(Metin Altıok’a)
Sadece bir şairdi. Aslında şair olmak, her şey olabilmenin başlangıcıydı belki de kim bilir. Hiçbir suçu günahı yoktu. En azından diri diri yakılmayı hak edecek hiçbir suçu yoktu. Olamazdı da…
1941 yılında Bergama’da dünyaya geldi. Ankara Dil Tarih Fakültesi Felsefe bölümünden mezun oldu. Felsefe öğretmenliği yaptı uzun yıllar. Resimle uğraştı. Şiir yazdı. İnsana ölümü ve ötesini anlattı. Belki de kendi sonunu yazıyordu usulca bilmeden…
Bir şiirinde şöyle diyordu. “Beni hoyrat bir makasla, eski bir fotoğraftan oydular.” Sezen Aksu’dan dinlediğimiz “Ah Kavaklar” şarkısının sözleri ona aitti.
Yaşasaydı kim bilir daha ne şiirler yazacaktı. Artık cennet ilahileri yazıyordur dinleyenlere…
Henüz 52 yaşındaydı. Yıl 1993. Aylardan Temmuz. Yer Sivas. Madımak Oteli. O kara leke. O kara gün. Bir memleketin insanlığını yitirdiği gün. Sözüm ona; inanmanın şeytanlığa nasıl eriştiğini canlı canlı gösteren karanlık…
İçeride saz çalmaktan, şiir yazmaktan, türkü söylemekten başka hiçbir suçu olmayan onlarca aydın vardı. Gerisini biliyorsunuz zaten. O oteldeki insanlar kapıları kapatılarak, diri diri yakıldılar. Metin Altıok yaralı kurtuldu. Tabi buna kurtulmak dersek. Yoğun bakımı anıldı hemen. Bir gece sonra da dayanamadı acılarına. 1993 yılında aramızdan ayrıldı.
Kurtulan azıcık insanın arasında Aziz Nesin’de vardı. Peki, Aziz Nesin nasıl kurtuldu biliyor musunuz? Hele ki; çoğu gelenin öncelikle onu yakmak istediğini düşünürsek. Bir kin, bir kötülük nasıl böylesi ete kemiğe bürünür? Bunu yapan nasıl aynada kendi yüzüne bakabilir? İnsanım diye nasıl seslenebilir?
Aziz Nesin’i bulunduğu yerde herkesin sevdiği bir komisere benzetiyorlar ve o hengamede, tam seçemedikleri için, tutup aşağı bırakıyorlar Aziz Nesin’i.
Ve bu sayede kurtuluyor usta. Ama ondan sonra bir daha kendine gelemiyor. O günü hiç unutamıyor. Kitaplarında o günleri detaylıca anlatmıştı zaten. Çok canımı yanmıştı. Nasıl yanmasın ki… Ve Aziz Nesin’de iki yıl sonra 6 Temmuz 1995 yılında aramızdan ayrıldı. Dostlarına kavuştu. Mezarı bilinmiyor. Ailesi dışında kimse…
Bu güzel insanlar göçüp gittiler. Herkes umarım rahatlamıştır. Artık yoklar. Aslında sonsuzlar. Ölümsüzler… Ve sonsuza kadar yaşayacaklar.
Son dizeyi Metin usta tamamlasın isterseniz.
“Benli günleri sil istersen. Geriye sen kaldın işte.”



