• Destek
  • Üye Ol
  • Yazar Girişi
  • Abone Ol
0 553 423 00 17 kibelekulturs@gmail.com
Kibele Kültür Sanat Dergisi | Hayatı Doğuran Sanat  |  Hatice DÖKMEN
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Dergiler
  • Galeri
  • E-Dergi
  • Yazılar
    • Edebiyat
      • Şiir
      • Roman
      • Öykü
      • Deneme
      • İnceleme
      • Anlatı
      • Araştırma
    • Kitaplar
      • Kitap İncelemeleri
      • Yeni Çıkanlar
    • Tiyatro
    • Sinema
  • Yazarlar
  • İletişim
  • Üye Ol
No Result
View All Result
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Dergiler
  • Galeri
  • E-Dergi
  • Yazılar
    • Edebiyat
      • Şiir
      • Roman
      • Öykü
      • Deneme
      • İnceleme
      • Anlatı
      • Araştırma
    • Kitaplar
      • Kitap İncelemeleri
      • Yeni Çıkanlar
    • Tiyatro
    • Sinema
  • Yazarlar
  • İletişim
  • Üye Ol
No Result
View All Result
Kibele Kültür Sanat Dergisi | Hayatı Doğuran Sanat  |  Hatice DÖKMEN
No Result
View All Result
Home Deneme

Pastel Tonlar / Funda Kılıç

funda kılıc by funda kılıc
1 Temmuz 2026
in Deneme
0
Pastel Tonlar / Funda Kılıç
0
SHARES
2
VIEWS
Share on FacebookShare on Twitter

Renkler insanın hayatının amacıdır; nasıl yaşadığımızı, zevkli mi, rüküş mü, sıradan mı, frapan mı, içine kapanık mı yoksa dışa dönük mü olduğumuzu belirten doneler verir.

Tabii giydiğimiz kıyafetler, kullandığımız aksesuarlar değişkendir; fiziki yapımıza göre de şekillenebilir. Kendi adıma çok canlı renkleri severim. Eğer fiziki yapım bir hayli

göze batmamış olsaydı parıl parıl disko topunun yansıttığı o canlı renk skalasının en göz alıcı renklerine ait bir gardırop edinirdim. Cafcaflı lacivert, çingene pembesi, eflatun,

mor, civciv sarısı, portakal rengi, nar çiçeği ve daha nicesi…

​Yazarken bile içimi kuş cıvıltılı kırlarda, olanca geniş arazide, yeşil ipek halının üzerindeki fundalıklarda hissettirdi. Şimdi ise kıyafetlerde pastel tonlar, yorgun renkler ve sıradışı

modeller hakim. İlla

kısıtlı kesime hitap eden modacılar da mevcut.

 

Geleneksel yapıya sahip, kişiliğinden ödün vermeyen, mazisinden hoşnut nesiller için üretim yapanlar da var. Elli sene öncesi herkesin evinde bulunan o büyük çiçekli perde

modellerinden ve anneannemizin basma eteklerinin kumaşından kıyafet üreten ünlü moda duayenleri yok mu? Onlar bile gizliden geçmişe olan özlemlerini gün yüzüne

çıkarmıyorlar mı?

​Canlı renklerin bahsi bile titreşim olarak yansıdı; bam telime dokunmuş gibi kalbimin ritmini değiştirdi. Mayıs ayının ılık nefesini hissettiğim evimin penceresinde, içime dolan coşku

ile gri binalarla örülü yaşam alanımdan çıkma isteğimi perçinledi. Kendimi polen uçuşan, ıtırlı kokuların havaya yaydığı enfes aromayı solumak için açık havaya atmak istedim.

Büyük şehrin keşmekeşinde, nadir bulunan

yeşil alan örtüsü kaplı mesire alanlarına gitmeyi istedim.

 

Hani çok leziz yemek kokuları duyunca iştah kabarır da yemeği bir an önce tadıp o hazza ulaşmak istersiniz ya…

​Şimdi renkler benim ruhumda o iştahı kabartıp ağzımın suyunu akıttı. Ne yazık ki kırlık alanlarda tabiatı insan eliyle bozduğumuzdan mütevellit pek çeşit kalmadı.

