• Destek
  • Üye Ol
  • Yazar Girişi
  • Abone Ol
0 553 423 00 17 kibelekulturs@gmail.com
Kibele Kültür Sanat Dergisi | Hayatı Doğuran Sanat  |  Hatice DÖKMEN
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Dergiler
  • Galeri
  • E-Dergi
  • Yazılar
    • Edebiyat
      • Şiir
      • Roman
      • Öykü
      • Deneme
      • İnceleme
      • Anlatı
      • Araştırma
    • Kitaplar
      • Kitap İncelemeleri
      • Yeni Çıkanlar
    • Tiyatro
    • Sinema
  • Yazarlar
  • İletişim
  • Üye Ol
No Result
View All Result
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Dergiler
  • Galeri
  • E-Dergi
  • Yazılar
    • Edebiyat
      • Şiir
      • Roman
      • Öykü
      • Deneme
      • İnceleme
      • Anlatı
      • Araştırma
    • Kitaplar
      • Kitap İncelemeleri
      • Yeni Çıkanlar
    • Tiyatro
    • Sinema
  • Yazarlar
  • İletişim
  • Üye Ol
No Result
View All Result
Kibele Kültür Sanat Dergisi | Hayatı Doğuran Sanat  |  Hatice DÖKMEN
No Result
View All Result
Home Öykü

Karadut Lekesi / Cemile Koyuncu

madambuke by madambuke
12 Nisan 2026
in Öykü
4
Karadut Lekesi / Cemile Koyuncu
0
SHARES
53
VIEWS
Share on FacebookShare on Twitter

Yıllar, bu yaşlı gövdeye yeni halkalar eklerken benim boyumun da uzayacağını vadetmişti. Oysa şimdi o meşhur karadut ağacının altında dururken kendimi her zamankinden daha küçük hissediyorum. Eskiden parmak uçlarıma basıp, nefesimi tutarak uzandığım o alt dallar şimdi benden kaçarmışçasına gökyüzüne çekilmiş. Dallarında asılı duran dutlar canlı, iri öyle tatlı tatlı görünüyor ki… Sanki zaman onlara hiç dokunmamış.

Elimi pürüzlü gövdesinde gezdiriyorum. Daha da sertleşmiş, kabuklaşmış… Yine parmak ucuma yükselip nefesimi tutup olgun bir dut koparıyorum. Ağzıma attığımda parmaklarımda mor boyası kalıyor. Parmaklarımı birbirine sürtüyorum ıslak doku kurusun diye. Bu yapışkan mor leke beni o sıcak öğle vaktine götürüyor.

Güneşin tepede olduğu, toprağın çimenin buram buram koktuğu zamanlardayız. Muhteşem üçlü; Neriman, Nermin ve ben. Sabah gün dağın tepesinden çıkmadan koyunların peşinde koşar, oynayacak oyun bitince gelincik lalesinden gelin yapardık. Minik hasır sepete nohut ekmeğine salça sürer, mısır patlağına benzeyen papatya tarlasında piknik yapardık. Papatyadan taçlarla saçlarımızı süslerdik. Rüzgâr saçlarımızın dalgaları arasından geçince papatya kokusu daha da burnumuza gelirdi. Etraftan ebegümeci, turp otu toplardık annemiz akşam yemeğinde yapsın diye. Ama aklımız fikrimiz bahçenin sonundaki karadut ağacındaydı.

Bir gün yine koşarak dolanıyorduk bahçede. Goca anam bastonunu göğe kaldırır sallayarak hep kızardı bize. Özellikle de bana. Neymiş, hep ben kudurtuyormuşum Neriman’la Nermin’i. Ama omuz silker devam ederdik. Aniden ‘En üstteki en tatlıdır.’ diye bağırdı Neriman karadut ağacına koşarken. Durur muyuz? Nermin ve bende fırladık tabi. Neriman inatçıydı, her zaman en yükseği hedeflerdi. Biz daha ağacın alt dallarında dudaklarımızı boyarken, o bir çalıkuşu misali tırmanmaya başladı. Elleri, yüzü, elbisesi… Her yeri o çıkmayan lekeye boyanmıştı. Ama gözü hep en tepedeki daldaydı. Güneş vurunca elmas gibi parlayan en tatlı ve iri duttaydı.

Tam bir mucize meyveye uzandığı an, o kulak tırmalayan çatırtı koptu. Neriman, kucağında kırık dalla yere kapaklandığında dünya bir anlığına durdu. Goca Ana’nın sesi köyü inletti. ‘Kadir koş! Yine bu Nalan’ın başının altından çıktı bunlar. Vah Neriman’ım, yandı kuzum.’ Bu sefer benim suçum yok demeye fırsatım kalmadan babamın hışmından nasibimi aldım. Neden bilmem suçluluk duygusuyla ağlayarak Neriman’ın yanına sokuldum. Neriman bacağındaki acıya inat, boyanmış ağzıyla kocaman gülümsedi. Avucundaki son ezilmiş parçayı gösterip fısıldadı, ‘Ağlama be! O en üstteki en parlak dutu yedim ya, sen ona bak.’

Şimdi o ağacın altındaki sessizlikte, parmağımdaki lekeye bakıyorum. Sonra gözüm evin önündeki o tozlu, topraklı yola kayıyor. Eskiden elinde bastonuyla oradan oraya kovalayan, yaramazlıklarımıza sitem eden goca anam o kapı eşiğinde değil. Onun o sert ama sevgi dolu sesi, rüzgârın dalları arasında çıkan hışırtıya karışıp gitmiş. Babamsa o günlerde bizi ağaçların tepelerinden indiren, o dev adamın saçlarına çoktan karlar yağdı. O eski kuvveti, o dinçliği yerine hayatın yorgunluğu üzerine yansıdı.

