Mavi bir leğeni vardı aman aman!
Renkliler ayrı, beyazlar ayrı.
Sonbaharda kararırdı bulutlar, gelirdi zamanı.
Kirli çamaşırlar inatçı i, kirli çocuklar aksi.
Mualla’ya yağmurlar yağardı.
Mavi bir kamyonet gelir, alır, götürür.
Kucağında oğlu olurdu., koltuğunda kızı.
Gözleri dalardı uzak günlere, umular ekerdi.
Umutlar yetişir mi çorak topraklarda Mualla?
Ama çaresizce çapa yapardı.
Mavi bir kumaş aldı çarşıdan, mavi bir elbise dikti.
Oğlu düşerken döndü balığa o elbise.
Tam geçerken nehirdeki köprüden, birden suya atladı.
Sıktı suyunu iyi mi iyice, çırptı durdu aman aman!
Oğlunu uyuttu, elbisesini katladı.
Bize bir şey lazım değil ah Mualla!
Ne para pul lazım, ne gidemediğimiz yerlere götürmeyen araba, deniz, kum.
Küçük bir kalbin içinde bütün enerji.
Küçük bir anın kalbindedir.
Uzak olsun ah hal bilmeyen akraba!
Uzak olsun.
Bekir Dalkıç