Özellikle her tarlaya yayılan gelincikler, nesli kesilmek üzere olan bir biyotop örneği oldu. Çocukluğumuzda seyahate çıkarken, insan eli değmeyen yerlerde uçsuz

bucaksız gelincik tarlaları görürdük. Papatyalar yeşil örtü üzerine serilmiş bulutlar gibi uzanırdı. Şimdilerde parmakla sayılacak kadar az kaldılar. Okul pikniklerinde

papatya öbeklerinden taç yapıp, o bahar neşesi yüzüne yansıyan kırmızı yanaklı prensesler kadar şen, etrafta salınırdık. Koşturup nefes nefese

 

kahkahalar atarak; çocukluk anılarımızı ağaç kabuklarına yazar gibi hafızamıza kazırdık.

​Şimdilerde sayılı papatyalardan tek taç yapıp, yarışma kraliçesi seçer gibi bir tek kız çocuğunun başına takıp -ki sanırım öğretmenin gözdesi olan çalışkan öğrenciden başkası olmazdı

– diğer çocuklar arasında haksız rekabete mahal verip hırslarını alevlendirmekten öteye geçemezdik. Yazdıklarıma bakınca, geçmişe özlem duyan bir yetişkin olarak hep örneklerimi bu yönde

şekillendirdiğimi fark ediyorum. Bu da yazılarımı, kıyaslama yapabilecek oldukça sınırlı bir kitleye hitap eder hale getiriyor.

​Şimdiki çocuklar kıyaslama yapamadan, bilmedikleri bir haz dünyasında kendilerine ait bir şey bulamayacaklar ki. Hafta sonu yüzlerce lira otopark ücreti, mangal ve masa kirası ödeyen

ebeveynleriyle pikniğe gitseler; malum marka kulaklık, tablet ve telefondan başlarını kaldıramıyorlar.

 

Etraf onları artık ilgilendirmiyor. Elektrik kesilse, şarj etme olanağı kalmasa; oksijen tüpü biten yoğun bakım hastası gibi bitkisel hayata girecekler. Top peşinde koşmak, ip atlamak,

hamakta ya da salıncakta sallanmak, “yağ satarım bal satarım” oynamak; tozlu masal kitaplarının sayfalarındaki birer cümleden ibaret kalacaklar, az kaldı.

​Teknolojik aletlerin geliştirdiği çocuklar silikon vadisine hapsolmuş gibiler. (Keşke gerçek bir vadi olsaydı.)

Hep üzgün, agresif suratlar… Birçoğu isterik olmuş, teknolojiye doyumsuz bebekler. Şirin, sevimli oyuncakların yerini ürkünç yaratıklar almış; kapış kapış popüler kültür malzemesi olmuşlar.

Saman alevi gibi bir moda oluyor, hurra ana babalar mağazalarda kuyruk; o bahsi geçen güncel ucubeyi arıyor. Bir an hücum ediliyor, sonra sabun köpüğü misali puf diye kayboluyor.

 

Süt kokulu bebeklerin çıngırakları tarih olmuş, oyuncak müzelerinin raflarını süslüyor. Yakında bisikletler de o müzede topların, misketlerin, kızma biraderlerin ve seksek şablonlarının yanında

yerini alacak gibi.

​Rahmetli annem hep bizi kınardı: “Siz de çocukluk mu yaşıyorsunuz? Bizim çocukluğumuz çok güzeldi,” diye. Ben de sokakta her türlü eğlenceli oyunu oynayan 80’li yıllar çocuğu olarak buna

anlam veremezdim. Kim bilir nasıl bir çocukluk yaşamıştı ki hafızasında derin bir hoşnutluk bırakmıştı… Benim çocuklarım ise sokakta o keyifli oyun sistemini ucundan yakalayıp hazzını almış son

nesil oldular. Torunlarımız ise mavi ekran karşısında pembe tenleri mora çalan; ruhsuz, mutsuz çocuklar olma yolunda hızla ilerliyorlar

Yazıyı nasıl buldunuz?

