• Destek
  • Üye Ol
  • Yazar Girişi
  • Abone Ol
0 553 423 00 17 kibelekulturs@gmail.com
Kibele Kültür Sanat Dergisi | Hayatı Doğuran Sanat  |  Hatice DÖKMEN
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Dergiler
  • Galeri
  • E-Dergi
  • Yazılar
    • Edebiyat
      • Şiir
      • Roman
      • Öykü
      • Deneme
      • İnceleme
      • Anlatı
      • Araştırma
    • Kitaplar
      • Kitap İncelemeleri
      • Yeni Çıkanlar
    • Tiyatro
    • Sinema
  • Yazarlar
  • İletişim
  • Üye Ol
No Result
View All Result
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Dergiler
  • Galeri
  • E-Dergi
  • Yazılar
    • Edebiyat
      • Şiir
      • Roman
      • Öykü
      • Deneme
      • İnceleme
      • Anlatı
      • Araştırma
    • Kitaplar
      • Kitap İncelemeleri
      • Yeni Çıkanlar
    • Tiyatro
    • Sinema
  • Yazarlar
  • İletişim
  • Üye Ol
No Result
View All Result
Kibele Kültür Sanat Dergisi | Hayatı Doğuran Sanat  |  Hatice DÖKMEN
No Result
View All Result
Home Şiir

UNUTMABENİNİN ANIMSA(N)MASI (ÜÇÜNCÜ DURUMUN OLANAKLILIĞI)

Gökhan Çağlayan

Dingin by Dingin
6 Haziran 2026
in Şiir
0
0
SHARES
8
VIEWS
Share on FacebookShare on Twitter

 

UNUTMABENİNİN ANIMSA(N)MASI

(ÜÇÜNCÜ DURUMUN OLANAKLILIĞI)

“Ah Bayan Ramsey! diye sessizce seslendi, teknenin yanında oturmuş öze, kişinin ondan yaptığı özete, bozlara bürünmüş kadına, gitmiş olduğu, sonra gitmişken geri geldiği için ona sövüyormuşçasına. Onu düşünme öyle güven-verici gelmişti ona. (…)/ ‘Bu ne anlamına gelir? Bütün bunları nite açıklarsınız?’ demek istedi gene Bay Karmaykıl’a dönerek./ Bu neydi öyleyse? Bu ne anlamına gelirdi? (…) Hiçbir güvenlik yok muydu? Yeryüzünün yollarını belleme hiç yok muydu? Kılavuz yok muydu, barınak yok muydu. Gelgelelim hepi tansık mıydı, bir kulenin tepesinden havaya atlama mıydı? Yaşlıca kişiler için bile yaşam bu muydu?: korkutup şaşırtan, beklenmedik, bilinmeyen bir nen. Bir kıpı için ikisi de şimdi burada, demek çimlikte ayağa kalkıp yaşamın neden böyle kısa olduğuna, neden böyle açıklanamaz bulunduğuna ilişkin bir açıklama isterse, bunu kendilerinden hiçbir nenin saklanmaması gereken, büsbütün donanmış iki kişinin konuşabildiği gibi yeğin bir biçimde söylerse, güzelliğin kendisini açığa vuracağını, yerlerin dolacağını, o boş süslerin biçime gireceğini; yeterince yüksek sesle bağırırlarsa Bayan Ramsey’in döneceğini duydu. ‘Bayan Ramsey!’ dedi yüksek sesle, ‘Bayan Ramsey!’ Gözyaşları yüzünden aşağı akıyordu.”

                                                                                                                             Vircinya Vulf (Işıkevi’ne)

 

Tan sökümünü tanyerinde tanyeliyle bekleyen Seher Akkurt’a…

 

Ben bütün savaşlardan yenik çıktım!

Gönlümün bozgunları olup çıktı olanca savaşımım.

Birileri vardı, bilirdim.

Ancak, bulamazdım kimseciği, bil(e)mezdiniz siz.

Sonunda kalımsızlık kalırdı kala kala.

Bir de, kimsesizlik kalırdı yanıbaşımda bütün o yaman mı yaman

geceler boyunca.

O batası gidişle gönlüm bile kal(a)mazdı, bunu da bilirdim; bense

gönülsüzlüğe kalamazdım, o kesin.

 

Ben bütün savaşlardan yenik çıktım!

Gecelerim ağılaşıp gündüzlerim gece olunca

ıslanmaya başlamıştı ıssız mı ıssız kaldırımlar ıpıssız gönlümün

kanlı gözyaşlarıyla.

