• Destek
  • Üye Ol
  • Yazar Girişi
  • Abone Ol
0 553 423 00 17 kibelekulturs@gmail.com
Kibele Kültür Sanat Dergisi | Hayatı Doğuran Sanat  |  Hatice DÖKMEN
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Dergiler
  • Galeri
  • E-Dergi
  • Yazılar
    • Edebiyat
      • Şiir
      • Roman
      • Öykü
      • Deneme
      • İnceleme
      • Anlatı
      • Araştırma
    • Kitaplar
      • Kitap İncelemeleri
      • Yeni Çıkanlar
    • Tiyatro
    • Sinema
  • Yazarlar
  • İletişim
  • Üye Ol
No Result
View All Result
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Dergiler
  • Galeri
  • E-Dergi
  • Yazılar
    • Edebiyat
      • Şiir
      • Roman
      • Öykü
      • Deneme
      • İnceleme
      • Anlatı
      • Araştırma
    • Kitaplar
      • Kitap İncelemeleri
      • Yeni Çıkanlar
    • Tiyatro
    • Sinema
  • Yazarlar
  • İletişim
  • Üye Ol
No Result
View All Result
Kibele Kültür Sanat Dergisi | Hayatı Doğuran Sanat  |  Hatice DÖKMEN
No Result
View All Result
Home Öykü

SONBAHARIN YEŞİLİ/Canan TÜMEN

Canan Tümen . Canan Tümen
4 Ekim 2026
. Öykü
0
SONBAHARIN YEŞİLİ/Canan TÜMEN
0
SHARES
30
VIEWS
Share on FacebookShare on Twitter

Suna, elleri karnının üzerinde pencere ardından kuşları izliyordu. Radyonun sesini kısıp camı araladı. Kış ha geldi gelecek, sonbaharın son yaprakları da düştü düşecekti. Geride bıraktığı yıllara üzülmeyi bırakalı çok olmuştu. Geçmişini değiştiremeyeceğini kabullenmesinden başka bir şey gelmiyordu elinden. Yine de yılın en soğuk mevsimini beklerken içinin üşümesine engel olamıyordu. Zar zor ayakta durabildiği bugünlerde güzel bir şeylerin olmasını o kadar istiyordu ki.

Kuşların daldan dala sıçrayışlarını izlerken tam o sırada bir yaprak süzüle süzüle inmişti toprağa.

“Tamam ya, buldum.” dedi. “Adı Yaprak olsun. Kız olacak hissediyorum.”

Kendi kendine konuşmaları çok olurdu, soru sorar, cevaplar, hatta söylenir, bazen de yaptıklarını onaylardı. İşte şimdi de öyle olmuştu. “Çay demlenmiş midir ki acaba?”

Pencereyi kapatmıştı. Dizlerinde çocukluğundan kalma battaniyesi, elinde bir bardak çayla evinin arka bahçesindeki ağır aksak akışı izliyordu. Kuru ağaç dallarının rüzgârda salınışını, kuşların bir gelip bir kaybolmasını, bulutların yavaş yavaş yer değiştirmelerini, yerlere düşen kahverengi turuncu yapraklar gölünü… Çayını içip içini ısıttıktan sonra radyoyu kapattı. Üzerine kabanını geçirip arka bahçeye çıktı. Mevsime veda yürüyüşü yapmak istiyordu epeydir. Haftalarca yağan yağmur, yaprakları kayganlaştırmıştı. Dikkat ede ede adımlarken gittikçe yaklaşan bir ses duydu. Köyün son minibüs seferi olduğunu düşünerek ön bahçeye doğru yürümeye başladı. Evet, gelen köyün tek toplu taşıma şoförü Lokman amcasıydı. İlçeye her gidişinde amcası ondan para almak istemediği için gizlice bir yere koyardı yol parasını. Sonra inerken parayı şuraya bıraktım deyip yerini söylerdi amcası bulsun diye. Utanıyordu artık, herkese sürekli yük olmaktan, insanları kendisine yardım etmek zorunda bırakmaktan utanıyordu. Çevresindeki herkes geçim derdindeydi, kimse varlıklı değildi ki. Hem olsalar bile ne mecburiyetleri vardı onu da taşımaya.

