• Destek
  • Üye Ol
  • Yazar Girişi
  • Abone Ol
0 553 423 00 17 kibelekulturs@gmail.com
Kibele Kültür Sanat Dergisi | Hayatı Doğuran Sanat  |  Hatice DÖKMEN
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Dergiler
  • Galeri
  • E-Dergi
  • Yazılar
    • Edebiyat
      • Şiir
      • Roman
      • Öykü
      • Deneme
      • İnceleme
      • Anlatı
      • Araştırma
    • Kitaplar
      • Kitap İncelemeleri
      • Yeni Çıkanlar
    • Tiyatro
    • Sinema
  • Yazarlar
  • İletişim
  • Üye Ol
No Result
View All Result
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Dergiler
  • Galeri
  • E-Dergi
  • Yazılar
    • Edebiyat
      • Şiir
      • Roman
      • Öykü
      • Deneme
      • İnceleme
      • Anlatı
      • Araştırma
    • Kitaplar
      • Kitap İncelemeleri
      • Yeni Çıkanlar
    • Tiyatro
    • Sinema
  • Yazarlar
  • İletişim
  • Üye Ol
No Result
View All Result
Kibele Kültür Sanat Dergisi | Hayatı Doğuran Sanat  |  Hatice DÖKMEN
No Result
View All Result
Home Genel

Mürekkebin İkinci tarafı.

Gizem Yenikler by Gizem Yenikler
26 Eylül 2026
in Genel
0
0
SHARES
3
VIEWS
Share on FacebookShare on Twitter

Mürekkebin İkinci Tarafı.

Masasındaki kurşun kalemin ahşap kokusu, burnuna her dolduğunda zihninde uzak, hiç gitmediği ama çok iyi bildiği sokakların çamurunu uyandırıyordu. Edip, otuz yıl boyunca ne zaman bir kağıdın başına otursa aynı tanıdık hisle boğuşurdu: Yazasım gelen şey benim hikayem değil, bir başkasının yarım bıraktığı hayatı.

Parmaklarının arasındaki nasır, kalemi tutuş biçimine uymuyordu. Garip bir tezat vardı; kalemi parmak boğumuyla sıkıştırarak tutuyordu ama sanki ruhu, o kalemi tüy gibi hafif, mürekkepli bir hokka çubuğu gibi tutmaya alışkındı. Gözlerini kapattığında, İstanbul’un sur dışındaki eski bir sahaf dükkanında, gaz lambasının sarı ışığında titreyen ellerini görürdü. 1890’ların rutubetli sonbaharını, ciğerlerine çekiyormuş gibi net hissederdi.

— Yine mi aynı rüya? dedi Selin, elindeki çay kupasını masanın kenarına bırakırken.

Edip, daktilo tuşlarına basar gibi sertçe vurarak yazdığı bilgisayar klavyesinden kafasını kaldırdı.

— Rüya değil Selin. Hatıra. Amasya’da doğdum, İstanbul’a hiç gitmedim, otuz beş yaşımdayım. Ama ben o dükkandaki tozlu ciltlerin kokusunu, 1894’teki o büyük depremde tepeme yıkılan ahşap tavanın ağırlığını biliyorum. Doğduğum gün başladı bu. Ben buraya yeni gelmedim; ben sadece kaldığım yerden devam etmeye çalışıyorum.

Selin hafifçe gülümsedi. Bu kabulleniş, alaycı değil, alışkındı. Edip’in masa çekmecesindeki o eski, sararmış defter yaprağını biliyordu. Edip beş yaşındayken, henüz okuma yazmayı tam sökememişken, eski harflerle çiziktirdiği o karmaşık sembolleri ve “Mihran” ismini…

Edip o gece yine uyuyamadı. İçindeki o bitmeyen huzursuzluk, bitirilmemiş bir cümlenin sonundaki noktayı aramak gibiydi. Reenkarnasyon denilen şey, süslü bir Doğu mistisizmi ya da ruhun ölümsüzlük masalı değildi onun için. Bir hamallıktı. Bir önceki hayattan devralınan bitmemiş hesapların, yarım kalmış sevdaların ve yazılması yarım bırakılmış metinlerin sırtında bıraktığı ağır bir küfe.

