• Destek
  • Üye Ol
  • Yazar Girişi
  • Abone Ol
0 553 423 00 17 kibelekulturs@gmail.com
Kibele Kültür Sanat Dergisi | Hayatı Doğuran Sanat  |  Hatice DÖKMEN
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Dergiler
  • Galeri
  • E-Dergi
  • Yazılar
    • Edebiyat
      • Şiir
      • Roman
      • Öykü
      • Deneme
      • İnceleme
      • Anlatı
      • Araştırma
    • Kitaplar
      • Kitap İncelemeleri
      • Yeni Çıkanlar
    • Tiyatro
    • Sinema
  • Yazarlar
  • İletişim
  • Üye Ol
No Result
View All Result
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Dergiler
  • Galeri
  • E-Dergi
  • Yazılar
    • Edebiyat
      • Şiir
      • Roman
      • Öykü
      • Deneme
      • İnceleme
      • Anlatı
      • Araştırma
    • Kitaplar
      • Kitap İncelemeleri
      • Yeni Çıkanlar
    • Tiyatro
    • Sinema
  • Yazarlar
  • İletişim
  • Üye Ol
No Result
View All Result
Kibele Kültür Sanat Dergisi | Hayatı Doğuran Sanat  |  Hatice DÖKMEN
No Result
View All Result
Home Söyleşi

Çilem Dilber ile Söyleşi / İrem Alkuş

İki Bıçağı Birbirine ve Kuyruklu Yalan Kitaplarının Yazarı

iremin_kitapdunyasi by iremin_kitapdunyasi
1 Ağustos 2026
in Söyleşi
0
Çilem Dilber ile Söyleşi / İrem Alkuş
0
SHARES
9
VIEWS
Share on FacebookShare on Twitter

Sevgili Çilem Hanım, öncelikle beni kırmayıp söyleşi teklifimi kabul ettiğiniz için teşekkür ederim.  Son zamanlarda çıkan kitabınızla beraber sevenlerinize sürpriz yaptınız. Daha ziyade genç yetişkinlere yönelik yazdığınız eserlerinizde fantastik kurgu göze çarpıyor. Buna geçmeden evvel okurlarımız için sormak istiyorum. Çilem Dilber kimdir?

İstanbul’da yaşıyorum, yaklaşık 20 yıllık öğretmenlik ve 15 yıllık bir annelik geçmişim var. Kentin, ebeveynliğin, öğretmenliğin gereklerini yerine getirirken kendime de zaman ayırmaya çalışıyorum. Bulduğum her fırsatı okumak ve yazmak için değerlendiriyor, güncel yazarları öykünün son yıllardaki   yolculuğunu, çağdaşlarımı takip etmeye çalışıyorum. Gayesi yazmak olan herkes gibi biraz gerçek hayatta yadırganabilecek bu ahenkli ruh halinden, biraz kendime ait özel bir sığınak edinmişim gibi bencilce utançtan biraz da çok az insanın geçebileceği gizemli kapının anahtarını ele geçirmişim gibi huzurdan mustarip, yolcuyum.

 

Yazmaya nasıl başladığınızı bizlere anlatabilir misiniz?

Yazmaya okuyarak başladım. Aşkla, şevkle kitaplara sarıldığım dokuz- on yaşlarımdan beri geçen zaman kurmacaya merakımı, o merak da bir süre sonra kurmaca yaratmaya hevesimi tetikledi. İlk sahip olduğum kitaplar Ayşegül serisiydi, gerisi klasiklerle geldi.  Kurmacanın, gerçeklikten daha gerçek hissiyatını keşfedenler için vazgeçilemez olması anlaşılır sanırım. Yirmili yaşlarımda kendimce çabalamaya başladım ancak gerçek anlamda işin mutfağına ulaşmam otuzlarımı buldu. Yazdığım bir öykünün Edebiyat Haber sitesinde yer almasıyla benim için rota oluştu. O gün bugündür aynı yoldayım.