Köy meydanına varmadan yol kenarında durdu minibüs. İçinden elinde bavuluyla bir kadın indi. Suna’ya doğru yürümeye başladı. Gözlerine inanamıyordu, gelen annesi miydi yoksa? Nasıl gelebilmişti ki, babasını nasıl ikna etmişti? Yoksa habersiz mi gelmişti kaçıp?

Karnındaki çocuğu unutup birden koşmaya başladı kadına doğru. Birkaç metre kalmıştı ki soluk soluğa durdu. Annesi değildi gelen, annesinden iki yaş küçük teyzesiydi. Elindeki bavulu bırakmış gözleri nemli, bakıyordu Suna’ya. Yıllardır görüşmemişlerdi. Sımsıkı sarıldılar. Heyecandan konuşamıyorlardı.

Uzak bir şehirde yaşıyordu teyzesi. Suna ailesini karşısına alarak yaptığı kimselerden habersiz evliğinden sonra rahmetli anneannesinin köydeki bu evine sığınmıştı. Gidecek başka bir yeri yoktu çünkü. İlçede, şehirde aylarca iş aramıştı ama bulamadı. Karnında bebeğiyle çaresizce geldiği bu köyde insanlar haline acımışlar, ona yardım etmişlerdi. Ama bu nereye kadar devam edebilirdi ki? Suna mahcupluğundan insan içine çıkamaz olmuştu. Teyzesi gelmişti ya artık. Acıları hafiflemişti.

“Keşke annemi de alıp gelseydin.” dedi. Teyzesi eşarbıyla gözyaşlarını kuruluyordu. İçeri girdiklerinde camın önündeki somyaya oturup soluklanan kadın etrafı incelemeye başladı. Annesi vefat ettiğinden beri ayak basmamıştı köyüne. İşten güçten, araya giren kilometrelerden bir türlü gelememişti. Demek bugün gelecektim, diye düşündü. Gelmişti ve yaraya pansuman yapıp dönecekti, mecburdu çünkü gitmeye. Kocası, çocukları, torunları onu beklerdi.

“Gitti dediler Suna’m senin için. Önce inanmadım. Baktım ablamın gözyaşı dinmiyor. İşte o zaman anladım. Olmuşa ölmüşe çare yok bilirsin. Şimdi neler yapabiliriz, oturup konuşalım. Zaman her şeyin ilacı. Üzme artık kendini.”

Ellerini Suna’nın karnına koydu. Bebeği sevip torunlarını uyuturken söylediği ninniye başladı sonra:

“Ninnilerin merdanesi ninni

Annesinin bir tanesi

Mini mini kızım ninni

Benim güzel yavrum ninni

Ninni desem nihal olur ninni

Açar güller bahar olur

Kızım uyumazsa ne hâl olur

Adı güzel yavrum ninni…”

Öyle güzeldi ki sesi. Berrak akan sular gibi; açık bir gökyüzü, taze fesleğen kokusu, yeşil manzara yolcuğu, uyku ortası en güzel rüya gibiydi sanki.

“Hadi dedi, bir ayva kopar gel bahçeden de yiyelim. Özledim tadını.”

Demek teyzem görmüştü ayvaları gelirken, diye düşündü Suna. Belki de görmemişti ama hissetmişti çocukluğundan beri orada olduklarını. Köyde ayvalar hep erkenden büyürdü. Bazı insanlar gibi…

Gitti, ulaşabildiği en büyük en güzel ayvalardan iki tane kopardı. İşte tam o sırada gördü onu. Yeşil, yemyeşil bir yaprak tek başına ve soğuğa inat tutunmaya devam ediyordu.

 

Yazıyı nasıl buldunuz?

Oy için yıldıza tıkla!

Ortalama Oy / 5. Oy Sayısı

Oyu yok

We are sorry that this post was not useful for you!

Let us improve this post!

Tell us how we can improve this post?