Karadut ağacı hâlâ orada, hâlâ aynı iştahla meyve veriyor. Ama Neriman bir gurbette, Nermin bambaşka bir şehirde… Eskiden bir ıslıkla bir araya gelen o üç küçük kız, şimdi farklı dallarda yeşermeye çalışan yapraklar gibiyiz. Ağaç büyümüş, yollarımız ayrılmış. Karadut lekesi elden bir şekilde çıkıyor da, o günlerin özlemi insanın içinden bir türlü çıkmıyor. Tekrar bir araya gelsek bile artık hiçbirimiz o dalın kırıldığı andaki kadar korkusuz ve o en üstteki dutu yiyecek kadar hevesli değiliz.

Yazıyı nasıl buldunuz?

Oy için yıldıza tıkla!

Ortalama Oy / 5. Oy Sayısı

Oyu yok

We are sorry that this post was not useful for you!

Let us improve this post!

Tell us how we can improve this post?

Paylaşarak destek olabilirsiniz!
Previous Post

Hastane Kokusu

Next Post

Saymayı Bırak: Plazanın Aç Ruhu

madambuke

madambuke

Next Post
Saymayı Bırak: Plazanın Aç Ruhu

Saymayı Bırak: Plazanın Aç Ruhu

Comments 4

  1. Dilek Karabulut Oktar says:
    5 gün ago

    Öyle içten öyle samimi bir dille yazılmış ki, zamanda yolculuk yaptırıyor resmen. Karadut ağacının tepesine ben çıkıyorum sanki… Ben yiyorum iştahla da elim yüzüm benim boyalamıyor sanki… Kaleminize sağlık bayıldım tesmen👏👏👏👏

    Yanıtla
    • madambuke says:
      5 gün ago

      Çok teşekkür ederim Dilek hanım. Böyle tatlı duygular hissettirdiysem ne mutlu bana:)

      Yanıtla
  2. Anonim says:
    5 gün ago

    Çok güzel bir yazı olmuş. Emeğinize sağlık. 👏👏👏

    Yanıtla
    • madambuke says:
      4 gün ago

      Beğenmenize sevindim. Teşekkür ediyorum.

      Yanıtla

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

No Result
View All Result

Hakkımızda

Kibele Kültür Sanat Logo

Kibele Kültür Sanat

Merhaba sevgili okur.

Mitolojide Tanrıların anası olarak bilinen Tanrıça Kibele’nin anaç, üretken, hayatın devamını sağlayan özelliklerinin uğruna inandık. Ve onun adını kullanıp Kibele Sanat olarak edebiyatta biz de varız dedik. Edindiğimiz misyonla amacımız; bizden önceki kalem ustalarımızın bayrağını, gelecek kuşaklara ulaştırmak. Çünkü edebiyat dünya tarihini içinde barındıran devasa bir ansiklopedidir… Devamını Oku

Arşivler

  • Nisan 2026
  • Mart 2026
  • Şubat 2026
  • Ocak 2026
  • Aralık 2025
  • Kasım 2025
  • Ekim 2025
  • Eylül 2025
  • Ağustos 2025
  • Temmuz 2025
  • Haziran 2025
  • Mayıs 2025
  • Nisan 2025
  • Mart 2025
  • Şubat 2025
  • Ocak 2025
  • Aralık 2024
  • Kasım 2024
  • Ekim 2024
  • Eylül 2024
  • Ağustos 2024
  • Temmuz 2024
  • Haziran 2024
  • Mayıs 2024
  • Nisan 2024
  • Mart 2024
  • Şubat 2024
  • Aralık 2023
  • Eylül 2023
  • Ağustos 2023
  • Temmuz 2023

Kibele Kültür Sanat Logo

Kategoriler

  • Anlatı
  • Araştırma
  • Deneme
  • Genel
  • Hakkımızda
  • İnceleme
  • Kitap İncelemeleri
  • Masal
  • Öykü
  • Roman
  • Röportaj
  • Şiir
  • Sinema
  • Sizden Gelenler
  • Söyleşi
  • Tiyatro
  • Yeni Çıkanlar

Son Yazılar

  • ARAFIM/ Galip Uçar
  • Çağırıyorum
  • KÜL
  • Kelebeğin Fısıltısı / Dilek Karabulut Oktar
  • Dünyanın İlk Aşk Şiiri / Aşk Yazarı Mustafa Çifci

Copyright 2023 - 2025 Haziran K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi All Right Reserved. Developer by Fedora Bilişim Teknolojileri İnternet Danışmanlık Hizmetleri Basım Yayın Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi. Bu sitede yayınlanan ses, görüntü, yazı içeren bilgi ve belge, hiçbir şekilde kullanılamaz, izinsiz kopyalanamaz. Tüm hakları K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi'ne aittir.

KİBELE Abone
No Result
View All Result
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Dergiler
  • Galeri
  • E-Dergi
  • Yazılar
    • Edebiyat
      • Şiir
      • Roman
      • Öykü
      • Deneme
      • İnceleme
      • Anlatı
      • Araştırma
    • Kitaplar
      • Kitap İncelemeleri
      • Yeni Çıkanlar
    • Tiyatro
    • Sinema
  • Yazarlar
  • İletişim
  • Üye Ol

Copyright 2023 - 2025 Haziran K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi All Right Reserved. Developer by Fedora Bilişim Teknolojileri İnternet Danışmanlık Hizmetleri Basım Yayın Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi. Bu sitede yayınlanan ses, görüntü, yazı içeren bilgi ve belge, hiçbir şekilde kullanılamaz, izinsiz kopyalanamaz. Tüm hakları K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi'ne aittir.