• Destek
  • Üye Ol
  • Yazar Girişi
  • Abone Ol
0 553 423 00 17 kibelekulturs@gmail.com
Kibele Kültür Sanat Dergisi | Hayatı Doğuran Sanat  |  Hatice DÖKMEN
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Dergiler
  • Galeri
  • E-Dergi
  • Yazılar
    • Edebiyat
      • Şiir
      • Roman
      • Öykü
      • Deneme
      • İnceleme
      • Anlatı
      • Araştırma
    • Kitaplar
      • Kitap İncelemeleri
      • Yeni Çıkanlar
    • Tiyatro
    • Sinema
  • Yazarlar
  • İletişim
  • Üye Ol
No Result
View All Result
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Dergiler
  • Galeri
  • E-Dergi
  • Yazılar
    • Edebiyat
      • Şiir
      • Roman
      • Öykü
      • Deneme
      • İnceleme
      • Anlatı
      • Araştırma
    • Kitaplar
      • Kitap İncelemeleri
      • Yeni Çıkanlar
    • Tiyatro
    • Sinema
  • Yazarlar
  • İletişim
  • Üye Ol
No Result
View All Result
Kibele Kültür Sanat Dergisi | Hayatı Doğuran Sanat  |  Hatice DÖKMEN
No Result
View All Result
Home Öykü

Serçenin Gölgesi / Serhan Pakdemir

Serhan Pakdemir by Serhan Pakdemir
14 Eylül 2026
in Öykü
0
Serçenin Gölgesi / Serhan Pakdemir
0
SHARES
27
VIEWS
Share on FacebookShare on Twitter

Hasan, harmanda buğday savuruyordu. Yaba her kalktığında saman havalanıyor,
buğday taneleri ayaklarının dibine düşüyordu. Sabah serindi. Zeytinlerin gölgeleri uzamış,
deniz köyün altında sessizce duruyordu.
Hasan cebinden bir avuç buğday çıkardı, taş duvarın üzerine serpti.
“Alın bakalım.”
Serçeler bekliyordu. Önce biri geldi. Sonra ötekiler.
Hasan başını kaldırdığında ormanın üzerinde ince bir duman gördü. Yabayı yere
bıraktı. Duman koyulaştı. Kahveden sandalyeler sürtündü. Birileri bağırdı.
Hasan’ın oğlu Murat traktöre bidonları bağladı.
“Baba!”
Hasan çoktan yola çıkmıştı.
Ormanın kıyısında kuru otlar çıtırdıyordu. Alevler çamların dibinden ilerliyor, duman
göğü örtüyordu.
Hasan bir ses duydu. İnce, kesik. Yaprakların arasında bir kuş çırpınıyordu. Eğilip aldı.
Kanadı titriyordu. Kuşu gömleğinin içine koydu.
“Tamam. Korkma.”
Arkasından Cemal geldi.
“Hasan amca, geri çekil!”
Hasan döndü. Cemal’in yüzü kül içindeydi.
“Sen ne yaptın?”
“Ben yakmadım.”
“Onu sormadım.”
Cemal sustu.
“Çalıları temizleyeceklerdi. Ateş yakılmış. Rüzgâr…”
Hasan gömleğinin altındaki kuşu yokladı.
“Rüzgârın suçu yok.”
Yakındaki bir ağaç gürültüyle devrildi. Aşağıda köylüler su taşıyordu. Kadınlar
kovaları elden ele veriyor, çocuklar boş bidonları sürüklüyordu.

