• Destek
  • Üye Ol
  • Yazar Girişi
  • Abone Ol
0 553 423 00 17 kibelekulturs@gmail.com
Kibele Kültür Sanat Dergisi | Hayatı Doğuran Sanat  |  Hatice DÖKMEN
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Dergiler
  • Galeri
  • E-Dergi
  • Yazılar
    • Edebiyat
      • Şiir
      • Roman
      • Öykü
      • Deneme
      • İnceleme
      • Anlatı
      • Araştırma
    • Kitaplar
      • Kitap İncelemeleri
      • Yeni Çıkanlar
    • Tiyatro
    • Sinema
  • Yazarlar
  • İletişim
  • Üye Ol
No Result
View All Result
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Dergiler
  • Galeri
  • E-Dergi
  • Yazılar
    • Edebiyat
      • Şiir
      • Roman
      • Öykü
      • Deneme
      • İnceleme
      • Anlatı
      • Araştırma
    • Kitaplar
      • Kitap İncelemeleri
      • Yeni Çıkanlar
    • Tiyatro
    • Sinema
  • Yazarlar
  • İletişim
  • Üye Ol
No Result
View All Result
Kibele Kültür Sanat Dergisi | Hayatı Doğuran Sanat  |  Hatice DÖKMEN
No Result
View All Result
Home Genel

Şehrin Görünmezleri.

Gizem Yenikler . Gizem Yenikler
26 Ekim 2026
. Genel
0
0
SHARES
1
VIEWS
Share on FacebookShare on Twitter

Büyük şehir, uzaktan bakıldığında binlerce rengin, milyonlarca hareketli noktanın oluşturduğu devasa bir ışıltı denizidir. Ancak bu denizin kıyısına vuranlar, onun aslında ne kadar soğuk ve uçsuz bucaksız bir çöl olduğunu yalnızca geceyarısından sonra anlarlar. Suna da o insanlardan biriydi. Yıllar önce daha iyi bir hayat kurma umucuyla geldiği bu metropolde, şimdi devasa bir kulenin yirminci katındaki stüdyo dairesinde, zamanın durduğu bir adada yaşıyordu.

Gündüzleri hayat akıp giderdi. Metro istasyonlarındaki insan dalgaları, otobüs duraklarındaki sabırsız bekleyişler, ofisteki klavye sesleri ve kahve makinelerinin etrafında dönen anlamsız sohbetler… Suna bu kalabalığın içinde görünmez bir hayalet gibi yürürdü. Kimse onun gözlerindeki yorgunluğu, ruhundaki o derin sessizliği fark etmezdi. Metropol, insanlara bir arada yaşama vaadi sunarken, aslında onları birbirine en çok yabancılaştıran mekânların başında geliyordu. Herkes kendi hikayesinin kahramanı, başkalarının ise sadece bulanık birer silüetiydi.

Akşam olup da dairenin çelik kapısı arkasından kapandığında, dışarıdaki o gürültülü mahşer yerini sağır edici bir sessizliğe bırakırdı. Suna anahtarı portmantoya bırakır, paltosunu çıkarır ve mutfağa geçerdi. Çay suyunun kaynamasını beklerken pencereden dışarıyı izlerdi. Aşağıda akmaya devam eden trafik, uzaktan karınca hareketliliği gibi görünürdü. O anlarda içine oturan o ağır his, sadece bir kimsesizlik değil, şehrin bizzat kendisinin yarattığı o devasa yalnızlık duygusuydu. Milyonlarca insanla aynı havayı soluyor, aynı caddelerde yürüyor ama hiç kimseye dokunamıyordu.

Bu şehirde insan, kalabalıklar içinde kaybolmayı, sesini kendi içinde boğmayı öğrenirdi. Telefonun ekranı günlerce ışımaz, kapıyı kargo görevlisinden başka kimse çalmazdı. Suna bazen kendi kendine yüksek sesle konuşur, sonra bu durumdan ürküp hemen susardı. Yalnızlık, zamanla evin içinde dolaşan görünmez bir misafir değil, duvarların rengini alan, eşyalara sinen ağır bir koku gibiydi. Kitaplar okunur, filmler izlenir, müzikler dinlenirdi ama hiçbiri o içerideki boşluğu doldurmaya yetmezdi. Çünkü eksik olan şey dışarıdan bir ses değil, ruhun ruhu tanımasıydı.

Gecenin ilerleyen saatlerinde, dışarıdaki gürültü tamamen dindiğinde, Suna balkona çıkardı. Soğuk gece rüzgarı yüzünü okşarken gökyüzündeki soluk yıldızlara bakardı. Şehrin ışıkları gökyüzünün kısıtlı bir kısmını bile görünmez kılacak kadar parlaktı. O an anlardı ki; büyük şehir, insanı yalnızlaştırmak için tasarlanmış kusursuz bir makinaydı. Ne kadar hızlı koşarsanız koşun, ne kadar kalabalık yerlerde bulunun, günün sonunda yine kendi gölgenizle baş başa kalırdınız.

