Karanlık çökerken içime her gece,
Ruhum savruluyor sonsuz bilinmeze.
Baharda bin yaprak soldu bu tende,
Meleklerin payı yok bu hikâyede.
Puslu yüzün düşte, şiirde görünür,
Zihnim bir bilmece, içten içe çürür.
Şair mezarıdır loş kütüphaneler,
Sessizliğe gömük bütün heceler.
Umut dedin bana, inan ki kalmadı,
Gözyaşım yerine yağmurlar ağladı.
Sönmüş bir ateş var hâlâ küllerimde,
Hatıran yankılanır her bir köşemde.
Fırsat varken sustuk, kırıldık sessizce,
Yandık, kül olduk hep kederden derince.
Uyan bu rüyadan, son kez bak yüzüme,
Gitmeden dünyadan bırak bir nişane.