Paylaşarak destek olabilirsiniz!
Önceki Yazı

Gülün Bittiği Yer’de Gül Yetiştirmek

Sonraki Yazı

Frekans

Canan Tümen

Canan Tümen

1982 yılı Kütahya-Emet doğumlu. Evli ve iki çocuk annesi. Yirmi yılı aşkın öğretmenlik yapıyor. Aydın, İzmir, Erzincan, Balıkesir ve Eskişehir illerinde matematik öğretmenliği yaptı. Halen Eskişehir'de yaşamaktadır. Çocukluğundan beri yazmayı çok seviyor. Çeşitli edebiyat yarışmalarında jüri üyeliği yapmış, antolojilerde öyküleri yayınlanmıştır. Öykü ve şiir yarışmalarında ödülleri vardır. Çeşitli edebiyat dergilerinde şiir ve öyküler yazıyor. 2018 yılında yayınlanan "Bir Şiir Bir Öykü" isimli bir kitabı vardır. 2024 temmuzunda yayınlanan öykü kitabı "Duvara Asılan Gülümseme" ile çalışmalarına devam etmektedir. Edebiyatın dışında müzikle ve sanatın çeşitli dallarıyla amatör olarak ilgilenmeyi seviyor. TEMA'ya üyedir.

Sonraki Yazı

Frekans

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

No Result
View All Result

Hakkımızda

Kibele Kültür Sanat Logo

Kibele Kültür Sanat

Merhaba sevgili okur.

Mitolojide Tanrıların anası olarak bilinen Tanrıça Kibele’nin anaç, üretken, hayatın devamını sağlayan özelliklerinin uğruna inandık. Ve onun adını kullanıp Kibele Sanat olarak edebiyatta biz de varız dedik. Edindiğimiz misyonla amacımız; bizden önceki kalem ustalarımızın bayrağını, gelecek kuşaklara ulaştırmak. Çünkü edebiyat dünya tarihini içinde barındıran devasa bir ansiklopedidir… Devamını Oku

Arşivler

  • Ekim 2026
  • Eylül 2026
  • Ağustos 2026
  • Temmuz 2026
  • Haziran 2026
  • Mayıs 2026
  • Nisan 2026
  • Mart 2026
  • Şubat 2026
  • Ocak 2026
  • Aralık 2025
  • Kasım 2025
  • Ekim 2025
  • Eylül 2025
  • Ağustos 2025
  • Temmuz 2025
  • Haziran 2025
  • Mayıs 2025
  • Nisan 2025
  • Mart 2025
  • Şubat 2025
  • Ocak 2025
  • Aralık 2024
  • Kasım 2024
  • Ekim 2024
  • Eylül 2024
  • Ağustos 2024
  • Temmuz 2024
  • Haziran 2024
  • Mayıs 2024
  • Nisan 2024
  • Mart 2024
  • Şubat 2024
  • Aralık 2023
  • Eylül 2023
  • Ağustos 2023
  • Temmuz 2023

Kibele Kültür Sanat Logo

Kategoriler

  • Anlatı
  • Araştırma
  • Deneme
  • Genel
  • Hakkımızda
  • İnceleme
  • Kitap İncelemeleri
  • Masal
  • Öykü
  • Roman
  • Röportaj
  • Şiir
  • Sinema
  • Sizden Gelenler
  • Söyleşi
  • Tiyatro
  • Yeni Çıkanlar

Son Yazılar

  • Zamanın Son Bekçisi.
  • Bir engel değil, başka bir hayat ritmi
  • Çoban Yıldızı
  • Yol Kıraathanesi / Mehmet Özkendirci
  • Tütün ve Kibrit / Miraç Öztürk

Copyright 2023 - 2025 Haziran K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi All Right Reserved. Developer by Fedora Bilişim Teknolojileri İnternet Danışmanlık Hizmetleri Basım Yayın Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi. Bu sitede yayınlanan ses, görüntü, yazı içeren bilgi ve belge, hiçbir şekilde kullanılamaz, izinsiz kopyalanamaz. Tüm hakları K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi'ne aittir.

imunify-bot-check
KİBELE Abone
No Result
View All Result
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Dergiler
  • Galeri
  • E-Dergi
  • Yazılar
    • Edebiyat
      • Şiir
      • Roman
      • Öykü
      • Deneme
      • İnceleme
      • Anlatı
      • Araştırma
    • Kitaplar
      • Kitap İncelemeleri
      • Yeni Çıkanlar
    • Tiyatro
    • Sinema
  • Yazarlar
  • İletişim
  • Üye Ol

Copyright 2023 - 2025 Haziran K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi All Right Reserved. Developer by Fedora Bilişim Teknolojileri İnternet Danışmanlık Hizmetleri Basım Yayın Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi. Bu sitede yayınlanan ses, görüntü, yazı içeren bilgi ve belge, hiçbir şekilde kullanılamaz, izinsiz kopyalanamaz. Tüm hakları K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi'ne aittir.