Dışarıdaki kötücül, tiksinç kalabalar yaşamı öldüredururken

gönlümün “sonsuz üzünç süremi” kaplayıvermişti bütün evreni,

bunu nite unuturum ben!

Neden sonra  “Bir gün gelecek mi?!” diye sorduğumdaysa

kimse yanıt ver(e)memişti bana; gerçekte kimse yoktu da; dahası,

yoktu, var ol(a)mayacaktı gün mün ondan sonra.

 

Ben bütün savaşlardan yenik çıktım!

Ötedeyse başka savaşlar var yalnızca.

Şimdi savaş alanlarında ölü gönüller yatıyor kan içinde, kırılıp

yıkılmış düşlerle, söndürülmüş özlemlerle, umutlarla yan yana,

koyun koyuna.

Kapkaranlık göğümüzde uçuşan ölücül kargalar, çığlık çığlığa

gülüşüyor pis pis; dahası, bu alçak düzensizliğinin kopkoyu

karanlığı yağıyor gökten üstümüze durmaksızın.

“Yapyanlışlık üzere yaşan(a)maz!” diyor biri umutsuzca kendi

unutulmuş yaşamsızlığında; tek bir gönül kurşunuyla

öldürülüveriyor o da.

Of, biz kurtulmalıyız bu bataktan a tansıklar tansığı sevi;

kurmalıyız “gönül ülkesi”ni yeryüzünde çok geç olmadan!

Yoksa “yokluk” dışında hiçbir nen kalmayacak bütün bu

sözümona varolanlardan. (Besbelli bize bütün gereken gözleri

kapkara bin ilkyaz devrimcisi. [Başka-türlü kurtulası değil

“kurtuluş” kurtulamazlıktan!])

                                                                                           

                                                                                  2026 Bozayı

                                                                                     Seyhan

(İletişim için..: yedigir@hotmail.com.)

Yazıyı nasıl buldunuz?

Oy için yıldıza tıkla!

Ortalama Oy / 5. Oy Sayısı

Oyu yok

We are sorry that this post was not useful for you!

Let us improve this post!

Tell us how we can improve this post?

Paylaşarak destek olabilirsiniz!
Previous Post

Mahallenin Sesleri / Zehra Karaköse

Next Post

Papatya

Dingin

Dingin

ÖZGEÇMİŞ 1976’da, Adana’da doğdum. İlkokulu, ortaokulu, ortaüstokulu özdeş yerleşekte bitirdim. Çukurova Üstokulu Tutumsal, Yönetsel Bilimler Kolu İşletme Bölümünün 1998 çıkışlısıyım. 1999’da, Amasya’da “kısa dönem eğitim çavuşu” olarak görev yaptım. 2015’te başladığım Anadolu Üstokulu Açıköğretim Bilimliği Türk Dili ile Yazını Bölümünü 2019’da bitirdim. Adana’da yaşamaktayım. Amasya’dan Adana’ya döndükten sonra bana akça kazandıracak bir iş bulamadım. (Şimdi evde çevirmenlik yaparak ya da ona benzeyen bir iş görerek geçimimi sağlamak üzere arayış içinde bulunuyorum.). Gelgelelim bana göre “yaşama”, gerçek, tek işimizdir; dahası, ben çalışkan, iyilikli bir kişiyimdir, demek boş durmam, yalnızca iyilik yaparım. Nitekim örneğin öteden beri dille, yazınla ilgileniyor; son yıllarda – daha çok – deneme, kısa öykü ile yır yazıyorum. Yad dilim İngilizce, ökdilim Türkçe. Dilimden anlaşılacağı üzere, doğru, öz Türkçe yanlısıyım; dahası, dile en çok özenin gösterilmesi gerektiği kanısındayım. Okuma-yazmanın yeğleştirici, kıvandırıcı, kimileri içinse sağaltıcı etkilerinin var olduğunu pekiyi bilmekteyim. (Özengen dilci-yazıncıyım. 2011’den başlayarak Çağdaş Türk Dili’nde, Kutlu Yazarlar dergisinde, Türk Dili Dergisi’nde, Türkçesi Varken… ağ bölgesinde, Yeni Adana günyazısında… yapıtlarım yayımlandı. [Açıköğretimle ilgili bir yarışmanın okunmacında bir denemem yer aldı.]. 2013’te Elde Var Yalnızlık-adlı öykü okunmacım çıktı. 2015’te Özden Söze adını taşıyan deneme okunmacım yayımlandı. 2016’da Etyemezlik-adlı araştırma-inceleme okunmacım basıldı. Gene 2016’da Umut Yaşamın Öbür Adı adıyla bir anlatı okunmacım çıktı. 2017’de beşinci okunmacım, ikinci öykü okunmacım olan Yazdan Artakalan yayımlandı. 2019 Cumba öykü yarışmasında Yağmur Sıcağı-adlı kısa öykümle “özendirmelik” kazandım. [Söz konusu öykü, o yarışmanın okunmacında bulunmaktadır.]. Okumayı, yazmayı, ayrıca çevirmeyi sürdürüyorum.). Doğa tutkunuyum. Yılkıtüketmezim. Araştırmayı, eleştirel, sağlıklı bir biçimde düşünmeyi, giderek kuram oluşturmayı, gülüntüçizi çizmeyi, ışıkçizi çekmeyi, öğrenmeyi, yürümeyi… severim. Güzelsiz, kötü, yanlış hiçbir nene yoğum. Demek gerekli, yararlı, dokuncasız biriyim; öyle kalacağım. Gökhan Çağlayan 2024 Gücüğü Seyhan

