“Yani eğer beni sevmek istiyorsan sevgilim, kendini tutma. Ya da ben yürüyeceğim bu soğuk kasım yağmurunda.”
Her yıl kasım ayında ilk önce zihnimde çalmaya başlıyor. Sonrasında elim telefona gidiyor ve listemden bulup açıyorum. Diğer zamanlar elim bile gitmez o şarkıya. Sadece kasım ayının şarkısıdır benim için “November Rain”.
Guns N’ Roses’ın solisti Axl Rose tarafından yazılan, yaklaşık 9 dakika olan bu şarkı grubun ün kazanmasından çok daha öncesine dayanıyor. Yıllara dayanan yazım süreci, sinematik klibi ile ele alındığında ortaya birbirini tamamlayan dramatik bir hikaye çıkıyor.
Axl Rose, bu şarkının ilk notalarını ve sözlerini efsanevi albümlerinden biri olan, bana göre tabii ki, Appetite for Destruction’ı çıkarmadan seneler evvelinde piyano başında oluşturmaya başladı. Şarkıyı temel olarak ele aldığımızda bitmekte olan bir aşkı, uzaklaşan iki insanı ve bu kopuşun getirmiş olduğu çaresizliği anlatır. Buranın metaforu da şarkının adıdır aslında. Türkçeye çevirdiğimizde “Kasım Yağmuru” anlamına gelen metafor, acıların, o hiç bitmeyecekmiş gibi gelen karanlık zamanların kalıcı olmadığını, ne kadar soğuk ve şiddetli olursa olsun tıpkı sonbahar yağmurları gibi eninde sonunda dineceğini simgeler.
Sonbahar mevsiminin kendi içerisinde barındırdığı ayrı bir romantizm vardır. İlkbahar ve yazdan daha farklıdır bana göre. Sanki ilkbahar ve yazın olan olaylar daha kısa sürecek ve anlamını hemen yitirecekmiş gibi. İlkbahar heveslidir, yaz ise telaşlı. Sonbaharın onlara benzemeyen bir yanı vardır. Daha ağır, daha derin, daha sahici.
Ama Rose’a göre… Sonbaharın da duyguları geçici.
Kasımda aşk başkaydı hani…
Ya da tüm mesele… Aşkın hangi mevsimde başladığı değil de mevsimin değiştiğinde geriye ne kaldığındaydı.
Her mevsim kendi koşullarını da beraberinde getirir. Bazı şeyler yeşerir, bazıları solar, bazılarıysa değişime direnerek varlığını korumaya çalışır.
Mevsimlerin değişmesi kaçınılmazken insanın duyguları için aynı şeyi söylemek mümkün müdür peki…
November Rain bu sorunun kesin bir cevabını vermekten ziyade, insanı cevabın kendisiyle baş başa bırakıyordu işte. Şarkıda bahsi geçen aşk yalnızca iki insanın birbirine duyduğu hislerden ibaret değildi. Zamanın, değişimin ve birbirini anlamakta zorlanan iki insanın arasında kalan sıkışıklıktı. Birlikte olmayı istemekle birlikte kalabilmek arasındaki mesafe bazı zamanlarda hissedilenlerin gücünden çok daha belirleyiciydi.
Aşk, güzel bir başlangıçla başlardı ilk zamanlar. Mutlu başlangıcın ardından gelen kayıp, aşkın yalnızca güzel anılardan ibaret olmadığını hatırlatır, bazen insanın en çok değer verdiği şeyin bile kendi kontrolünün dışında değişebileceğini gösterir. Bir yanda korunmak istenen bir şey, diğer yanda onu korumaya yetmeyen bütün çabalar vardır.
Belki de bazı yağmurlar dinerdi ama insan, bir zamanlar altında kim olduğunu unutmadan yürüdüğü o yolu bir daha asla aynı şekilde yürüyemezdi.


