Aheste aheste sislendi koruluk.
Şimdi eski bir seda tınılar narince.
Nazik bir fısıltı masum bir melodi;
Kanar yavaştan, unuttun mu beni?
Çakır menekşeler kızıllanmış.
Ufak bir geyik inler umutsuzca.
Süzülüp süzülüp melodiye akmış.
Kaplar yavaştan, kazıdın mı beni?
Kasvet kasvete, kasvet kasvet üstüne!
metruk menekşe, menekşe üstüne.
Kurudukça kurudu kar küstü de;
Islanır yavaştan, süzdün mü beni?
Serin mavi soldukça soğudu cesedin.
Şimdi araftır sisli koruluk bir nevi,
Küllü menekşeler koktukça buketin.
Çürüdükçe çürüdü geyiğin pis eti!
Hatırlar yavaştan, üzdün mü beni?
Hatırladıkça hatrım düşer boşluğa,
Piksel piksel kanlı pencereden.
Çalınmış günahlar melek tüyünden,
Grilenir yavaştan; sildin mi beni?


