• Destek
  • Üye Ol
  • Yazar Girişi
  • Abone Ol
0 553 423 00 17 kibelekulturs@gmail.com
Kibele Kültür Sanat Dergisi | Hayatı Doğuran Sanat  |  Hatice DÖKMEN
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Dergiler
  • Galeri
  • E-Dergi
  • Yazılar
    • Edebiyat
      • Şiir
      • Roman
      • Öykü
      • Deneme
      • İnceleme
      • Anlatı
      • Araştırma
    • Kitaplar
      • Kitap İncelemeleri
      • Yeni Çıkanlar
    • Tiyatro
    • Sinema
  • Yazarlar
  • İletişim
  • Üye Ol
No Result
View All Result
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Dergiler
  • Galeri
  • E-Dergi
  • Yazılar
    • Edebiyat
      • Şiir
      • Roman
      • Öykü
      • Deneme
      • İnceleme
      • Anlatı
      • Araştırma
    • Kitaplar
      • Kitap İncelemeleri
      • Yeni Çıkanlar
    • Tiyatro
    • Sinema
  • Yazarlar
  • İletişim
  • Üye Ol
No Result
View All Result
Kibele Kültür Sanat Dergisi | Hayatı Doğuran Sanat  |  Hatice DÖKMEN
No Result
View All Result
Home Öykü

Onun Hikâyesi / Eyüp Toru

1. Bölüm

Eyüp Toru by Eyüp Toru
1 Temmuz 2026
in Öykü
0
Onun Hikâyesi / Eyüp Toru
0
SHARES
5
VIEWS
Share on FacebookShare on Twitter

Nereden başlamalı onun hikayesini anlatmaya? En başından mı yoksa? En
başından başlarsam eğer, ne kadar sürer onun acılarının, hikayesinin en cafcaflı
yerine gelmesine? Belki de kitabın ortasından başlamalı her şeye. Kıvırmadan,
süslü sözler söylemeden, ne olduysa olanı tastamam anlatarak. O zaman sağlam
bir hikâye olur mu peki? İnsanlar acıların bile estetik ölçülerde olmasını
bekliyor günümüzde. Nasıl yenildiğini süslü kelimelerle, üstüne basa basa
anlatmanı istiyor. “Sonunda kaybet ama sonuna kadar direnmiş ol.” Direnecek
gücü olmayanların hikayeleri ne olacak peki? Onlar bu dünyaya ne için geldiler
öyleyse? Hikayesi olmayan bir insan olabilir mi? Hikayelerini bile anlatmaya
değer değiller mi onlar? En çok bağıranın haklı olduğu, en iyi kelimeleri bulanın
şair olduğu, doğru sözcükleri doğru yerde söyleyenlerin siyasetçi olduğu bir yer
küre burası. Geriye kalan herkes, her şey figüran başkasının hikayesinde. Ve
herkes; hikayesi olan için cansiperane mücadele ediyor her zaman. Onun
hikayesi güzelleşince mutlu oluyor. Kendi ruhu paramparça dağılmışken üstelik.
Artık insanlar hiçbir zaman “neden” diye sormuyorlar. Soru sormadan geçen bir
yaşam, yaşanmış bir yaşam olabilir mi sizce?
Anlatmaya değer değil biliyorum ama yine de anlatacağım onun hikayesini.
Nasılsa okunmayacak, en azından bir beyaz kâğıdın üzerinde kalsın acıları. Bir
ruhu olsun yaşadıklarının. Görmezden geldiğimiz milyarlarca ruhtan birisi
olsun.
Yoksul bir gecekondu semtinde doğdu. Altı çocuklu ailenin son çocuğu olarak.
En büyük iki ablasını hiç görmedi. Denilen o ki; henüz bir yaşındayken en
büyük ablası sıtmadan, diğeri de üç yaşındayken yüksek ateşten ölmüş.
Tek göz bir odada büyüdü. Soba her gün yanmazdı. Zira odun alacak paraları
yoktu. Babaları akşamları tahta çalı çırpı toplamaya çıkar onları yakarlardı.
Tamamen tesadüfü olarak ölmeden büyüdü. Ne doktora gidecek paraları ne de
çocuklarına bakacak durumları vardı ailenin. Çokluktan güç aldıkları için

olmuştu bütün çocuklar. Diğer üç ağabeyi, babaları ile çöp toplar, onları da
satarlardı. Kazandıkları tek sermaye buydu. Devlet sekiz yıllık eğitimi zorunlu
tutmuş, tüm okul yaşındaki çocuklar mecburen okula gitmek zorundaydı.
Hayatında ilk kez şans onun yüzüne gülmüştü. Derme çatma şeylerle ve sınıf
öğretmeninin gayretleriyle defteri çantası önlüğü oldu. Hemen çözdü okuma
yazmayı, kırmızı kurdeleyle ödüllendirildi. İlk okulu başarıyla bitirdiği gün
babasını öldürdüler. Söylenen o ki; bir alacak meselesi yüzünden kodaman
birisiyle aralarında tartışma çıkıyor ve tartışma kodamanın, babalarını silahla
öldürmesiyle sona eriyor. Kodaman aileye bir miktar para verip şikayetçi
olmamalarını istiyor. Aile çaresiz bunu kabul ediyor. Dava, mahkeme vs
sonunda kodaman hapse girmeden nefsi müdafaa kapsamında suçsuz bulunuyor.
Babasız kalmıştı… Size onun adını söylemedim. Sahi adı neydi onun?
Kendisine sorsanız o da zor bulurdu adını. Adı Seyit idi. Bir anlamı olmadan,
öylesine, o an gelişine bulunan sıradan bir isim işte.
Ağabeyleri ile birlikte çöp toplamaya başladı. Bulduğu eski gazetelere şiirler
yazardı sürekli. Yazmayı, özellikle şiiri çok seviyordu. Anlatmak istiyordu
içinden geçenleri. Bunca yıl biriktirdiği her ne varsa hepsini yazıya dökmek
istiyordu. O diğerlerine benzemiyordu. Ancak şartlar usul usul onu da
diğerlerine benzetecekti. Bunun çözümü veyahut başka bir çaresi yoktu.

