Bu sana son mektubum oğul,
Bundan böyle evvela selam edip,
Sonra hasretle
Kara gözlerinden öpmeyeceğim.
Beklemeyeceğim gayri
Okundu yazan mektuplarını.
Zaten de gözlerim eskisi kadar seçmiyor…
Yazsan da okuyamam ki.
Kız kardeşin de evlendi gitti muhtarın çirkin oğluyla,
Artık ne bulduysa onda.
Hani gittiğin sene,
Seni görmeye gelmiştik ya ananla,
Hani yutkunup yutkunup susmuş
Konuşamamıştın ya…
Çıplak ayaklarından kırmızı gülsuyu sızıyordu,
Suskunluğun dudaklarına bulaşmış
Gözlerin boş boş bakıyordu ya hani.
İşte o günden sonra,
Mezarsız bir ölü yası tutmaya dayanamadı anan.
Söyle hangi dağın ardındasın
Hangi yağmurun gözlerinde mezarın
Bilinmemezlik ten artık usandı yasım.
Bu sana son mektubum oğul,
Kara kızın doğumunu, çilli horozun ötüşünü
Aymayan sabahı beklemeyeceğim artık.
Sen gelme desen bile
Ben çok bile kaldım kendimle.
Pek yakında geleceğim yanına oğul.



