Ay ışığı,
mahcup bir misafir gibi sessizce,
vuruyor karanlık umutlarımın üzerine.
Perdenin aralığından sızan o solgun beyazlık,
duvarlarda unutulmuş gölgeleri uyandırıyor gece gece.
Dünyanın gürültüsü kalbimi yoruyor,
eksilerek büyüyorum bu tenha köşede.
Gücüm tükeniyor,
büyük lafların altında eziliyor gövdem.
Her şeyin bir gün düzelme ihtimali,
taşınması en ağır yükmüş meğer omuzlarımda.
İyileşmeyi beklemekten,
bütün parçaları yerli yerine koymaya çalışmaktan,
bitkin düşüyor bu fani bedenim.
İnsan teselli bulmak isterken,
kendi umudunun gurbetinde kalıyor.
Aynalara her bakışımda,
biraz daha geç kalmış bir yüz görüyorum.
Sırtımı döndüğüm dünya hiç iyi değil,
ve ben yoruldum,
her kışı bahara yormaktan.
her karanlığın içine
küçücük bir güneş saklamaya çalışmaktan.


