İçimde, isimlerini unuttuğum çok çocuk var; bazılarının sesini duymayalı o kadar uzun
zaman oldu ki… İnsan, bunca kalabalığın içinde kendi sesine sağır oluyor. İçimdeki o
çocukların sesini dış dünyanın gürültüsüne kurban ettim; yüzleri birbirine karıştı,
hepsi sessizliğe gömüldü. İnsanın kendine yaptığı bu kıyım gerçekten akılalmaz.
Kendi dünyasını bizzat zorlaştırıyor; ruhuna dokunmayan o silik gölgelerin arasında
isimsiz çocuklarının sesine kulak tıkıyor.
Bilmiyor: Yara neredeyse ilaç oradadır. Ve unutuyor: Panzehir zehri alt eder. Hayat
boyu bizi rahatsız eden o boş uğultulara kulak vererek içimizdeki çocukları susturduk
ve ruhumuzu karanlığa terk ettik. Sonunda mutsuz olan biziz; başkalarının
gölgesinde yaşayıp kendi amacımızı unuttuğumuz, mutlu olamadan yaşlanıp
gittiğimiz için asıl suçlu yine biziz.
Bugünü kurtarmak için önce dünü hatırlamalıyız: Çocukken ne hissediyorduk? Biz
kimdik? Sevdiğiniz renk koyulaştı mı? Hâlâ o en sevdiğiniz çikolatanın tadı aynı mı?
Hangi oyunu oynarken unuturdunuz zamanı? Bize hayal kurduran, bizi biz yapan o
asıl amacımız neydi? En korktuğumuz şey başımıza geldi mi; geldiyse artık
korkulacak bir şey kalmadı, öyle değil mi? Resim çizmek hâlâ dinlendirici geliyor mu?
İlk hatıralarınızda canlanan o fotoğraf karesi neydi, en mutlu olduğunuz an hangi
kokuyla mühürlendi?
Artık dış dünyanın grisinden ayrılıp kendi içimize çekilme zamanı. O çocukların sesini
duymak, sessizliklerini bozup onları gün yüzüne çıkarmak bizim elimizde. İçimizdeki o
çocukların sesini yeniden duymayı öğrenene kadar da bu suçlulukla yaşamaya
mahkûmuz.
Peki, artık kendimizle, o en gerçek hâlimizle tanışma zamanı gelmedi mi?



Bayılarak okudum en güzel şiir olabilir okurken kendimi gördüm yaşadıklarımı hissettim bu kadar içten yazılması beni şiiri tekrar tekrar okumama sebep oldu aşırı güzel emeğine sağlık🙏🏼
Bayılarak okuduğum en güzel şiir olabilir okurken kendimi gördüm yaşadıklarımı hissettim bu kadar içten yazılması beni şiiri tekrar tekrar okumama sebep oldu aşırı güzel emeğine sağlık🙏🏼
Bazı satırlar sadece okunmuyor, insana kendini sorgulatıyor. Uzun zamandır okuduğum en dokunaklı metinlerden biri. Kaleminize sağlık