeyecek diye
ödü kopan gençler. Dün bir genç görünce dönüp dönüp baktı. Delikanlı saçlarını yanlardan üç numara
kestirmiş tepesine bir avuç saç bırakmıştı. Onu şaşırtan çoğu gençte olan bu moda değildi, simsiyah
saçlarının üzerini beyaza boyatmış. İlk görüşte iri bir kuş pisledi sandı. Kaban altında açık göbekli genç
kızlar, balerin pantolonlu türbanlı bacılar, sakallı bıyıklı, irili ufaklı küpeli dar pantolon kısa pantolonla
soğuk havalarda çorap düşman bağrı yanık delikanlılar… Kot pantolonları kalçalarından her an
düşecek ve ortalığa poposunu gösterebilecek duyarlı genç erkekler… Şimdiden gelecek yılın modasını
diye göğüs , göbek hatta popo teşhirciliği ‘abaza’ yiğitlerce merakla bekleniyomuydu. Tamam bunlar
modadır hevestir , ama suratı nadasa bırakılmış tarlaya dönen büyük babalar saçlarını, kaşlarını ve
bıyıklarını neden zindan karasına boyatırlar ki… Seksenlik teyzelerin rujlarına bu kadar takılmazdı,
nede olsa bayandır. Hatta yaşama tutkuları sönmemiş diye hoş bile karşılardı.
Güzelleşme sanayisi bugün dev boyutlarda. Parası olan komple değişebiliyor…Artık
günümüzde Allah vergisi güzelliğine yeni bir rakip çıktı… Dolar vergisi. Dolarla güzellik arayanların
umutları güzellik merkezleri ve estetik ameliyatları . Hikayemizde ki bayan birazda zorunluluk
nedeniyle bıçak altına yatan Asude hanım. Asude hanımın mutlu giden evliliği son yıllarda biraz
limonileşmeye başlamıştı. Kocası iş adamı Fadıl Bey kendisini yirmili yaşların ortasında güzel bir
bayanla aldatıyordu. Bir gün tesadüfen eşiyle sevgilisini bir ortamda gördü. Hiç ses çıkarmadı.
Kocasını bu aşüfteye kaptıracak değildi . Gizlice çektiği videolarla sessizce kentin en gözde estetik
merkezine gitti. Sırasını beklerken gözü bir kataloğa takıldı ve incelemeye başladı. Her uzuv için sayısız
seçenek ve fiyatlar vardı. Listede en favori olanlardan bazıları..
-Dudaklar: Anjelina Jolie… 3.000 dolar
-Gözler: Lensler renk ve markalarına göre 355-750 dolar. 1.000 dolardan çok fazla lensler bile var….Liz
Taylor’un menekşe gözlü lensleri 5.000 dolar.
-Burun: On kadar güzel aktris fotoğrafları
-Göğüs: En fazla tercihler arasında Salma Hayek ve Pamela Anderson ilk sıradalar
-Popo: Jennifer Lopez açık ara önde
-Gerdirme: Ajda Pekkan…Gerdirilecek yüzeyin santimetre karesine göre fiyat değişiyor..
Deri değiştirme: Maykıl Jackson …Amerika dan uzman cerrah getirileceği için belli bir fiyat
verilemiyor.
-Botoks: Bölgelere göre farklı fiyatlar.
NOT: Birden fazla ameliyatlarda özel tarife uygulanır.
O akşam Asude Hanım eşiyle uzun bir geziye çıkıp aşklarını tazelemek istediğini söyledi.
Aldığı yanıt sürpriz değildir. Fadıl Bey bunca işi bırakıp bir hafta bile olsun gidemeyeceğini. Ama
isterse kendisine böyle bir tatil için gerekli parasal destek verebileceğini söylerken kafasında kurduğu
plan tıkır tıkır çalışmaya başlar. Sevgilisiyle o çok istedikleri Paris,Barcelona ve Roma kaçamağı
yapabilecekti gönül rahatlığıyla…İki gün sonra Asude Hanım güzellik merkezinin tatil köyüne gitmek
için Fadıl Beyle vedalaşıp evden ayrıldı.

Tatil köyü broşürdekinden de çok güzeldi… Önce fazla kilolardan kurtulmak için bir
diyetisyenden yardım aldı. Verilen listeyi aksatmadan sürdürürken spor salonunda kan ter içinde
kalana kadar azimle kilo vermeye başladı. Bir hafta içinde altı kilo vermişti. Verilen programı büyük bir
azimle uygularken, yeni dudak, burun ve göğüsler içinde bıçak altına yatıyordu… Bir ay geçmeden 15
yaş kadar gençleşmiş bir film artisti kadar güzelleşmişti. Ey para nelere gücün var ölümden gayri..
Son günlerde cafe ve barlara da gider olmuştu. Orada kırk, kırkbeş yaşlarında yakışıklı iyi
giyimli beyin kendisini uzaktan izlediğini farketti. Sevgi dolu bakışlar gururunu okşuyordu… Hiç
beklemediği bir anda meçhul şahıs tepesinde bitiverdi.
-Güzel bayan bu dansı bana lütfeder misiniz? Tabi rahatsızlık vermezsem…
Yıllar var ki kimse ona güzel dememiş, eşi dansa kaldırmamıştı… Birazdan bu yabancının
kollarında bulutlarda dans ediyor gibiydi. Sonraki günlerde yabancı adamın burada bir marina
işlettiğini, kendisini epeydir izlediğini ve, ve, ve… Bir akşam Fadıl beye telefon edip ayrılmak istediğini
söyledi. Fadıl Bey önceleri olmaz, nerden çıktı bu deyip, mirasla tehdit etse de genç sevgilisiyle birikte
çektiği videolarda ki samimi pozlar karşısında fazla direnemedi. Yüklüce bir serveti kopardı…
Levent Bey kahvaltı sonrası ayakkabılarını giyerken hanımı kuaföre gideceğini söyleyip
para istedi.
-400 lira yeter mi?
-Sen onu kel başına berber parası sandın galiba. Dip boyam geldi, gitmişken biraz kestirip röfle
çektireyim diyorum.
-750 yeter mi ?
-Ayol sitede botoks yaptırmayan bir ben kaldım. Burnunu ve dudaklarını bile yaptıranlar var.
-Sen felekten torpillisin hayatım. O aynı tornadan çıkmış kadınlara bin basarsın. Senin bunlara hiç
ihtiyacın yok.
-Anlaşıldı bugün cimriliğin üzerinde. Gitmişken pedikür manikür yaptırayım.
-Ben yapsam onları…
-Leveeeeennttttt!
Bin beş lirayı hanımın eline sığıştırıp kendi sokağa zor attı Levent Bey. Günü az hasarlı
kurtarabildiği için pek mutsuz sayılmazdı. Birbirine benzeyen ama bir türlü kendileri olamayan
insanlarla şehrin gürültüsüne karıştı.

