• Destek
  • Üye Ol
  • Yazar Girişi
  • Abone Ol
0 553 423 00 17 kibelekulturs@gmail.com
Kibele Kültür Sanat Dergisi | Hayatı Doğuran Sanat  |  Hatice DÖKMEN
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Dergiler
  • Galeri
  • E-Dergi
  • Yazılar
    • Edebiyat
      • Şiir
      • Roman
      • Öykü
      • Deneme
      • İnceleme
      • Anlatı
      • Araştırma
    • Kitaplar
      • Kitap İncelemeleri
      • Yeni Çıkanlar
    • Tiyatro
    • Sinema
  • Yazarlar
  • İletişim
  • Üye Ol
No Result
View All Result
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Dergiler
  • Galeri
  • E-Dergi
  • Yazılar
    • Edebiyat
      • Şiir
      • Roman
      • Öykü
      • Deneme
      • İnceleme
      • Anlatı
      • Araştırma
    • Kitaplar
      • Kitap İncelemeleri
      • Yeni Çıkanlar
    • Tiyatro
    • Sinema
  • Yazarlar
  • İletişim
  • Üye Ol
No Result
View All Result
Kibele Kültür Sanat Dergisi | Hayatı Doğuran Sanat  |  Hatice DÖKMEN
No Result
View All Result
Home Anlatı

Ferrarisini Sokağa Park Eden Adam / Funda Kılıç

funda kılıc by funda kılıc
26 Nisan 2026
in Anlatı
0
Ferrarisini Sokağa Park Eden Adam / Funda Kılıç
0
SHARES
4
VIEWS
Share on FacebookShare on Twitter

Ümraniye’de, kendi halinde mütevazı apartmanların yanında yeni yetme 15 katlı rezidansların peyda olmaya başladığı bir mahallede yaşıyoruz. Otuz senedir bu muhitteyiz. Kiracı olduğumuzdan dolayı üç beş senede bir, bilemedin on senede bir atalarımız gibi konar göçer yer değiştiririz ama konum hemen hemen aynı mevkidir. Muhiti sevdiğimiz için pek uzaklara taşınmayı düşünmedik. Şimdilerde dörtyol ağzı köşebaşı, yarı bodrum bir dairede oturuyoruz.

Balkonumuz kapalı ama ağız tadıyla oturmak mümkün olmuyor; hem gelen geçenin gözü üzerimizde hem de balkon penceresinin ışığını engellemekten imtina etmeyen araç sahipleri yüzünden kendimizi yol üzerindeki bir otomobil galerisinin parçası gibi hissediyoruz. Biraz güneş alma fırsatımız olmuyor; hemen lüks, bazen ultra lüks araçlar karabasan gibi üzerimize çöküyor. Hiç caddeye sıfır bir dairede oturmadığım için araçların gürültüsünü ve isini bu denli bilmiyordum. Üç odamız asla güneş görmüyor, hep önlerinde park etmiş bir araç mevcut. Marka, model sürekli değişiyor; değişmeyen tek şey, elektrikli olmayan otomobillerin temiz hava almamızı imkansız kılan egzoz ve benzin kokuları. Trafik lambası olsa bu yoğun trafiği ancak kontrol edebilir; yani o denli süregelen bir devinim hali…

​Sabah gün doğumunda, araçların camlarındaki güneş yansımalarını görerek güne başlıyoruz. Gece iki, üç, bazen dört; vızır vızır işleyen bir sokak. Güya yüksek sesle müzik dinlemek yasak ama kimse aldırış etmiyor; iç titreten absürt müziklerle milyonluk araçlar cirit atıyor. Neyse, bu üst statüdeki insanlar yer bulduğu noktaya lüks araçlarını park edip mahalledeki sıcak yuvalarına dağılıyorlar. Ama ne park! Buldukları yeri otopark sanıyorlar. Bazen sabah kalktığınızda tam yolun ortasında park halinde bir araç görebiliyorsunuz.

​Hayatımda ilk kez burada bir Ferrari gördüm, hem de öyle eski model falan da değil. Kuzguni siyah bir Arap kısrağı gibi gösterişli… Ümraniye ara sokaklarında… İlk gördüğümde tereddüt ettim. Pek marka model tanımam ama gösterişi dikkatimi çekti. Markasına özellikle baktım. Garajı olmayan apartmanın birinde oturan bir milyoner olmalı. Çevrede çok fazla lüks araç var ama “Ferrari” de sokağa park edilmez hani, dedirtiyor.

​Yakınlarda iş yeri, holding falan olsa sahibi şirket patronu olabilir derdik ama sanmıyorum. Tam olarak bilmesem de bu arabayı alabilecek birinin garajı olan bir yerde ikamet etmesi gerekmez miydi? Ne zaman evden çıksam kısrak gibi kıvrımlı Ferrari’yi görüyorum. Birkaç kere rastlaştık. Otuzlu yaşlarının sonunda bir adam kullanıyor; nadiren benim balkon penceremin önüne de park ediyor. Biz güneşe hasret günler geçirirken yağmur çamur ara sokaklarda kaldırımları işgal eden arabalar her geçen gün artıyor. Nedense sokağa parkta en çok bunun için dertleniyorum. Sen tut milyonluk bütçe ayırıp ultra lüks araba al, sonra ara sokaklarda korunaksız bırak…  Bu bence bir valiz dolusu dövizi çöp poşetinde mahallenin uygun bir köşesine bırakmak gibi. Sabah kalk, o bir poşet dolusu dövizi bıraktığın yerde bulmayı um…