Sokağa çıktı. Yağmur ince ince serpiştiriyordu. Bacakları onu zihninin komutuyla değil, kaslarının derinindeki o eski hafızayla sürüklüyordu. Tarihi semtin dar, taş döşeli sokaklarına girdi. Ne zaman o eski ahşap konağın önüne gelse, kalbinin ritmi değişirdi. Bugün o konak restorasyondaydı; dışına iskeleler kurulmuş, tarihi dokusu ortaya çıkarılmak için sıvaları kazınıyordu.

İskelelerin altından geçip konağın bahçe kapısına doğru yürüdü. Kazılan toprağın, ıslak harcın kokusu yükseliyordu. Tam o sırada, restorasyon mimarı olduğu anlaşılan yaşlıca bir adam, elinde fenerle bahçedeki kazı alanında duruyordu.

— Bayım, buraya girmek tehlikeli, dedi adam sesini yükselterek.

Edip adama dönmedi. Gözleri, toprağın altından yeni çıkarılmış, taş bir muhafazanın içindeki metal kutudaydı. Ağır adımlarla kutunun yanına çöktü. Yağmur yüzünü yıkarken, elleri çamurun içindeki metal kapağa gitti. Mimara baktı. Adam engel olmak için adım attı ama Edip’in gözlerindeki o derin, yüzyıllık yorgunluğu görünce olduğu yerde kaldı.

Edip, parmaklarını kutunun paslı kilidine bastırdı. Şifreli bir kilit mekanizmasıydı bu; dört harfli bir Osmanlıca kelime. Edip hiç düşünmeden, zihninde değil, parmaklarının ucundaki o eski ezberle harfleri çevirdi: M-İ-H-R.

Kilit tık diye açıldı.

Kutunun içinde, ceylan derisine sarılmış kalın bir el yazması duruyordu. Derinin köşeleri yanmıştı, deprem gecesinin is kokusu sanki hâlâ üzerindeydi. Edip titreyen elleriyle yazmayı çıkardı. İlk sayfayı açtı. Sayfanın en üstünde, mürekkebin tam ortada aniden bittiği ve kalemin kağıdı yırtarak aşağı doğru keskin bir çizgi çizdiği o son cümle duruyordu:

“Ve mürekkep tükendiğinde, taşın altındaki giz…”

Edip cebinden kendi kurşun kalemini çıkardı. Yıllardır yanında taşıdığı, o ahşap kokulu kalemi. Yüz elli yıl önce yarım kalan o cümlenin hemen yanına, aynı el yazısıyla, aynı eğimle devamını yazdı:

“…giz, bir sonraki nefeste yeniden dile gelir.”

Son noktayı koyduğu anda, içindeki o otuz yıllık uğultu birdenbire dindi. Göğsünü sıkıştıran o ağır küfe, bir kuş hafifliğiyle sırtından kayıp gitti. Yağmur dinmiş, surların arkasından sabahın ilk ışıkları süzülmeye başlamıştı.

Edip kalemi cebine koydu, el yazmasını göğsüne bastırdı ve konağın bahçesinden dışarı çıktı. İlk defa, yürüdüğü sokağın kendi zamanına ait olduğunu hissediyordu. Artık bir başkasının hatırasını taşımıyordu; nihayet kendi hayatının ilk sayfasını açmıştı.

Yazıyı nasıl buldunuz?

Oy için yıldıza tıkla!

Ortalama Oy / 5. Oy Sayısı

Oyu yok

We are sorry that this post was not useful for you!

Let us improve this post!

Tell us how we can improve this post?

