Her yerde duyuyorum sesleri,
Sanki memleketimin kuşları daha farklı ötüyor; kuzuları daha farklı meliyor. Kurbağalar, cır cır böcekleri, yağan yağmur, esen rüzgâr…
Daha farklı ya da ben öyle hissediyorum.
Doğan güneş, ısıt beni annem gibi, üşüyorum.
Hayat ver toprağa; çiçekler açsın, kuşlar ötsün, dallarımız yeşersin. Essin deli deli rüzgâr serinletsin. Sevgi yüreğimize hükmetsin…
Umut var mı bilmiyorum.
Bir başı boşluk her yanı sarmış. Renkler, mevsim geçişlerine direniyor. Caddelerde saat kavramlarının geçiş törenleri. Sanat sevenlerin içi geçmiş. Nöbetine uyanmış kirpiklerim yorgun. Gözlerim derinlere dalmaktan vurgun. Kim verecek tüm bunların hesabını? Bilen yok.
Ay, ninniler söyle uyut beni.
Posta kutumda ödenecek faturaların dışında bir şey yok. Mesaj kutum kapitalist tüketim çılgınlığının işgalinde. Yaşama sevinçlerimiz vergi sağanaklarının ıslahında. Varlığım sorgulanmaktan örselenmiş.
Önemli olmayanı önemsemek yordu beni…
Başım dertten kurtulmuyor. Soru sormayı bırakmalıyım artık. Düzelir mi bilmem bu düzen. Bir yanım yeter diyor bir yanım diren…