​İllaki bu kadar lüks arabanın kaskosu, sigortası mevcuttur. Nedense işte, ben kıyamıyorum. Bu kadar gösterişli bir arabanın sokakta sahipsizce park edilmiş hali içimi acıtıyor. Sanırım trilyonlarım olsa ben böyle bir araç için bu kadar para harcamazdım. Çok kınıyorum… Bir plastik sandalyeyi kapalı balkonda (pencere açıkken) bırakmaya imtina eden benim. Neden hâlâ parayı bulamadığım anlaşıldı. Yine bir zenginin parası, bir züğürdün çenesini yordu. Sanırım sahip olmakla kıyamamak aynı benlikle bütünleşmiyor. Manifest edip parayı kendime çekebilir miyim acaba? Ama kınadığıma göre elbet başıma gelir diye umuyorum. Benim Ferrarim metalik mavi olsun…

Yazıyı nasıl buldunuz?

Oy için yıldıza tıkla!

Ortalama Oy / 5. Oy Sayısı

Oyu yok

We are sorry that this post was not useful for you!

Let us improve this post!

Tell us how we can improve this post?

Paylaşarak destek olabilirsiniz!
Previous Post

Bir İntiharın Gölgesi / Hasan Turunç

Next Post

Yazarın Farkı Nedir? / Aşk Yazarı Mustafa Çifci

funda kılıc

funda kılıc

Next Post
Yazarın Farkı Nedir? / Aşk Yazarı Mustafa Çifci

Yazarın Farkı Nedir? / Aşk Yazarı Mustafa Çifci

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

No Result
View All Result

Hakkımızda

Kibele Kültür Sanat Logo

Kibele Kültür Sanat

Merhaba sevgili okur.

Mitolojide Tanrıların anası olarak bilinen Tanrıça Kibele’nin anaç, üretken, hayatın devamını sağlayan özelliklerinin uğruna inandık. Ve onun adını kullanıp Kibele Sanat olarak edebiyatta biz de varız dedik. Edindiğimiz misyonla amacımız; bizden önceki kalem ustalarımızın bayrağını, gelecek kuşaklara ulaştırmak. Çünkü edebiyat dünya tarihini içinde barındıran devasa bir ansiklopedidir… Devamını Oku

Arşivler

  • Nisan 2026
  • Mart 2026
  • Şubat 2026
  • Ocak 2026
  • Aralık 2025
  • Kasım 2025
  • Ekim 2025
  • Eylül 2025
  • Ağustos 2025
  • Temmuz 2025
  • Haziran 2025
  • Mayıs 2025
  • Nisan 2025
  • Mart 2025
  • Şubat 2025
  • Ocak 2025
  • Aralık 2024
  • Kasım 2024
  • Ekim 2024
  • Eylül 2024
  • Ağustos 2024
  • Temmuz 2024
  • Haziran 2024
  • Mayıs 2024
  • Nisan 2024
  • Mart 2024
  • Şubat 2024
  • Aralık 2023
  • Eylül 2023
  • Ağustos 2023
  • Temmuz 2023

Kibele Kültür Sanat Logo

Kategoriler

  • Anlatı
  • Araştırma
  • Deneme
  • Genel
  • Hakkımızda
  • İnceleme
  • Kitap İncelemeleri
  • Masal
  • Öykü
  • Roman
  • Röportaj
  • Şiir
  • Sinema
  • Sizden Gelenler
  • Söyleşi
  • Tiyatro
  • Yeni Çıkanlar

Son Yazılar

  • Yazarın Farkı Nedir? / Aşk Yazarı Mustafa Çifci
  • Ferrarisini Sokağa Park Eden Adam / Funda Kılıç
  • Bir İntiharın Gölgesi / Hasan Turunç
  • Dost / Tuana Seymen
  • Meyus / Yunus Tuna

Copyright 2023 - 2025 Haziran K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi All Right Reserved. Developer by Fedora Bilişim Teknolojileri İnternet Danışmanlık Hizmetleri Basım Yayın Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi. Bu sitede yayınlanan ses, görüntü, yazı içeren bilgi ve belge, hiçbir şekilde kullanılamaz, izinsiz kopyalanamaz. Tüm hakları K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi'ne aittir.

KİBELE Abone
No Result
View All Result
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Dergiler
  • Galeri
  • E-Dergi
  • Yazılar
    • Edebiyat
      • Şiir
      • Roman
      • Öykü
      • Deneme
      • İnceleme
      • Anlatı
      • Araştırma
    • Kitaplar
      • Kitap İncelemeleri
      • Yeni Çıkanlar
    • Tiyatro
    • Sinema
  • Yazarlar
  • İletişim
  • Üye Ol

Copyright 2023 - 2025 Haziran K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi All Right Reserved. Developer by Fedora Bilişim Teknolojileri İnternet Danışmanlık Hizmetleri Basım Yayın Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi. Bu sitede yayınlanan ses, görüntü, yazı içeren bilgi ve belge, hiçbir şekilde kullanılamaz, izinsiz kopyalanamaz. Tüm hakları K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi'ne aittir.