Mucize için başvurdum.
Önce bir asa istediler. Çocukluğumdan kalma bir dal verdim. Kabul etmediler.
“Bu fazla kırılmış,” dediler.
Musa’yı sordular.
“Tanımıyorum,” dedim.
“Tanımanız gerekmiyor,” dediler, “sadece yanınızda olması yeterli.”
Deniz için ayrıca dilekçe gerekiyormuş.
Üç nüsha.
Biri kendime, biri kuruma, üçüncüsü dosyaya konmak üzere.
Ertesi gün yeniden gittim.
Deniz yoktu. Yerine bir göl buldum.
“Aynı işlemi görür mü?” diye sordum.
Memur başını kaldırmadan “Mucizelerde muadil kabul etmiyoruz,” dedi.
Asa’ya Musa, Musa’ya deniz gerek.
Evraklar tamamlandı.
“Mucize talebiniz reddedilmiştir.”
Yazan bir kâğıt verdiler.
Sebep kısmı bomboştu.
Yıllar sonra dosyam tekrar açıldı.
“Mucize onaylandı,” dediler.
Benimse geçmek istediğim deniz kalmamıştı…