Next Post

Papatya

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

No Result
View All Result

Hakkımızda

Kibele Kültür Sanat Logo

Kibele Kültür Sanat

Merhaba sevgili okur.

Mitolojide Tanrıların anası olarak bilinen Tanrıça Kibele’nin anaç, üretken, hayatın devamını sağlayan özelliklerinin uğruna inandık. Ve onun adını kullanıp Kibele Sanat olarak edebiyatta biz de varız dedik. Edindiğimiz misyonla amacımız; bizden önceki kalem ustalarımızın bayrağını, gelecek kuşaklara ulaştırmak. Çünkü edebiyat dünya tarihini içinde barındıran devasa bir ansiklopedidir… Devamını Oku

Arşivler

  • Haziran 2026
  • Mayıs 2026
  • Nisan 2026
  • Mart 2026
  • Şubat 2026
  • Ocak 2026
  • Aralık 2025
  • Kasım 2025
  • Ekim 2025
  • Eylül 2025
  • Ağustos 2025
  • Temmuz 2025
  • Haziran 2025
  • Mayıs 2025
  • Nisan 2025
  • Mart 2025
  • Şubat 2025
  • Ocak 2025
  • Aralık 2024
  • Kasım 2024
  • Ekim 2024
  • Eylül 2024
  • Ağustos 2024
  • Temmuz 2024
  • Haziran 2024
  • Mayıs 2024
  • Nisan 2024
  • Mart 2024
  • Şubat 2024
  • Aralık 2023
  • Eylül 2023
  • Ağustos 2023
  • Temmuz 2023

Kibele Kültür Sanat Logo

Kategoriler

  • Anlatı
  • Araştırma
  • Deneme
  • Genel
  • Hakkımızda
  • İnceleme
  • Kitap İncelemeleri
  • Masal
  • Öykü
  • Roman
  • Röportaj
  • Şiir
  • Sinema
  • Sizden Gelenler
  • Söyleşi
  • Tiyatro
  • Yeni Çıkanlar

Son Yazılar

  • Arka Plan Sanat Dergisi’nin 43. Sayısında Yazar Suat Altınok İmzası
  • ÖLÜMSÜZLÜK YANILGISIYLA YAŞAYANLAR
  • İklimsizliğin Adı Olmuş
  • AHVAL
  • Sonsuz Işık Altında

Copyright 2023 - 2025 Haziran K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi All Right Reserved. Developer by Fedora Bilişim Teknolojileri İnternet Danışmanlık Hizmetleri Basım Yayın Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi. Bu sitede yayınlanan ses, görüntü, yazı içeren bilgi ve belge, hiçbir şekilde kullanılamaz, izinsiz kopyalanamaz. Tüm hakları K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi'ne aittir.

KİBELE Abone
No Result
View All Result
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Dergiler
  • Galeri
  • E-Dergi
  • Yazılar
    • Edebiyat
      • Şiir
      • Roman
      • Öykü
      • Deneme
      • İnceleme
      • Anlatı
      • Araştırma
    • Kitaplar
      • Kitap İncelemeleri
      • Yeni Çıkanlar
    • Tiyatro
    • Sinema
  • Yazarlar
  • İletişim
  • Üye Ol

Copyright 2023 - 2025 Haziran K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi All Right Reserved. Developer by Fedora Bilişim Teknolojileri İnternet Danışmanlık Hizmetleri Basım Yayın Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi. Bu sitede yayınlanan ses, görüntü, yazı içeren bilgi ve belge, hiçbir şekilde kullanılamaz, izinsiz kopyalanamaz. Tüm hakları K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi'ne aittir.