
Hiç mutlu olmamıştı belki,
Ama herkesin yüzünde bir tebessüm aradı.
Kendi gecesini susturdu,
Başkalarının sabahı aydınlansın diye.
Omuzlarında taşıdığı yük,
Kendi acısı değildi yalnız;
Ağlayan her gözün,
Sessizce sırtlandığı hikâyesiydi.
Gülmeyi unuttu zamanla,
Çünkü hep başkalarının kahkahalarını dinledi.
Kendine ayıracak bir ömür bulamadı,
Her nefesini bir yabancının umuduna verdi.
Kimse sormadı:
“Sen nasılsın?”
Oysa en çok onun yüreği,
Sarılacak bir cümleye muhtaçtı.
İnsanlar onu güçlü sandı.
O ise yalnızca kırılmamak için dimdik duruyordu.
Herkes mutlu olsun diye
Kendi mutluluğunu usulca toprağa gömdü.
Ve bir gün…
Dünya gülmeyi öğrendi belki,
Ama onu güldüren hiçbir sebep kalmadı.
Çünkü bazı insanlar,
Kendileri için yaşamaz.
Bir ömür,
Başkalarının karanlığında
Sessizce yanan bir kandil olurlar.
Eğer bir gün böyle bir adamla karşılaşırsan,
Ona kahraman deme.
Sadece elini tut ve fısılda:
Şimdi biraz da sen mutlu ol.