 

Eserlerinize geçmeden evvel ortak proje olan eserden bahsetmek isterim. Kirpiğin Düşmesin Yere isimli ortak öykü kitabında yer almanın sizin için önemi ne olmuştu?

Kirpiğin Düşmesin Yere sevgili Sevda Karadağ Çırak’ın yayına hazırladığı, geliri Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı’na bağışlanan bir seçkidir. Kitabın hizmet ettiği bu amacın yanında çok sevdiğim çağdaşlarımla birlikte olmak da benim için kıymetliydi.  Kitaba hem içerik açısından hem de vakfa maddi destek olması açısından güzel dönüşler aldık.

 

Yeni yazarlara ortak kitaplarda yer almayı tavsiye eder misiniz yoksa yazdıklarımızı biriktirip kendi kitabımızı çıkarmak daha mı iyi olacaktır?

Aslında her öykü yerini ve zamanını kolluyor diye düşünüyorum. Birkaç seçkide yer alan öykülerim oldu. Onlardan bazıları ilk öykü kitabıma girdi bazıları girmedi. Ben bunun tamamen yazarın sezgilerine bırakılabileceğini düşünüyorum. Bir de seçkilerin okura ulaşmasıyla öykü kitabının okura ulaşması aynı olmayabiliyor, bunu teknik anlamda, satış, dağıtım vb. açısından söylüyorum. Bu durumda öykü hem seçkiye hem kitaba pek tabii girebilir bence.

 

Kuyruklu Yalan isimli öykü kitabı, ilk eseriniz diye söyleyebilirim sanırım. Gerçeklerin acımasız yönlerini masalsı bir dille aktarmak konusunda hiç zorlandınız mı?

Kuyruklu Yalan’da ilk öykü Suzey, masalsı yönü güçlü, büyülü gerçekçi türden bir kadın hikâyesi. Gerçekçi anlatımla vermek istemediğim bazı hikâyeleri gerçekliği doğrudan işaret etmek yerine etrafından dolanarak okurun önüne getirmek için bu türe başvuruyorum. Son öykü Yumruk, yine bir kadın hikayesi ancak o gerçekçi anlatım ve farklı bir bakış açısından yazıldı. Neyi nasıl anlatacağımı benden çok hikâyenin kendisi belirliyor. Bu durumda kendi yolunu bulan hikâye zorlamıyor diyebilirim. Anlatıcısını ve aktarımını daha en baştan kestirebiliyorsanız o öykü işi yokuşa sürmeyecek demektir. Hem sizin hem okurun içine sinecektir.

 

Öyküleriniz bazında soracak olursak bir eserinizin tamam olduğunu, artık basılabilir olduğunu nasıl ayırt edebiliyorsunuz?

Aslında metin tamamen bitmiş olmuyor hiç. Yazdığım metnin üstünden defalarca geçiyorum. Artık eklenecek ya da çıkarılacak bir şey olmadığına ikna olmak çok zor. O noktada dinlenmeye bırakıyorum. Üstünden zaman geçince mantık hatası, kronoloji gibi açılardan bir daha bakıyorum. Vermek istediğimi tam olarak verebilmiş miyim? Uzaktan bakmak zor ama deniyorum. Elbette okuttuğum, fikirlerini önemsediğim yazar arkadaşlarım da var. İnsan kendi metnine körleşebiliyor, bu durumda yetkinliğine güvendiğimiz arkadaşlarımıza okutmak faydalı olabilir.

 

İki Bıçağı Birbirine bu yıl çıkan kitabınız ve roman türünde. Aileyi ele aldığınız bu romanda çıkış noktanız ne olmuştu?