 

Birinci Bölümün Sonu

Yazıyı nasıl buldunuz?

Oy için yıldıza tıkla!

Ortalama Oy / 5. Oy Sayısı

Oyu yok

We are sorry that this post was not useful for you!

Let us improve this post!

Tell us how we can improve this post?

Paylaşarak destek olabilirsiniz!
Previous Post

Pastel Tonlar / Funda Kılıç

Next Post

Evdeyim Ya / Günay Oktay

Eyüp Toru

Eyüp Toru

1981 yılında İstanbul'da doğdu. İlk ve orta okulu buradan tamamladıktan sonra memleketi olan Antalya'ya yerleşti. 1998 yılında amatör bir tiyatro topluluğuna girdi. Bir çok yerel radyoda programlar yaptı. 1998 yılından bu yanadır özel, amatör ve kamu tiyatrolarında oyuncu ve yazar olarak çalışmaktadır. 2011 yılında S.DÜ Güzel Sanatlar Fakültesi Sahne Sanatları Dramatik Yazarlık Ana Sanat Dalını kazandı ve buradan 2015 yılında mezun oldu. Necmettin Erbakan ve Selçuk ünivesitesi Sinema bölümlerinde senaryo dersleri verdi. 2016 yılından bu yanadır da Konya Şehir Tiyatrolarında Yazar, dramaturg olarak görev almaktadır.

Next Post
Evdeyim Ya / Günay Oktay

Evdeyim Ya / Günay Oktay

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

No Result
View All Result

Hakkımızda

Kibele Kültür Sanat Logo

Kibele Kültür Sanat

Merhaba sevgili okur.

Mitolojide Tanrıların anası olarak bilinen Tanrıça Kibele’nin anaç, üretken, hayatın devamını sağlayan özelliklerinin uğruna inandık. Ve onun adını kullanıp Kibele Sanat olarak edebiyatta biz de varız dedik. Edindiğimiz misyonla amacımız; bizden önceki kalem ustalarımızın bayrağını, gelecek kuşaklara ulaştırmak. Çünkü edebiyat dünya tarihini içinde barındıran devasa bir ansiklopedidir… Devamını Oku

Arşivler

  • Temmuz 2026
  • Haziran 2026
  • Mayıs 2026
  • Nisan 2026
  • Mart 2026
  • Şubat 2026
  • Ocak 2026
  • Aralık 2025
  • Kasım 2025
  • Ekim 2025
  • Eylül 2025
  • Ağustos 2025
  • Temmuz 2025
  • Haziran 2025
  • Mayıs 2025
  • Nisan 2025
  • Mart 2025
  • Şubat 2025
  • Ocak 2025
  • Aralık 2024
  • Kasım 2024
  • Ekim 2024
  • Eylül 2024
  • Ağustos 2024
  • Temmuz 2024
  • Haziran 2024
  • Mayıs 2024
  • Nisan 2024
  • Mart 2024
  • Şubat 2024
  • Aralık 2023
  • Eylül 2023
  • Ağustos 2023
  • Temmuz 2023

Kibele Kültür Sanat Logo

Kategoriler

  • Anlatı
  • Araştırma
  • Deneme
  • Genel
  • Hakkımızda
  • İnceleme
  • Kitap İncelemeleri
  • Masal
  • Öykü
  • Roman
  • Röportaj
  • Şiir
  • Sinema
  • Sizden Gelenler
  • Söyleşi
  • Tiyatro
  • Yeni Çıkanlar

Son Yazılar

  • Boşluk Diyagramı / Elif Gürbüz
  • Temassız Özgürlük / Elif Gürbüz
  • Evdeyim Ya / Günay Oktay
  • Onun Hikâyesi / Eyüp Toru
  • Pastel Tonlar / Funda Kılıç

Copyright 2023 - 2025 Haziran K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi All Right Reserved. Developer by Fedora Bilişim Teknolojileri İnternet Danışmanlık Hizmetleri Basım Yayın Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi. Bu sitede yayınlanan ses, görüntü, yazı içeren bilgi ve belge, hiçbir şekilde kullanılamaz, izinsiz kopyalanamaz. Tüm hakları K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi'ne aittir.

KİBELE Abone
No Result
View All Result
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Dergiler
  • Galeri
  • E-Dergi
  • Yazılar
    • Edebiyat
      • Şiir
      • Roman
      • Öykü
      • Deneme
      • İnceleme
      • Anlatı
      • Araştırma
    • Kitaplar
      • Kitap İncelemeleri
      • Yeni Çıkanlar
    • Tiyatro
    • Sinema
  • Yazarlar
  • İletişim
  • Üye Ol

Copyright 2023 - 2025 Haziran K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi All Right Reserved. Developer by Fedora Bilişim Teknolojileri İnternet Danışmanlık Hizmetleri Basım Yayın Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi. Bu sitede yayınlanan ses, görüntü, yazı içeren bilgi ve belge, hiçbir şekilde kullanılamaz, izinsiz kopyalanamaz. Tüm hakları K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi'ne aittir.