Aşka “olmaz” derdi âlem, vaslı gülzâr eyledi,
Lütfu Mevlâ rûhumû bir nûra dîdâr eyledi.
Dost sanıp açtım o esrâr, nefs-i emmâr besledim,
Hüsn-i zandan râh-ı ömrüm aşk-ı pür-hâr eyledi.
İftiraen fitne sald’ ol, kıldı vuslat bî-karâr,
Her yalanl’ ol düşmanım dünyâyı cân dâr eyledi.
Şimdi nefret mülküdür ol yârin her bir nâzarı,
Dilde bin hançer tutup, dildâr dil-âzâr eyledi
İftirâlar örttü nûrû, kaldı kalbim kapkara,
İsmimî ol bî-vefâ bir kirli gûbâr eyledi.
Ben ki sâdık bir kulûyum, terk-i aşk etmem müdâm,
Sabrımız her dertte cânî ber-karârî eyledi.
Kâr-ı nisyân eylemem, her an hayalî bendedir,
Ol melâl her dem benî bir gizli bîmâr eyledi.
Görmedî yârân bu hâlim, kaldı dertler bî-amân
Nâr-ı hicrân aşk-ı yârî şûle-î zâr eyledi
Kanlı yaşlar sînemizdê gûlizârî besledî
Sanmasın yâr bî-vefâlık aşkı hâzân eyledi
Girdi mülk-î kalbe fitnê, yıktı vuslat köprüsün,
Ol hased sâhîbi bîzî yâre ağyâr eyledi.
Mâha bakmazdî gönül, lakin o yâr kıldî nazâr,
Hurşidin nûrû bizî bir zerreden vâr eyledi.
İftirâ bir fırtınâdır, yıktı vuslat kantarın,
Gülşenî bahrânı nâgâh, yerle yeksân eyledi.
Sökmedî rûhtan o mührû, can dahî tenden gider
Derd-i aşkıñ gönlü dâim zâr u dildâr eyledi.
Terk edip gittî o dildâr, duydu bühtânın sesin,
Ayrılık ol sîneyî bir Şem’-i sû-zân eyledi.
Ey cefâkeş, gam değildir çektiğin her bir cefâ,
Hîlat-î hicrânı Serfîrâz-ı sultân eyledi.