Paylaşarak destek olabilirsiniz!
Previous Post

En Eskiden

Gizem Yenikler

Gizem Yenikler

26 Aralık 1990 tarihinde İzmir’de doğdum. İlköğrenimini Fatih Koleji’nde, lise eğitimini ise İnönü Lisesi’nde tamamladım. Ardından İzmir Ekonomi Üniversitesi Medya ve İletişim Bölümü Habercilik alanından 12 Haziran 2015 tarihinde mezun oldum. Çok iyi derecede İngilizce ve başlangıç düzeyinde İspanyolca biliyorum. Eğitim hayatımın ardından uluslararası geçerliliğe sahip TESOL ve Teaching Practice sertifikalarını alarak profesyonel olarak İngilizce öğretmenliği yapmaya başladım. Roman, şiir, Öykü, yazmayı seviyorum.

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

No Result
View All Result

Hakkımızda

Kibele Kültür Sanat Logo

Kibele Kültür Sanat

Merhaba sevgili okur.

Mitolojide Tanrıların anası olarak bilinen Tanrıça Kibele’nin anaç, üretken, hayatın devamını sağlayan özelliklerinin uğruna inandık. Ve onun adını kullanıp Kibele Sanat olarak edebiyatta biz de varız dedik. Edindiğimiz misyonla amacımız; bizden önceki kalem ustalarımızın bayrağını, gelecek kuşaklara ulaştırmak. Çünkü edebiyat dünya tarihini içinde barındıran devasa bir ansiklopedidir… Devamını Oku

Arşivler

  • Eylül 2026
  • Ağustos 2026
  • Temmuz 2026
  • Haziran 2026
  • Mayıs 2026
  • Nisan 2026
  • Mart 2026
  • Şubat 2026
  • Ocak 2026
  • Aralık 2025
  • Kasım 2025
  • Ekim 2025
  • Eylül 2025
  • Ağustos 2025
  • Temmuz 2025
  • Haziran 2025
  • Mayıs 2025
  • Nisan 2025
  • Mart 2025
  • Şubat 2025
  • Ocak 2025
  • Aralık 2024
  • Kasım 2024
  • Ekim 2024
  • Eylül 2024
  • Ağustos 2024
  • Temmuz 2024
  • Haziran 2024
  • Mayıs 2024
  • Nisan 2024
  • Mart 2024
  • Şubat 2024
  • Aralık 2023
  • Eylül 2023
  • Ağustos 2023
  • Temmuz 2023

Kibele Kültür Sanat Logo

Kategoriler

  • Anlatı
  • Araştırma
  • Deneme
  • Genel
  • Hakkımızda
  • İnceleme
  • Kitap İncelemeleri
  • Masal
  • Öykü
  • Roman
  • Röportaj
  • Şiir
  • Sinema
  • Sizden Gelenler
  • Söyleşi
  • Tiyatro
  • Yeni Çıkanlar

Son Yazılar

  • Mürekkebin İkinci tarafı.
  • En Eskiden
  • Eksik Fotoğraf / Selcen Gezgin
  • Özbek Fenomen Yarik SİNG ile Söyleşi / Betül Fırat
  • Derviş ve Çölün Anlattıkları / Eyüp Toru

Copyright 2023 - 2025 Haziran K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi All Right Reserved. Developer by Fedora Bilişim Teknolojileri İnternet Danışmanlık Hizmetleri Basım Yayın Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi. Bu sitede yayınlanan ses, görüntü, yazı içeren bilgi ve belge, hiçbir şekilde kullanılamaz, izinsiz kopyalanamaz. Tüm hakları K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi'ne aittir.

KİBELE Abone
No Result
View All Result
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Dergiler
  • Galeri
  • E-Dergi
  • Yazılar
    • Edebiyat
      • Şiir
      • Roman
      • Öykü
      • Deneme
      • İnceleme
      • Anlatı
      • Araştırma
    • Kitaplar
      • Kitap İncelemeleri
      • Yeni Çıkanlar
    • Tiyatro
    • Sinema
  • Yazarlar
  • İletişim
  • Üye Ol

Copyright 2023 - 2025 Haziran K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi All Right Reserved. Developer by Fedora Bilişim Teknolojileri İnternet Danışmanlık Hizmetleri Basım Yayın Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi. Bu sitede yayınlanan ses, görüntü, yazı içeren bilgi ve belge, hiçbir şekilde kullanılamaz, izinsiz kopyalanamaz. Tüm hakları K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi'ne aittir.