gömülürken başına elleri
sular yarı uykudadır, kaynayarak
bozulur az sonra gecesi
yitiriverir hiç düşünmeden bırakıp,
yüzünde solan yaprak gibidir.
ışıyan güne çevirdiği…
yaslanıp bir ağaca, düşünceli
gövdesi ağır ve üzgün
yalnız büyüyen suskunluğunda gözlerin,
buz gibi uzayan yollar.
unutulup yıllarla giden çocukluğu…
hiç bilemediği kısacık geçerken
göğsünde kıvrılmış ayaz düşleri
mor bir göğün altında
ve vahim yanılgılar içinde
bulutlar ağarken koygun başına
nasıl bir kaçıştır kendine ?
prangalanmış en dipte
avutup yüreğini biçare gülüşlerle
geri gelir mi ki geçip giden mazi…