İsmail Dede, yıllardır kullanılmayan kuyunun başında diz çökmüş, kovayı aşağı
indiriyordu.
“Su var mı?” diye bağırdı Murat.
“Var.”
Kova yukarı çıktı. İçinde yarım kova su vardı.
Hasan kuşu Murat’a uzattı.
“Bunu eve götür.”
“Sen?”
“Ben kalacağım.”
Yangın öğleye doğru zeytinliğe dayandı. Alevler köye doğru ilerledi. Hasan hortumu
tuttu. Murat yanında durdu. Cemal kürekle toprağı kazıyordu.
“Cemal!”
Cemal başını kaldırdı.
“Şu tarafı aç!”
“Tamam.”
Üçü çalıştı. Toprak ellerine yapıştı. Yüzleri küle bulandı.
Hasan bir ara sendeledi. Murat kolundan tuttu.
“Baba, bırak.”
Hasan kolunu çekti.
“Sen bırak.”
Akşama doğru alevler söndü. Orman kararmıştı.
Hasan yanan ağaçların arasında yürüdü. Biraz ileride küçük bir yuva gördü. Yuvanın
kenarı yanmıştı. İçinde iki çatlamış yumurta vardı.
Hasan eğildi. Dokunmadı.
Cemal arkasından geldi.
“Hasan amca…”
Hasan dönmedi.
“Yarın fidan getireceğim.”
Hasan başını çevirdi.
“Kaç tane?”

“Yüz.”
“Yetmez.”
Cemal sustu.
“İki yüz getir.”
Ertesi gün Cemal kamyonla geldi. Hasan kapının önünde bekliyordu.
“Fidanlar nerede?”
“Kamyonda.”
“Öyleyse durma.”
O gün köyün yarısı yanan ormanın kıyısındaydı. Kadınlar su taşıdı. Çocuklar çukurları
açtı. İsmail Dede kuyunun başından ayrılmadı. Cemal kürekle çalıştı.
Hasan ilk fidanın çukurunu açtı. Bir zeytin fidanını toprağa yerleştirdi. Murat köklerin
üzerini kapattı.
Hasan bakracı aldı. Suyu yavaşça döktü. Su toprağa çekildi.
“Az kaldı,” dedi İsmail Dede.
Hasan boş bakraca baktı.
“Yeter.”
Cemal kuyunun başına koştu.
“Ben getiririm.”
Günler geçti. Harman kaldırıldı. Buğday çuvallara girdi. Serçeler yeniden taş duvara
konmaya başladı.
Cemal her sabah kuyudan su çekti, fidanlara taşıdı.
Bir gün harmana küçük bir torbayla geldi.
“Bunu nereye?”
Hasan taş duvarı gösterdi.
Cemal buğdayı serpti. İki adam bekledi.
Bir serçe kondu. Sonra üç.
Cemal gökyüzüne baktı. Uzakta bir martı çığlığı duyuldu.
“Bunları hiç fark etmemişim,” dedi.
Hasan yabasını omzuna aldı.
“Şimdi fark ettin.”

Yaz ilerledi. Fidanların bazıları tuttu, bazıları kurudu. Hasan kuruyanların yerine
yenilerini dikti.
Bir sabah Murat harmandan koşarak geldi.
“Baba!”
Hasan döndü.
“Ne oldu?”
Murat eliyle ormanı gösterdi.
“Gel.”
Yanan ağaçların arasında, külün içinden incecik bir yeşillik çıkmıştı.
Hasan eğildi. Parmağını toprağa değdirdi. Toprak sıcaktı.
Murat yanına çömeldi.
Bir serçe yakındaki dala kondu. Sonra bir tane daha. Gökyüzünde üç martı dönüyordu.
Hasan kuyudan getirdiği kovayı kaldırdı. Filizin dibine biraz su döktü. Su toprağın
içine çekildi.
Hasan ayağa kalktı. Murat’a baktı.
“Yarın yine gel.”
Birlikte harmana doğru yürüdüler.
Arkalarında siyah toprağın içindeki küçücük yaprak rüzgârla kıpırdadı. Üzerine bir
serçenin gölgesi düştü.

Yazıyı nasıl buldunuz?

Oy için yıldıza tıkla!

Ortalama Oy / 5. Oy Sayısı

Oyu yok

We are sorry that this post was not useful for you!