İki Bıçağı Birbirine, aile içi hikâye üzerine kurgulanmış olsa da asıl meselesi aidiyet. Aile aidiyet duygumuzun gelişmeye başladığı ilk alan. Çocukluk ve yetişkinlik bambaşka bakışlar gerektiriyor ve her bakış dünyayı, hayatı bambaşka algılatıyor. O halde aidiyet duygumuz oluşurken nerede, neyi görüyoruz yahut neyi görmüyoruz.

Yazma sürecinde sizi zorlayan bir karakter veya olay oldu mu?

Romanda hikâyeyi Melih anlatıyor. Bir kadın olarak erkek anlatıcı tercih ettim ve en çok çabaladığım kısım da bu oldu. Erkek sesinden uzaklaşmamak için diyalogları özellikle tekrar tekrar çalıştım. Yine de içime sinen, benim için özel bir süreçti.

İnsanları tam anlamıyla tanımak diye bir şeyin olmadığı hepimizce malum. Fakat çekirdek aile dediğimiz kavram içinde de bunun olup olmaması… Romanınızı daha da ilginç hale getiren şey de tam olarak bu sanırım. Bu konuda söylemek istedikleriniz var mı?

Sizin de belirttiğiniz gibi birini tam olarak tanımak mümkün değil, elbette bu ebeveynlerimiz için de geçerli. Nihayetinde onları kendi tarihimiz kadar biliyoruz, öncesi yok. Romanda Melih ve kardeşi Çiğdem babalarını bir şekilde tanıdıklarını düşünürken onun paralel hayatıyla yüzleşmek zorunda kalıyorlar. Bu yüzleşme bir yerde birbirleriyle ve kendileriyle de yüzleşmeleri demek.  Birkaç farklı alan var hikâyede. Babayla oğul, babayla kız, iki kardeş ve anne oğul ilişkileri, her biri kendi açısından biricik ve zor. Bu da durumu ilginçleştiriyor olabilir.

Daha yeni çıktı eseriniz ama ben yine de sormak istiyorum. Şu an üzerinde çalıştığınız bir eser var mı?

Yeni roman dosyama çalışıyorum.

Bana vakit ayırdığınız için sonsuz teşekkür ederim. Gerek kitaplarınıza dair gerek yazmaya dair sorularımı içtenlikle cevaplandırdınız. Minnettarım.

Ben teşekkür ederim İrem Hanım değerli sorularınız için, sevgiler.

Yazıyı nasıl buldunuz?

Oy için yıldıza tıkla!

Ortalama Oy / 5. Oy Sayısı

Oyu yok

We are sorry that this post was not useful for you!

Let us improve this post!

Tell us how we can improve this post?

Paylaşarak destek olabilirsiniz!
Previous Post

Ağ(To Dihti) / Müge Ceyhan

iremin_kitapdunyasi

iremin_kitapdunyasi

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

No Result
View All Result

Hakkımızda

Kibele Kültür Sanat Logo

Kibele Kültür Sanat

Merhaba sevgili okur.

Mitolojide Tanrıların anası olarak bilinen Tanrıça Kibele’nin anaç, üretken, hayatın devamını sağlayan özelliklerinin uğruna inandık. Ve onun adını kullanıp Kibele Sanat olarak edebiyatta biz de varız dedik. Edindiğimiz misyonla amacımız; bizden önceki kalem ustalarımızın bayrağını, gelecek kuşaklara ulaştırmak. Çünkü edebiyat dünya tarihini içinde barındıran devasa bir ansiklopedidir… Devamını Oku

Arşivler

  • Ağustos 2026
  • Temmuz 2026
  • Haziran 2026
  • Mayıs 2026
  • Nisan 2026
  • Mart 2026
  • Şubat 2026
  • Ocak 2026
  • Aralık 2025
  • Kasım 2025
  • Ekim 2025
  • Eylül 2025
  • Ağustos 2025
  • Temmuz 2025
  • Haziran 2025
  • Mayıs 2025
  • Nisan 2025
  • Mart 2025
  • Şubat 2025
  • Ocak 2025
  • Aralık 2024
  • Kasım 2024
  • