EBEDİ GÖÇ
Kağıt kesiği gibi,acıtan,kanatan,sancıtan
Bir kimsesizlikti benimkisi
Bilmezlerdi
İçim hazan mevsimi;dışım çiçeklenen bir bahardı
Hüzün maskesinin ardında gizliydi gözyaşım,
Bilmezlerdi
Biçare bir göçebelikti benimkisi
Hiçbir yere ve hiç kimseye ait olamamaktan mütevellit
“Tebdili mekanda ferahlık vardır” derlerse, inanmayın
Nereye göç ederse etsin
Yüreğinin yüklerini, beraberinde götürüyor insan
Acı, mekan ve zaman tanımıyor çoğu kez
Ebedi göç vakti geldiğinde
Ufukta batan son akşam güneşinden,bulutlar tutuşup yandı
Kızıla boyandı gökyüzü
Bembeyaz karlar altında
Yalnızlık kefeniyle defnettim, kendi kendimi
İçimde ukte kalan yaşanmamışlıkların nişanesi
Gülleri,serdiler üzerime
Masum çocukluğumdu
Son demde gözlerimin önünden geçen
Nihayet buldu ömür
Sonsuzluğa açılan kapının ardında bıraktım
Yüreğimin tüm yüklerini.