Oy için yıldıza tıkla!

Ortalama Oy / 5. Oy Sayısı

Oyu yok

We are sorry that this post was not useful for you!

Let us improve this post!

Tell us how we can improve this post?

Paylaşarak destek olabilirsiniz!
Previous Post

Bu Çağın Derdi / Yıldız Kurt

Next Post

Onun Hikâyesi / Eyüp Toru

funda kılıc

funda kılıc

Next Post
Onun Hikâyesi / Eyüp Toru

Onun Hikâyesi / Eyüp Toru

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

No Result
View All Result

Hakkımızda

Kibele Kültür Sanat Logo

Kibele Kültür Sanat

Merhaba sevgili okur.

Mitolojide Tanrıların anası olarak bilinen Tanrıça Kibele’nin anaç, üretken, hayatın devamını sağlayan özelliklerinin uğruna inandık. Ve onun adını kullanıp Kibele Sanat olarak edebiyatta biz de varız dedik. Edindiğimiz misyonla amacımız; bizden önceki kalem ustalarımızın bayrağını, gelecek kuşaklara ulaştırmak. Çünkü edebiyat dünya tarihini içinde barındıran devasa bir ansiklopedidir… Devamını Oku

Arşivler

  • Temmuz 2026
  • Haziran 2026
  • Mayıs 2026
  • Nisan 2026
  • Mart 2026
  • Şubat 2026
  • Ocak 2026
  • Aralık 2025
  • Kasım 2025
  • Ekim 2025
  • Eylül 2025
  • Ağustos 2025
  • Temmuz 2025
  • Haziran 2025
  • Mayıs 2025
  • Nisan 2025
  • Mart 2025
  • Şubat 2025
  • Ocak 2025
  • Aralık 2024
  • Kasım 2024
  • Ekim 2024
  • Eylül 2024
  • Ağustos 2024
  • Temmuz 2024
  • Haziran 2024
  • Mayıs 2024
  • Nisan 2024
  • Mart 2024
  • Şubat 2024
  • Aralık 2023
  • Eylül 2023
  • Ağustos 2023
  • Temmuz 2023

Kibele Kültür Sanat Logo

Kategoriler

  • Anlatı
  • Araştırma
  • Deneme
  • Genel
  • Hakkımızda
  • İnceleme
  • Kitap İncelemeleri
  • Masal
  • Öykü
  • Roman
  • Röportaj
  • Şiir
  • Sinema
  • Sizden Gelenler
  • Söyleşi
  • Tiyatro
  • Yeni Çıkanlar

Son Yazılar

  • Boşluk Diyagramı / Elif Gürbüz
  • Temassız Özgürlük / Elif Gürbüz
  • Evdeyim Ya / Günay Oktay
  • Onun Hikâyesi / Eyüp Toru
  • Pastel Tonlar / Funda Kılıç

Copyright 2023 - 2025 Haziran K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi All Right Reserved. Developer by Fedora Bilişim Teknolojileri İnternet Danışmanlık Hizmetleri Basım Yayın Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi. Bu sitede yayınlanan ses, görüntü, yazı içeren bilgi ve belge, hiçbir şekilde kullanılamaz, izinsiz kopyalanamaz. Tüm hakları K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi'ne aittir.

KİBELE Abone
No Result
View All Result
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Dergiler
  • Galeri
  • E-Dergi
  • Yazılar
    • Edebiyat
      • Şiir
      • Roman
      • Öykü
      • Deneme
      • İnceleme
      • Anlatı
      • Araştırma
    • Kitaplar
      • Kitap İncelemeleri
      • Yeni Çıkanlar
    • Tiyatro
    • Sinema
  • Yazarlar
  • İletişim
  • Üye Ol

Copyright 2023 - 2025 Haziran K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi All Right Reserved. Developer by Fedora Bilişim Teknolojileri İnternet Danışmanlık Hizmetleri Basım Yayın Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi. Bu sitede yayınlanan ses, görüntü, yazı içeren bilgi ve belge, hiçbir şekilde kullanılamaz, izinsiz kopyalanamaz. Tüm hakları K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi'ne aittir.