• Destek
  • Üye Ol
  • Yazar Girişi
  • Abone Ol
0 553 423 00 17 kibelekulturs@gmail.com
Kibele Kültür Sanat Dergisi | Hayatı Doğuran Sanat  |  Hatice DÖKMEN
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Dergiler
  • Galeri
  • E-Dergi
  • Yazılar
    • Edebiyat
      • Şiir
      • Roman
      • Öykü
      • Deneme
      • İnceleme
      • Anlatı
      • Araştırma
    • Kitaplar
      • Kitap İncelemeleri
      • Yeni Çıkanlar
    • Tiyatro
    • Sinema
  • Yazarlar
  • İletişim
  • Üye Ol
No Result
View All Result
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Dergiler
  • Galeri
  • E-Dergi
  • Yazılar
    • Edebiyat
      • Şiir
      • Roman
      • Öykü
      • Deneme
      • İnceleme
      • Anlatı
      • Araştırma
    • Kitaplar
      • Kitap İncelemeleri
      • Yeni Çıkanlar
    • Tiyatro
    • Sinema
  • Yazarlar
  • İletişim
  • Üye Ol
No Result
View All Result
Kibele Kültür Sanat Dergisi | Hayatı Doğuran Sanat  |  Hatice DÖKMEN
No Result
View All Result
Home Genel

KAYIP ANNE

Emrah by Emrah
29 Temmuz 2026
in Genel
0
0
SHARES
4
VIEWS
Share on FacebookShare on Twitter

     Dizlerimizin üzerine çökmüş, Ali’nin çiviyi sapladığı yere bakıyoruz. Mesut’un çizgisinin önünü kesti, “pes” dedi Mesut, elindeki çiviyi yumuşamış toprağa atarak. Oyunun kazananı Ali, kocaman gülüyor. Ellerimizi dizlerimize vurarak, toprağı döküyoruz.
    Nemli toprağın kokusu, henüz yavaş yavaş açmaya hazırlanan çiçekler; meyve ağaçlarının dallarındaki küçücük renkli yapraklar, yerlerinde duramayan serçeler, hepsi bir şeyin habercisi: yaz geliyor!
   İleride annelerimizin oluşturduğu küçük bir kalabalık beliriyor. Başlarındaki örtüyle, ağızlarını kapatarak konuşuyorlar. Evladını yakalayan evine gönderiyor. Annem beni de çağırıyor. Huzursuz eden bir uğultu var, neler olduğunu merak ediyoruz. Uğultu kulaktan kulağa yayılıyor. Döne döne gelip bizim İsmail’e ulaşıyor. Annelerimize doğru yürüyoruz, İsmail’de bize doğru. Yüzünde korku var ama haberi bize ilk söylemenin heyecanı da: Erdem’in annesi evden kaçmış.
   Oyunumuzu yarıda bırakıp, annelerimize doğru yürüyoruz. Sanırım anneler ilk anda, kadının kaçırılmış olabileceğini düşündüler. Sonrasında olayın detaylarını, Erdem’in ablasından öğrenmişler: bir iki parça giysi, birkaç kitap ve kedisini de alıp gitmiş. Herhangi bir mektup ya da not bırakmadan. O yaşımdayken çok düşünememiştim ama şimdi hangi kitapları yanına aldığını merak ediyorum. Akşam yemeğinde babam, bıyığındaki yemeği temizleyip, “kocası çok içiyordu, kim bilir neler etti kadına” diyerek boşalan tabağını anneme doğru uzatmıştı. Bu konuyla ilgili, yanımızda konuştukları ilk ve son akşamdı. Gece yatağıma doğru yürürken anneme bakıp, “sen de gitmeyeceksin değil mi anne?” demiştim. Annem gülümseyip öpmüştü beni.
    Erdem’i konuşuyorduk aramızda. Oyuna çağıralım onu da dedik. Annesinden hiç bahsetmeyelim. İsmail’i gönderdik çağırması için. Erdem yanımıza doğru geldiğinde, kafasını yerden kaldırmıyordu, kaşları çatıktı. Sanırım Erdem’in yüzüne ilk çizgi o gün atılmıştı. İki kaşının ortasındaki çizgi, o günden sonra hiç eksik olmadı yüzünden. “Siz oynayın, ben buradan izlerim” diyerek, bir kenara oturdu. Bazen oyunumuza bakıyor, zoraki gülümsüyor; yukarıya doğru uzanan yokuşun başına doğru bakıyor, sonra tekrar yere bakıyor. Kendisine doğru bakmamamız gerekiyor fakat ikide bir dönüp bakıyoruz. Yokuşun başına doğru her baktığında bizde bakıyoruz ama annesi gelmiyor.
   Akşamları babası beliriyor yokuşun başında. Elinde siyah poşetiyle, sağa sola eğilerek evine doğru yürüyor. Erdem’e doğru küfür eder gibi sesleniyor, Erdem koşarak eve gidiyor.
    Annesi ile ilgili türlü hikâyeler anlatıldı: bir markette alışveriş yaparken görenler, bir parkta kucağında çocukla görenler, tesettüre girdiğini görenler. Her hikâyeden sonra üzerine konuştuk, Erdem için üzüldük. Yıllar sonra Erdem’in ablası bir gurbetçiyle evlenip, Almanya’ya gitti. Erdem’de bir akrabasıyla evlenip mahalleden taşındı. Babası ise yalnız içip, yalnız öldü.
       Unuttuğumu sandığım bu hikâye, beni seneler sonra yine bir oyun sırasında, Kadıköy’de bir bilardo salonunda yakaladı. İş arkadaşlarımla akşam mesai çıkışında oyun oynamaya karar verdik. Arkadaşım masadaki topları öyle bir alanda topladı ki, bana sayı yapma şansı bırakmadı, “pes” diyerek ıstakayı masaya attım. Sigara içme alanına çıktım. Uzun caddedeki insanları izlemeye başladım. Yürüyen kalabalığın içerisinde Erdem’i gördüm. Yanında eşi vardı. Bir elini montunun cebine koymuş, diğer eliyle eşinin omuzundan sıkıca kavramış. Babasının yazgısından kaçar gibi. Başı yine öne eğikti. İki kaşının ortasındaki çizgiye, diğerleri de eklenmişti. Yaşadığımız onca yıldan sonra hepimizin yüzüne de atılmıştı o çizgiler: kayıplar, bekleyişler, kaybedişler, yanılgılar ve kederle birlikte…

