Nasırlı bir vadinin namus merdivenindeyim.
Hayalci bir kamburum ben.
Gri nehirleri görüyor musun?
Ezgisiz ve soğuk demirden.
Kökleri kopuyor,
Çöl kavruğu, taçsız bir döl gibi kopuyor!
***
Coşkun bir ırmağın beton karnıyım.
Hoyrat bir deliyim ben.
Döküldüğüm yeri görüyor musun?
Hissi ve arzusu öfkeden.
Taşı toprağı deliyor,
O cılız dişiyle sıktığı kurşunlarla deliyor!
***
Derin bir öfkenin dinmeyen kızıl ateşiyim.
Armağan edilen bir travmayım ben.
Kaynayan suları görüyor musun?
Ateşi ve matemi derinden.
Yosunlara bağlanıyor,
Kendini doğurmak için bağlanıyor!




Derin bir öfkenin dinmeyen kızıl ateşiyim…