her yağmur damlasının
yarısının sevinç
yarısının hüzün ve
göz yaşına dönüştüğü
eylül yağmuru
tıkladı penceremi
eylül ayı yazdan
ben evden terk
sık sık hasta annemi
döven babam
ayrılmama neden oldu evden
üzgün ve kırılgan
düşünceli yürüyen
kız çocuğunun
üstüne bastıkça
ayaklarını şefkatle örten
sonbaharda sararan
yapraklarını taşıyamayıp
sarı sarı yere döken
hangi ağaçtı o
nem tütsüsü kokan koruda
anne öldü
ortada kaldı babam
senelerce aramasa da
evladı değil miyim ben
ilgilenmek istedim
çaldım zili açtı kapıyı
soluk benizli babam
aradan çok sene geçti
bir merhaba desin
tanısın istedim
bu kez Alzheimer idi
fırsat vermeyen



