Betona gül dikilmez
Bilirim
Ellerinde kaç diken kesiği
Yara
Ah güvercin uçurdum
Ayrı ayrı diller konuşan
Aya doğru uçtu
Ayla rengi birdi
Görülmez oldu
Korktu elbet o da
Sığındı bir buluta
Saklandı sakındı kendini
Sense
Uzanmış sırtında acılar ve yükleri
Bense
Belki rahat bir döşekte
Yahut
Sallanan bir ranzada
Ufacık bir pencerede
Aynı bulutu ve ayı görerek
Aynı coğrafyaların seyrinde
Gönülde bin kırık
Bin biri ekleme derdinde
Bir akarsu yatağında
Bir ağaç gölgesinde
Bir dağın sarpında
En nihayetinde bir caddenin
Yoğunluğu içinde
En sessiz ve sakin halimle
Kavuşma hayalinde
Bir kere tutsam da elini
Hiç bırakmasam derdinde
O şehirler
O kasabalar
O köyler
Ve yıkık evler
Ve sular altındaki sokaklar
Ve mezarlıkların harabe halleri
Her şeyi takıp da bir uçurtmanın kuyruğuna
O koca bulutla
Takas etsek
Güvercin dönse göğüne
Hepsi yerleşse saklısına
Bereket bereket yağsalar
Bir zaman sonra
Bizden çok uzakta
Uzak olsa
Olmasalar bir daha
Güvercin uçsa