Let us improve this post!

Tell us how we can improve this post?

Paylaşarak destek olabilirsiniz!
Previous Post

Sonralar Önceler ve Şimdiler / Nevin Yılmaz

Next Post

Gece / Mehmet Özkendirci

Serhan Pakdemir

Serhan Pakdemir

Next Post
Gece / Mehmet Özkendirci

Gece / Mehmet Özkendirci

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

No Result
View All Result

Hakkımızda

Kibele Kültür Sanat Logo

Kibele Kültür Sanat

Merhaba sevgili okur.

Mitolojide Tanrıların anası olarak bilinen Tanrıça Kibele’nin anaç, üretken, hayatın devamını sağlayan özelliklerinin uğruna inandık. Ve onun adını kullanıp Kibele Sanat olarak edebiyatta biz de varız dedik. Edindiğimiz misyonla amacımız; bizden önceki kalem ustalarımızın bayrağını, gelecek kuşaklara ulaştırmak. Çünkü edebiyat dünya tarihini içinde barındıran devasa bir ansiklopedidir… Devamını Oku

Arşivler

  • Eylül 2026
  • Ağustos 2026
  • Temmuz 2026
  • Haziran 2026
  • Mayıs 2026
  • Nisan 2026
  • Mart 2026
  • Şubat 2026
  • Ocak 2026
  • Aralık 2025
  • Kasım 2025
  • Ekim 2025
  • Eylül 2025
  • Ağustos 2025
  • Temmuz 2025
  • Haziran 2025
  • Mayıs 2025
  • Nisan 2025
  • Mart 2025
  • Şubat 2025
  • Ocak 2025
  • Aralık 2024
  • Kasım 2024
  • Ekim 2024
  • Eylül 2024
  • Ağustos 2024
  • Temmuz 2024
  • Haziran 2024
  • Mayıs 2024
  • Nisan 2024
  • Mart 2024
  • Şubat 2024
  • Aralık 2023
  • Eylül 2023
  • Ağustos 2023
  • Temmuz 2023

Kibele Kültür Sanat Logo

Kategoriler

  • Anlatı
  • Araştırma
  • Deneme
  • Genel
  • Hakkımızda
  • İnceleme
  • Kitap İncelemeleri
  • Masal
  • Öykü
  • Roman
  • Röportaj
  • Şiir
  • Sinema
  • Sizden Gelenler
  • Söyleşi
  • Tiyatro
  • Yeni Çıkanlar

Son Yazılar

  • Dem ve Telve.
  • Farklı
  • Yalnız
  • Sakin Huzurlu
  • Ağaçlar Ayakta Ölür

Copyright 2023 - 2025 Haziran K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi All Right Reserved. Developer by Fedora Bilişim Teknolojileri İnternet Danışmanlık Hizmetleri Basım Yayın Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi. Bu sitede yayınlanan ses, görüntü, yazı içeren bilgi ve belge, hiçbir şekilde kullanılamaz, izinsiz kopyalanamaz. Tüm hakları K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi'ne aittir.

KİBELE Abone
No Result
View All Result
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Dergiler
  • Galeri
  • E-Dergi
  • Yazılar
    • Edebiyat
      • Şiir
      • Roman
      • Öykü
      • Deneme
      • İnceleme
      • Anlatı
      • Araştırma
    • Kitaplar
      • Kitap İncelemeleri
      • Yeni Çıkanlar
    • Tiyatro
    • Sinema
  • Yazarlar
  • İletişim
  • Üye Ol

Copyright 2023 - 2025 Haziran K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi All Right Reserved. Developer by Fedora Bilişim Teknolojileri İnternet Danışmanlık Hizmetleri Basım Yayın Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi. Bu sitede yayınlanan ses, görüntü, yazı içeren bilgi ve belge, hiçbir şekilde kullanılamaz, izinsiz kopyalanamaz. Tüm hakları K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi'ne aittir.