• Destek
  • Üye Ol
  • Yazar Girişi
  • Abone Ol
0 553 423 00 17 kibelekulturs@gmail.com
Kibele Kültür Sanat Dergisi | Hayatı Doğuran Sanat  |  Hatice DÖKMEN
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Dergiler
  • Galeri
  • E-Dergi
  • Yazılar
    • Edebiyat
      • Şiir
      • Roman
      • Öykü
      • Deneme
      • İnceleme
      • Anlatı
      • Araştırma
    • Kitaplar
      • Kitap İncelemeleri
      • Yeni Çıkanlar
    • Tiyatro
    • Sinema
  • Yazarlar
  • İletişim
  • Üye Ol
No Result
View All Result
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Dergiler
  • Galeri
  • E-Dergi
  • Yazılar
    • Edebiyat
      • Şiir
      • Roman
      • Öykü
      • Deneme
      • İnceleme
      • Anlatı
      • Araştırma
    • Kitaplar
      • Kitap İncelemeleri
      • Yeni Çıkanlar
    • Tiyatro
    • Sinema
  • Yazarlar
  • İletişim
  • Üye Ol
No Result
View All Result
Kibele Kültür Sanat Dergisi | Hayatı Doğuran Sanat  |  Hatice DÖKMEN
No Result
View All Result
Home Öykü

Sessizliğin Bastıramadığı Sesler / Asena Atar

Asena Atar by Asena Atar
29 Nisan 2026
in Öykü
0
Sessizliğin Bastıramadığı Sesler / Asena Atar
0
SHARES
47
VIEWS
Share on FacebookShare on Twitter
Tolstoy’un Evreninde Yolunu Arayan Adam
Lev, uzun zamandır kendi odasının dört duvarı arasına kapanmıştı. Dış dünya, hayatın o bitmez
telaşı, bütün bunlar ona artık ağır geliyordu. Her zamanki gibi yemeğini odasında yiyeceğini
söyledi ve rahatsız edilmek istemediğini belirterek oda hizmetçisini gönderdi. Daktilonun
başına geçti ve yazmaya başladı. Uzun zamandır üzerinde çalıştığı kitabı nihayet tamamlamak
üzereydi. Bitirdiği zaman çok ses getirecekti; bunu biliyordu. İçinde, en derinde hissediyordu.
Yazarken kendini tamamen kaptırıyor, sanki kendi yarattığı dünyada yaşıyordu. Zaman
anlamını yitiriyor, sadece yazarken var oluyordu. Her sahnede karakteriyle gülüyor, onlarla
ağlıyordu. Bu, onun için sanki başka bir evrende yaşamak gibiydi. Günlerdir dinlenmeden
yazıyordu. Uyumuyordu, hatta yemek bile yemiyordu. Tek düşündüğü, yazısıyla bir olmaktı.
Gece boyunca uykusuz kaldığı için bedeni ağrıyor, her yeri tutuluyordu. Ancak sabah olunca
bunu fark ediyordu. Odası kilitli olduğu için hizmetçi yemeğini kapıya bırakıp hiç ses
çıkarmadan geri gidiyordu. Ertesi gün geldiğinde yemeği aynı yerde buluyor, bu da hizmetçiyi
efendisi için endişelendiriyordu.
Yine bir gün yemeği almaya gitmişti ki içeriden konuşma sesleri geldiğini duyunca çok şaşırdı.
Efendisi, hiçbir gürültü istemediğini net bir şekilde söylemişti oysaki. Merakla kapıya yaklaştı
ve dinlemeye başladı. Efendisi birisiyle konuşuyordu. Günlerdir içeride tek başınaydı. Kiminle
konuşabilirdi ki? Acaba deliriyor mu? diye düşündü.
“Neler oluyor içeride?” diye kendi kendine mırıldanırken birden aklına bir fikir geldi. Kapıdaki
anahtar deliğinden bakmak için eğildiği anda kapı hızlıca açıldı. Korkuyla yerinden sıçradı.
Kalbi büyük bir gürültüyle atıyordu. Elini kalbine götürdü, sesini susturmak ister gibi üzerine
bastırdı.
“Ne yapıyorsun burada!” diye gürledi efendisi.
“Ben… ben şey…” diyebildi, başka bir şey bulamadı.
“Rahatsız edilmek istemediğimi söylememiş miydim! Ne arıyorsun burada? Yoksa beni mi
izliyordun?”
“Yok efendim, olur mu öyle şey! Ben yemeğinizi almaya geldim. İçeriden bir ses geldiğini
duydum. Sessizlik istediğiniz için de meraklandım,” diyebildi.
Hızlıca olduğu yerden kalktı ve eteklerini toplayarak merdivenlerden inmeye başladı.
Arkasından kapanan kapının sesini duydu. Derin bir “oh” çekti ve olduğu yerde oturdu. Ne
yaşandı öyle? diye düşündü. Bu olanları kimseye anlatmamaya karar verdi ama içi içini
yiyordu.
Ertesi gün yemeği almak için odaya yeniden gittiğinde kapıyı açık buldu. Yemeği alıp
gitmeliydi ama yapamadı. İçindeki merakına yenildi ve odaya sessizce girdi. Efendisi, masanın
üstüne başını koymuş, hüngür hüngür ağlıyordu.
Korkuyla, “İyi misiniz?” dedi.
Efendisi kafasını kaldırdı:
“Öldü, Anna Karenina öldü!” dedi ve tekrar ağlamaya başladı.
Hizmetçinin kafası iyice karışmıştı. Anna Karenina kimdi? Neden ölmüştü? Efendisi bunu
nereden biliyordu? Günlerdir odasında değil miydi? Aklındaki sorularla orada dikilmeye
devam ederken efendisi, “Çık dışarı!” dedi.
Kafasını yerden kaldırdı ve “Öldü, öldü!” diye bağırmaya başladı.
“Onun ölmesi ne demek biliyor musun? Ben de artık yaşayamam!” dedi ve kızı kolundan
tuttuğu gibi dışarı koydu, kapıyı kapattı.
“İnsanın en büyük trajedisi, kendi gerçekliğinden kaçmasıdır,” diye kendi kendine konuşmaya
başladı.
“İçimdeki acının tarifi yok,” dedi. “Anna, benim içimden bir parçaydı ve o artık yaşamıyor.
Onun olmadığı bir dünyada ben ne yaparım!” diye olduğu yere yığıldı.
Birden zihninin içindeki ses kendini yeniden gösterdi:
“Yeniden yaratırsın!”
Kafasını yerden kaldırdı ve etrafına bakındı.
“Kimsin sen?” diye bağırdı.
“Ben senin bastırdığın sesinim,” dedi. “Merak etme, delirmiyorsun. Ayağa kalk.”
“Her sona eren hayat, bir başka yaşamın başlangıcıdır,” diye devam etti. “Anna artık yok ama
sen varsın ve dünya, senin yaratacaklarını bekliyor!” dedi ve sustu.
Lev, oturduğu yerde öylece dururken birden kendi yazdığı söz aklına geldi. Boşluğa bakarken,
“Büyük acılar, büyük değişimlerin habercisidir,” diye mırıldandı.
“Yeniden başlamalıyım,” dedi ve odadan çıktı.

