Balkondayım, çocuğum daha.
Henüz yedi sekiz yaşlarında…
Babamın gelmesini bekliyorum.
Elinde ekmek poşeti,
Yüzünde eve dönüşünün neşesi,
Bana bakıp, gülümsüyor babam.
“Geldi” Babam geldi” diye sesleniyorum anneme!
Çığlık çığlığa koşuyorum kapıya doğru.
“Koşma, düşeceksin” diye sesleniyor annem ardımdan!
Dinleyen kim!
Sonra kapı açılıyor.
Babam karşımda…
Sımsıkı sarılıyorum ona.
Kucağına alıyor beni.
“Sen bugün, daha da büyümüşsün” diyor.
Gülüyorum, çok gülüyorum.
Sonra uyanıyorum birden.
Yaşım kırk beş!
Babam yok!
O balkon yok!
Gelen yok!
Çocukluk, çocukluğum yok!
Her gerçek; bir gün hikâyeye dönüşüyor istemsiz
Bunu engellemenin bir yolu yok.
Şimdi bütün geçmişim aklımda, anılarımda
Çekmecemde duran birkaç fotoğrafta saklı.
Ve fotoğraflar sararmayı,
Ölenler unutulmayı bekliyor.
Kalanlar ise kavuşmayı…



