Ben isimsiz bir çocuğum.
Adım daha ağzıma konmadan gökyüzü parçalandı.
Harflerim dağıldı toprağa, annemin sesi yarım kaldı.
Ve bir çocuğun kaderi, bir patlamanın içine sıkıştı.
Ben isimsiz bir çocuğum.
Oynamayı öğrenmeden enkazı ezberledim.
Ellerim oyuncak tutmadı.
Ellerim sessizliği tuttu.
Taşlar ağırdı.
Suskunluk bir çocuğun omzuna yakışmayacak kadar ağırdı.
Ben isimsiz bir çocuğum.
Gece bana masal anlatmadı.
Gece beni aldı.
Yıldızlar gözlerime bakamadı.
Gökyüzü başını çevirdi.
Çünkü bir çocuğun ölümüne bakmak göğe bile fazla geldi.
Ben isimsiz bir çocuğum.
Ayakkabımın biri yolda kaldı diğeri zamanın içinde kayboldu.
Koşmayı bilirdim ama kaçmayı öğrendim.
Çünkü savaş çocuklara önce kaçmayı öğretir.
Sonra büyümeye fırsat tanımaz.
Ben isimsiz bir çocuğum.
Beni sayıya çevirdiler.
Soğuk bir cümlenin sonuna koydular.
Ben üşüyordum.
Bir çocuğun üşümesi hiçbir haber bültenine sığmaz.
Hiçbir kelime o titremeyi taşıyamaz.
Ben isimsiz bir çocuğum.
Korktum ama korkum bile yarım kaldı.
Ağladım sesim duvarlardan geri döndü.
Savaş bir çocuğun ağlayışını bile iade eder bu dünyaya.
Ben isimsiz bir çocuğum.
Adım yok belki ama acımın bir yankısı var.
Toprağın altından değil insanlığın kalbinden sesleniyorum.
Bir çocuk öldüğünde savaş kazanmaz.
Sadece dünya biraz daha karanlık olur.
Ben isimsiz bir çocuğum.
Ve siz adımı bulana kadar hiçbir barış gerçek olmayacak.



