Tek yumurta ikiziydiler;
Birinin adı Hayat,
Diğerininki Ölüm.
Hayat;
ödünç bir nefesten ibaretti,
vadesiz sanırdı kendini.
Dilediğince alıp verdiği
kahkahası tek kârıydı.
Çirkindi aslında,
hem de hep eksik…
Para isterdi,
güzellik isterdi;
şiir, resim, zenginlik,
bilgi, güç…
Sadece reklam panosuydu;
kibir, aşk, çıplaklık,
şehvet, ihanet, cinayet!
Güzellediği her şey
koca bir yalandı.
Sınavlarla sınanan amaçların,
onaylanmanın her şey olduğu
süslü bir vitrin…
Ölüm;
sessizce beklerdi bir köşede.
Sermayesi sabırdı.
Yaşama dair hiçbir şeyi bilmezken,
gayrete de âşık değildi.
Beklerdi sadece;
kollarını kavuşturmuş,
sinsiliği bilmeyen yüzünde
dürüst bir gülümsemeyle.
Yaşamın sevdiği,
sevmediği ne varsa bilmezdi.
İkirciksizdi,
temiz, yalın ve gerçekçi…
Rüşveti bilmezdi misal,
Bilse de sökmezdi.
Yaşam;
kendisine her şey sunulurken bile
tahammül edemezdi
kardeşinin mutlak kudretine.
Kıskanırdı onu!
Sırf bu yüzden kirletirdi adını;
bir kafatası,
bir de kanlı orak diye…
Aslında adildi,
hayırseverdi kardeşi Ölüm.
Zamanı geldiğinde bitirirdi
acıları ve o bitmeyen mücadeleyi.
Tanış olmak için zamanını beklerdi;
banka cüzdanı,
tereke, kimlik sormaz;
tokalaşırdı sessizce.