Yazıyı nasıl buldunuz?

Oy için yıldıza tıkla!

Ortalama Oy / 5. Oy Sayısı

Oyu yok

We are sorry that this post was not useful for you!

Let us improve this post!

Tell us how we can improve this post?

Paylaşarak destek olabilirsiniz!
Previous Post

Yüzmeyi Bilmediğim Tek Deniz / Gökçe Aytekin

Next Post

Başarılı Oyuncu Naci ADIGÜZEL ile Söyleşi / Betül Fırat

Mehmet Özkenderci

Mehmet Özkenderci

Next Post
Başarılı Oyuncu Naci ADIGÜZEL ile Söyleşi / Betül Fırat

Başarılı Oyuncu Naci ADIGÜZEL ile Söyleşi / Betül Fırat

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

No Result
View All Result

Hakkımızda

Kibele Kültür Sanat Logo

Kibele Kültür Sanat

Merhaba sevgili okur.

Mitolojide Tanrıların anası olarak bilinen Tanrıça Kibele’nin anaç, üretken, hayatın devamını sağlayan özelliklerinin uğruna inandık. Ve onun adını kullanıp Kibele Sanat olarak edebiyatta biz de varız dedik. Edindiğimiz misyonla amacımız; bizden önceki kalem ustalarımızın bayrağını, gelecek kuşaklara ulaştırmak. Çünkü edebiyat dünya tarihini içinde barındıran devasa bir ansiklopedidir… Devamını Oku

Arşivler

  • Ağustos 2026
  • Temmuz 2026
  • Haziran 2026
  • Mayıs 2026
  • Nisan 2026
  • Mart 2026
  • Şubat 2026
  • Ocak 2026
  • Aralık 2025
  • Kasım 2025
  • Ekim 2025
  • Eylül 2025
  • Ağustos 2025
  • Temmuz 2025
  • Haziran 2025
  • Mayıs 2025
  • Nisan 2025
  • Mart 2025
  • Şubat 2025
  • Ocak 2025
  • Aralık 2024
  • Kasım 2024
  • Ekim 2024
  • Eylül 2024
  • Ağustos 2024
  • Temmuz 2024
  • Haziran 2024
  • Mayıs 2024
  • Nisan 2024
  • Mart 2024
  • Şubat 2024
  • Aralık 2023
  • Eylül 2023
  • Ağustos 2023
  • Temmuz 2023

Kibele Kültür Sanat Logo

Kategoriler

  • Anlatı
  • Araştırma
  • Deneme
  • Genel
  • Hakkımızda
  • İnceleme
  • Kitap İncelemeleri
  • Masal
  • Öykü
  • Roman
  • Röportaj
  • Şiir
  • Sinema
  • Sizden Gelenler
  • Söyleşi
  • Tiyatro
  • Yeni Çıkanlar

Son Yazılar

  • Başarılı Oyuncu Naci ADIGÜZEL ile Söyleşi / Betül Fırat
  • Dolar Vergisi / Mehmet Özkendirci
  • Yüzmeyi Bilmediğim Tek Deniz / Gökçe Aytekin
  • Rüya Tabiri / Eyüp Toru
  • Dilhun

Copyright 2023 - 2025 Haziran K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi All Right Reserved. Developer by Fedora Bilişim Teknolojileri İnternet Danışmanlık Hizmetleri Basım Yayın Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi. Bu sitede yayınlanan ses, görüntü, yazı içeren bilgi ve belge, hiçbir şekilde kullanılamaz, izinsiz kopyalanamaz. Tüm hakları K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi'ne aittir.

KİBELE Abone
No Result
View All Result
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Dergiler
  • Galeri
  • E-Dergi
  • Yazılar
    • Edebiyat
      • Şiir
      • Roman
      • Öykü
      • Deneme
      • İnceleme
      • Anlatı
      • Araştırma
    • Kitaplar
      • Kitap İncelemeleri
      • Yeni Çıkanlar
    • Tiyatro
    • Sinema
  • Yazarlar
  • İletişim
  • Üye Ol

Copyright 2023 - 2025 Haziran K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi All Right Reserved. Developer by Fedora Bilişim Teknolojileri İnternet Danışmanlık Hizmetleri Basım Yayın Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi. Bu sitede yayınlanan ses, görüntü, yazı içeren bilgi ve belge, hiçbir şekilde kullanılamaz, izinsiz kopyalanamaz. Tüm hakları K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi'ne aittir.