Yazıyı nasıl buldunuz?

Oy için yıldıza tıkla!

Ortalama Oy / 5. Oy Sayısı

Oyu yok

We are sorry that this post was not useful for you!

Let us improve this post!

Tell us how we can improve this post?

Paylaşarak destek olabilirsiniz!
Previous Post

Hoşgeldiniz Çocuklar / Vareste Aydın

Next Post

Geçmişin Yankısı / Ömer Ulufer

Asena Atar

Asena Atar

Next Post
Geçmişin Yankısı / Ömer Ulufer

Geçmişin Yankısı / Ömer Ulufer

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

No Result
View All Result

Hakkımızda

Kibele Kültür Sanat Logo

Kibele Kültür Sanat

Merhaba sevgili okur.

Mitolojide Tanrıların anası olarak bilinen Tanrıça Kibele’nin anaç, üretken, hayatın devamını sağlayan özelliklerinin uğruna inandık. Ve onun adını kullanıp Kibele Sanat olarak edebiyatta biz de varız dedik. Edindiğimiz misyonla amacımız; bizden önceki kalem ustalarımızın bayrağını, gelecek kuşaklara ulaştırmak. Çünkü edebiyat dünya tarihini içinde barındıran devasa bir ansiklopedidir… Devamını Oku

Arşivler

  • Mayıs 2026
  • Nisan 2026
  • Mart 2026
  • Şubat 2026
  • Ocak 2026
  • Aralık 2025
  • Kasım 2025
  • Ekim 2025
  • Eylül 2025
  • Ağustos 2025
  • Temmuz 2025
  • Haziran 2025
  • Mayıs 2025
  • Nisan 2025
  • Mart 2025
  • Şubat 2025
  • Ocak 2025
  • Aralık 2024
  • Kasım 2024
  • Ekim 2024
  • Eylül 2024
  • Ağustos 2024
  • Temmuz 2024
  • Haziran 2024
  • Mayıs 2024
  • Nisan 2024
  • Mart 2024
  • Şubat 2024
  • Aralık 2023
  • Eylül 2023
  • Ağustos 2023
  • Temmuz 2023

Kibele Kültür Sanat Logo

Kategoriler

  • Anlatı
  • Araştırma
  • Deneme
  • Genel
  • Hakkımızda
  • İnceleme
  • Kitap İncelemeleri
  • Masal
  • Öykü
  • Roman
  • Röportaj
  • Şiir
  • Sinema
  • Sizden Gelenler
  • Söyleşi
  • Tiyatro
  • Yeni Çıkanlar

Son Yazılar

  • Meyvesiz Ağaç / Funda Kılıç
  • Camdan Erkekler / Selcen Gezgin
  • On İkiye On Kala / Günay Oktay
  • Marifet / Duru Karaaslan
  • Kısa ve Öz / Eyüp Toru

Copyright 2023 - 2025 Haziran K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi All Right Reserved. Developer by Fedora Bilişim Teknolojileri İnternet Danışmanlık Hizmetleri Basım Yayın Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi. Bu sitede yayınlanan ses, görüntü, yazı içeren bilgi ve belge, hiçbir şekilde kullanılamaz, izinsiz kopyalanamaz. Tüm hakları K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi'ne aittir.

KİBELE Abone
No Result
View All Result
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Dergiler
  • Galeri
  • E-Dergi
  • Yazılar
    • Edebiyat
      • Şiir
      • Roman
      • Öykü
      • Deneme
      • İnceleme
      • Anlatı
      • Araştırma
    • Kitaplar
      • Kitap İncelemeleri
      • Yeni Çıkanlar
    • Tiyatro
    • Sinema
  • Yazarlar
  • İletişim
  • Üye Ol

Copyright 2023 - 2025 Haziran K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi All Right Reserved. Developer by Fedora Bilişim Teknolojileri İnternet Danışmanlık Hizmetleri Basım Yayın Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi. Bu sitede yayınlanan ses, görüntü, yazı içeren bilgi ve belge, hiçbir şekilde kullanılamaz, izinsiz kopyalanamaz. Tüm hakları K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi'ne aittir.