Güneş tepedeydi
Koşar gibi yürüyenlerin karartısı
Birbirini kovalarken
Gölgelerin içinden bir gölge
Durdu birdenbire
Yalpaladı arkasındakiler
Birbirine karıştı tüm suretler
Ve parmağıyla göstererek karşı tarafı
Bağırdı içlerinden biri
İşte orada!
Bakışların izleri çarpıştı havada
Köksüz bir ağacın silueti belirdi
O işaret parmağının ucunda
Gövdesi, dalları, yapraklarıyla
Yalnız bir ağaç
Ve izsiz bir ip sallanıyordu
Ucunda orta yaşlı bir mevtanın gölgesi
Saçları örgülü küçük bir kızın
Neşeli karartısı bozarak sessizliği
Meydan okudu ölüme:
“Anne bak, bir salıncak!”
Ve sonra
Yüce bir dağın eteğini yırttı
Çığlıkların yankısı
Kimi oğul diye haykırdı
Kimi baba
Kimi ……
Çanlar kimin için çalıyordu bu defa?
İndirdiler mevtayı
Cebindeki kelimelerin gölgesi
Yere düştü bir kalemle birlikte
Cümle alem okudu yazılanları:
“Hepiniz sorumlusunuz olanlardan
Kiminiz yaptıklarınızdan
Kiminiz yapmadıklarınızdan
Bakıp görmediklerinizden
Duyup anlamadıklarınızdan
Bilip de sustuklarınızdan”
Önce çığlığı kayboldu yerdeki kalemin,
Saçları örgülü kızın
Karakalem resminde
Sonra silindi yeryüzünden tüm ayak izleri
O ağaçla birlikte
Gölgelerin ömrüyse
Güneş batana kadardı
Güneş battı…