Yazıyı nasıl buldunuz?

Oy için yıldıza tıkla!

Ortalama Oy / 5. Oy Sayısı

Oyu yok

We are sorry that this post was not useful for you!

Let us improve this post!

Tell us how we can improve this post?

Paylaşarak destek olabilirsiniz!
Previous Post

Birinci Dünya Savaşında Bir Er / Galip Uçar

Emrah

Emrah

01.08.1985 İstanbul Üsküdar doğumluyum. İlk, ortaokul ve liseyi İstanbul Üsküdar’da okudum. Erzurum Atatürk Üniversitesi Adalet bölümü mezunuyum. Eskişehir Anadolu Üniversitesi Radyo ve TV Programcılığı bölümü devam ediyor. Bir hukuk bürosunda avukat asistanı olarak çalışıyorum.

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

No Result
View All Result

Hakkımızda

Kibele Kültür Sanat Logo

Kibele Kültür Sanat

Merhaba sevgili okur.

Mitolojide Tanrıların anası olarak bilinen Tanrıça Kibele’nin anaç, üretken, hayatın devamını sağlayan özelliklerinin uğruna inandık. Ve onun adını kullanıp Kibele Sanat olarak edebiyatta biz de varız dedik. Edindiğimiz misyonla amacımız; bizden önceki kalem ustalarımızın bayrağını, gelecek kuşaklara ulaştırmak. Çünkü edebiyat dünya tarihini içinde barındıran devasa bir ansiklopedidir… Devamını Oku

Arşivler

  • Temmuz 2026
  • Haziran 2026
  • Mayıs 2026
  • Nisan 2026
  • Mart 2026
  • Şubat 2026
  • Ocak 2026
  • Aralık 2025
  • Kasım 2025
  • Ekim 2025
  • Eylül 2025
  • Ağustos 2025
  • Temmuz 2025
  • Haziran 2025
  • Mayıs 2025
  • Nisan 2025
  • Mart 2025
  • Şubat 2025
  • Ocak 2025
  • Aralık 2024
  • Kasım 2024
  • Ekim 2024
  • Eylül 2024
  • Ağustos 2024
  • Temmuz 2024
  • Haziran 2024
  • Mayıs 2024
  • Nisan 2024
  • Mart 2024
  • Şubat 2024
  • Aralık 2023
  • Eylül 2023
  • Ağustos 2023
  • Temmuz 2023

Kibele Kültür Sanat Logo

Kategoriler

  • Anlatı
  • Araştırma
  • Deneme
  • Genel
  • Hakkımızda
  • İnceleme
  • Kitap İncelemeleri
  • Masal
  • Öykü
  • Roman
  • Röportaj
  • Şiir
  • Sinema
  • Sizden Gelenler
  • Söyleşi
  • Tiyatro
  • Yeni Çıkanlar

Son Yazılar

  • KAYIP ANNE
  • Birinci Dünya Savaşında Bir Er / Galip Uçar
  • Çocuk Kitabı Yazmak: Bir Hikâye Kurmaktan Çok, Bir Çocuğun Dünyasına Misafir Olmaktır
  • Kalp Hırsızı
  • Çöp Kamyonu

Copyright 2023 - 2025 Haziran K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi All Right Reserved. Developer by Fedora Bilişim Teknolojileri İnternet Danışmanlık Hizmetleri Basım Yayın Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi. Bu sitede yayınlanan ses, görüntü, yazı içeren bilgi ve belge, hiçbir şekilde kullanılamaz, izinsiz kopyalanamaz. Tüm hakları K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi'ne aittir.

KİBELE Abone
No Result
View All Result
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Dergiler
  • Galeri
  • E-Dergi
  • Yazılar
    • Edebiyat
      • Şiir
      • Roman
      • Öykü
      • Deneme
      • İnceleme
      • Anlatı
      • Araştırma
    • Kitaplar
      • Kitap İncelemeleri
      • Yeni Çıkanlar
    • Tiyatro
    • Sinema
  • Yazarlar
  • İletişim
  • Üye Ol

Copyright 2023 - 2025 Haziran K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi All Right Reserved. Developer by Fedora Bilişim Teknolojileri İnternet Danışmanlık Hizmetleri Basım Yayın Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi. Bu sitede yayınlanan ses, görüntü, yazı içeren bilgi ve belge, hiçbir şekilde kullanılamaz, izinsiz kopyalanamaz. Tüm hakları K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi'ne aittir.