Gece, alnına yıldız süren bir duaydı,
Ben, susmanın en uzun cümlesinde bekledim.
Rüzgâr, eski bir hatırayı usulca çevirdi,
Kalbim, adını söylemeden seni dinledi.
Ne vakit göğe baksam,
Bir eksik harf düşüyor ömrüme.
Meğer insan, en çok
Kavuşamadığı güzelliğe benziyormuş.
Toprak, sabrın dilini ezberlemiş,
Yağmur, merhameti ince ince yazıyor.
Ben ise her secdede
Kırılan yanlarımı göğe bırakıyorum.
Ey gönlün görünmeyen baharı,
Çiçek açmak yalnız dalların işi değil;
Bazen bir dua,
Bir ömrün kuraklığını yeşertir.
Varsın yollar uzasın,
Varsın zaman suskun aynalar taşısın.
İnanıyorum;
Hakikate yürüyen ayak yorulur belki,
Ama kalbi asla yolda kalmaz.
Ve gün gelir,
Bütün ayrılıklar bir sabah ezgisine dönüşür.
İnsan, kendini değil,
İçindeki ışığı büyüttüğü kadar yaşar.
O vakit anlarım:
Sevmek, yalnız bir ismi anmak değildir;
Sevmek, karanlığa rağmen
İçinde hiç sönmeyen bir kandil taşımaktır.