Derin bir nefes alarak içeri girdi. Yarın yine aynı çark dönecek, yine o kalabalık sokaklarda yürüyüp metroda yer kapmaya çalışacaktı. Ama şimdi, bu sessiz odada, kendi yalnızlığıyla barışmanın, en azından onu kabullenmenin vaktiydi. Lambayı kapatıp yatağına uzandığında, şehrin uzaktan gelen uğultusu ninni gibi kulaklarında çınlıyor, uykunun o şefkatli kolları onu sarana kadar dışarıdaki devasa yalnızlık dışarıda kalıyordu.

Yazıyı nasıl buldunuz?

Oy için yıldıza tıkla!

Ortalama Oy / 5. Oy Sayısı

Oyu yok

We are sorry that this post was not useful for you!

Let us improve this post!

Tell us how we can improve this post?

Paylaşarak destek olabilirsiniz!
Önceki Yazı

İstemsiz Matemi Ölçmek İstemiyorum / Burak Kamrak

Gizem Yenikler

Gizem Yenikler

26 Aralık 1990 tarihinde İzmir’de doğdum. İlköğrenimini Fatih Koleji’nde, lise eğitimini ise İnönü Lisesi’nde tamamladım. Ardından İzmir Ekonomi Üniversitesi Medya ve İletişim Bölümü Habercilik alanından 12 Haziran 2015 tarihinde mezun oldum. Çok iyi derecede İngilizce ve başlangıç düzeyinde İspanyolca biliyorum. Eğitim hayatımın ardından uluslararası geçerliliğe sahip TESOL ve Teaching Practice sertifikalarını alarak profesyonel olarak İngilizce öğretmenliği yapmaya başladım. Roman, şiir, Öykü, yazmayı seviyorum.

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

No Result
View All Result

Hakkımızda

Kibele Kültür Sanat Logo

Kibele Kültür Sanat

Merhaba sevgili okur.

Mitolojide Tanrıların anası olarak bilinen Tanrıça Kibele’nin anaç, üretken, hayatın devamını sağlayan özelliklerinin uğruna inandık. Ve onun adını kullanıp Kibele Sanat olarak edebiyatta biz de varız dedik. Edindiğimiz misyonla amacımız; bizden önceki kalem ustalarımızın bayrağını, gelecek kuşaklara ulaştırmak. Çünkü edebiyat dünya tarihini içinde barındıran devasa bir ansiklopedidir… Devamını Oku

Arşivler

  • Ekim 2026
  • Eylül 2026
  • Ağustos 2026
  • Temmuz 2026
  • Haziran 2026
  • Mayıs 2026
  • Nisan 2026
  • Mart 2026
  • Şubat 2026
  • Ocak 2026
  • Aralık 2025
  • Kasım 2025
  • Ekim 2025
  • Eylül 2025
  • Ağustos 2025
  • Temmuz 2025
  • Haziran 2025
  • Mayıs 2025
  • Nisan 2025
  • Mart 2025
  • Şubat 2025
  • Ocak 2025
  • Aralık 2024
  • Kasım 2024
  • Ekim 2024
  • Eylül 2024
  • Ağustos 2024
  • Temmuz 2024
  • Haziran 2024
  • Mayıs 2024
  • Nisan 2024
  • Mart 2024
  • Şubat 2024
  • Aralık 2023
  • Eylül 2023
  • Ağustos 2023
  • Temmuz 2023

Kibele Kültür Sanat Logo

Kategoriler

  • Anlatı
  • Araştırma
  • Deneme
  • Genel
  • Hakkımızda
  • İnceleme
  • Kitap İncelemeleri
  • Masal
  • Öykü
  • Roman
  • Röportaj
  • Şiir
  • Sinema
  • Sizden Gelenler
  • Söyleşi
  • Tiyatro
  • Yeni Çıkanlar

Son Yazılar

  • Şehrin Görünmezleri.
  • İstemsiz Matemi Ölçmek İstemiyorum / Burak Kamrak
  • Edebiyat Nedir, Ne Değildir?
  • DENİZ
  • Gelsene Ey Sevgili Gurub Vaktinde / Galip Uçar

Copyright 2023 - 2025 Haziran K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi All Right Reserved. Developer by Fedora Bilişim Teknolojileri İnternet Danışmanlık Hizmetleri Basım Yayın Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi. Bu sitede yayınlanan ses, görüntü, yazı içeren bilgi ve belge, hiçbir şekilde kullanılamaz, izinsiz kopyalanamaz. Tüm hakları K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi'ne aittir.

imunify-bot-check
KİBELE Abone
No Result
View All Result
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Dergiler
  • Galeri
  • E-Dergi
  • Yazılar
    • Edebiyat
      • Şiir
      • Roman
      • Öykü
      • Deneme
      • İnceleme
      • Anlatı
      • Araştırma
    • Kitaplar
      • Kitap İncelemeleri
      • Yeni Çıkanlar
    • Tiyatro
    • Sinema
  • Yazarlar
  • İletişim
  • Üye Ol

Copyright 2023 - 2025 Haziran K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi All Right Reserved. Developer by Fedora Bilişim Teknolojileri İnternet Danışmanlık Hizmetleri Basım Yayın Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi. Bu sitede yayınlanan ses, görüntü, yazı içeren bilgi ve belge, hiçbir şekilde kullanılamaz, izinsiz kopyalanamaz. Tüm hakları K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi'ne aittir.