• Destek
  • Üye Ol
  • Yazar Girişi
  • Abone Ol
0 553 423 00 17 kibelekulturs@gmail.com
Kibele Kültür Sanat Dergisi | Hayatı Doğuran Sanat  |  Hatice DÖKMEN
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Dergiler
  • Galeri
  • E-Dergi
  • Yazılar
    • Edebiyat
      • Şiir
      • Roman
      • Öykü
      • Deneme
      • İnceleme
      • Anlatı
      • Araştırma
    • Kitaplar
      • Kitap İncelemeleri
      • Yeni Çıkanlar
    • Tiyatro
    • Sinema
  • Yazarlar
  • İletişim
  • Üye Ol
No Result
View All Result
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Dergiler
  • Galeri
  • E-Dergi
  • Yazılar
    • Edebiyat
      • Şiir
      • Roman
      • Öykü
      • Deneme
      • İnceleme
      • Anlatı
      • Araştırma
    • Kitaplar
      • Kitap İncelemeleri
      • Yeni Çıkanlar
    • Tiyatro
    • Sinema
  • Yazarlar
  • İletişim
  • Üye Ol
No Result
View All Result
Kibele Kültür Sanat Dergisi | Hayatı Doğuran Sanat  |  Hatice DÖKMEN
No Result
View All Result
Home Öykü

Yoksulluğa Ağıt / Eyüp Toru

Eyüp Toru by Eyüp Toru
2 Ocak 2026
in Öykü
0
Yoksulluğa Ağıt / Eyüp Toru
0
SHARES
14
VIEWS
Share on FacebookShare on Twitter

Herkes gibi yaşıyorlardı. Yoksulluk sınırının altında, açlık sınırının ise birazcık üstünde. Baba işçi emeklisiydi ve artık dinlenmesi gerekiyordu. Lakin ne mümkün. Çalışmaya, çabalamaya devam ediyordu. Evde üç boğaz onun eline bakıyordu. Bugün de değil üstelik kırk yıldır…

Emekli olduktan sonra şantiyede gece bekçiliği yapmaya başladı. Geceleri ıssız olurdu oralar. Onu koruyacak tek şey; olmayan şansı ve kullanmasını bile bilmediği beylik tabancasıydı.

İki evladı vardı. Kızı evlendi sonra çocukla birlikte eşinden şiddet gördüğü için baba ocağına döndü. Eski damatları, kızlarının peşini bırakmıyordu. Açlık korkusu, damat korkusu, adını bile bilmedikleri başka bir sürü korkuyla yaşayıp gidiyorlardı. Buna yaşamak denirse tabi… Oğlu üniversite mezunuydu. Hukuk alanında sürekli dereceye giren işsiz bir mezun. Sürekli mülakatlarda eleniyordu. Nedenini biliyorlardı aslında. İnanmaktan ve Tanrıya sığınmaktan başka şansları yoktu. Çocuklarının geleceksiz gelecekleri, babanın aklını ruhunu kemirip duruyordu. “Ah keşke” diyordu içinden. “Keşke onlar için bir şeyler yapabilseydim. Zamanında bu kadar çok çalışacağıma, birkaç yukarılarda adam tanısaydım, şimdi bunlar başımıza gelmezdi. Ah benim şu eşek kafam” diye dövünüp duruyordu.

Çaresizlik nedir bilir misiniz? Hiç çaresini bildiğiniz halde hiçbir şey yapmadan öylece durmak zorunda kaldınız mı? “Çaresizlik; insanı ölüme götüren en hızlı araçtır. “O gece olacak olan da buydu zaten…

Bir dostundan aldığı takım elbiseyle mülakata girmişti yine Hilmi. Yine elendi. Elenme nedeni olarak, üzerindekilerinin özensiz olduğu gerekçesi sunuldu. Durumları itibariyle takım elbise alacak parası, paraları yoktu. Akşam yemeğinde onu teselli etmeye çalıştı ailesi, ancak kimsenin zerre gücü kalmamıştı. Sessizce hiç konuşmadan yemeklerine bakıyorlardı. Yemek dediğime bakmayın. Patates yemeği ve tahrana çorbası. Bazılarına otantik gelebilir bu menü. Bazıları ne kadar organik besleniyorlar diyebilir. Yıllarca aynı ve benzeri yemekleri yiyince, pek bir organikliği kalmıyor doğrusu. Bu şeye benziyor. Sobalı evleri huzur veren yerler olarak görenlerin, “ah burada ne güzel kestane pişirilir” diyenlerin, iki kez kömür taşıdıklarında oradan hızlıca kaçacakları kesinken, ahkam kesmeye devam etmelerine benziyor. Zenginlerin, fakirliğe yalancı övgüleri gibi. Gel yaşa dersin, hemen kaçarlar.

O gece yemekte kimse konuşmadı. Konuşacak bir şey kalmamıştı artık. Ellerinde avuçlarında dualar vardı yalnızca. Sanki dualar yemek masasından yere düşüyor, göğe yükselmiyor gibiydi. Onları duyan yok gibiydi. Bu duygu, Hilmi’yi ölüme bir adım daha yaklaştırıyordu. Şimdilik farkında değildi o kadar… Kim bilir belki de farkındaydı.

Kısık sesle, kimsenin duymayacağı şekilde bir şey söyleyip duruyordu içinden. Sonra bu ses usulca artmaya başladı. Bir anda ayağa kalktı Hilmi. Etrafına, ailesine baktı. Yeğeninin masum yüzüne dokundu usulca. “Bu böyle olmayacak. Benim Allah’la konuşmam lazım” diyerek yan odaya geçti. Kimse anlam verememişti bu gerçekten de anlamsız konuşmaya. Birbirlerinin yüzüne çaresizce baktılar. Haliyle çaresizliği de çaresiz bakmayı da iyi biliyorlardı. Baba yerinden kalktı. Oğlunun yanına gidip durumu öğrenmek istedi. Gelen sesle sandalyesine yığıldı. İçeriden bir el silah sesi duyuldu.

Hilmi babasının tabancasıyla intihar etmişti. Tek bir tesellileri vardı. Bir daha hiçbir zaman mülakatta elenmeyecekti Hilmi.

Yazıyı nasıl buldunuz?

Oy için yıldıza tıkla!

Ortalama Oy / 5. Oy Sayısı

Oyu yok

We are sorry that this post was not useful for you!

Let us improve this post!

Tell us how we can improve this post?

Paylaşarak destek olabilirsiniz!
Previous Post

Kapı Çalınmadan Önce / Umut Çolak

Next Post

Kalpler Birliği / Dilara Pınar Arıç

Eyüp Toru

Eyüp Toru

1981 yılında İstanbul'da doğdu. İlk ve orta okulu buradan tamamladıktan sonra memleketi olan Antalya'ya yerleşti. 1998 yılında amatör bir tiyatro topluluğuna girdi. Bir çok yerel radyoda programlar yaptı. 1998 yılından bu yanadır özel, amatör ve kamu tiyatrolarında oyuncu ve yazar olarak çalışmaktadır. 2011 yılında S.DÜ Güzel Sanatlar Fakültesi Sahne Sanatları Dramatik Yazarlık Ana Sanat Dalını kazandı ve buradan 2015 yılında mezun oldu. Necmettin Erbakan ve Selçuk ünivesitesi Sinema bölümlerinde senaryo dersleri verdi. 2016 yılından bu yanadır da Konya Şehir Tiyatrolarında Yazar, dramaturg olarak görev almaktadır.

Next Post
Kalpler Birliği / Dilara Pınar Arıç

Kalpler Birliği / Dilara Pınar Arıç

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

No Result
View All Result

Hakkımızda

Kibele Kültür Sanat Logo

Kibele Kültür Sanat

Merhaba sevgili okur.

Mitolojide Tanrıların anası olarak bilinen Tanrıça Kibele’nin anaç, üretken, hayatın devamını sağlayan özelliklerinin uğruna inandık. Ve onun adını kullanıp Kibele Sanat olarak edebiyatta biz de varız dedik. Edindiğimiz misyonla amacımız; bizden önceki kalem ustalarımızın bayrağını, gelecek kuşaklara ulaştırmak. Çünkü edebiyat dünya tarihini içinde barındıran devasa bir ansiklopedidir… Devamını Oku

Arşivler

  • Ocak 2026
  • Aralık 2025
  • Kasım 2025
  • Ekim 2025
  • Eylül 2025
  • Ağustos 2025
  • Temmuz 2025
  • Haziran 2025
  • Mayıs 2025
  • Nisan 2025
  • Mart 2025
  • Şubat 2025
  • Ocak 2025
  • Aralık 2024
  • Kasım 2024
  • Ekim 2024
  • Eylül 2024
  • Ağustos 2024
  • Temmuz 2024
  • Haziran 2024
  • Mayıs 2024
  • Nisan 2024
  • Mart 2024
  • Şubat 2024
  • Aralık 2023
  • Eylül 2023
  • Ağustos 2023
  • Temmuz 2023

Kibele Kültür Sanat Logo

Kategoriler

  • Anlatı
  • Araştırma
  • Deneme
  • Genel
  • Hakkımızda
  • İnceleme
  • Kitap İncelemeleri
  • Masal
  • Öykü
  • Roman
  • Röportaj
  • Şiir
  • Sinema
  • Sizden Gelenler
  • Söyleşi
  • Tiyatro
  • Yeni Çıkanlar

Son Yazılar

  • HIRSIN YALNIZ GELECEĞİ
  • Orkestra
  • HEDİYE/LEYLA GÜR
  • Adaletin Sessiz Kaldığı O Yer / Derya UYGUN CAN
  • Sükûnet : Gölgelerden Yükselen Sessizlik

Copyright 2023 - 2025 Haziran K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi All Right Reserved. Developer by Fedora Bilişim Teknolojileri İnternet Danışmanlık Hizmetleri Basım Yayın Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi. Bu sitede yayınlanan ses, görüntü, yazı içeren bilgi ve belge, hiçbir şekilde kullanılamaz, izinsiz kopyalanamaz. Tüm hakları K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi'ne aittir.

KİBELE Abone
No Result
View All Result
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Dergiler
  • Galeri
  • E-Dergi
  • Yazılar
    • Edebiyat
      • Şiir
      • Roman
      • Öykü
      • Deneme
      • İnceleme
      • Anlatı
      • Araştırma
    • Kitaplar
      • Kitap İncelemeleri
      • Yeni Çıkanlar
    • Tiyatro
    • Sinema
  • Yazarlar
  • İletişim
  • Üye Ol

Copyright 2023 - 2025 Haziran K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi All Right Reserved. Developer by Fedora Bilişim Teknolojileri İnternet Danışmanlık Hizmetleri Basım Yayın Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi. Bu sitede yayınlanan ses, görüntü, yazı içeren bilgi ve belge, hiçbir şekilde kullanılamaz, izinsiz kopyalanamaz. Tüm hakları K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi'ne aittir.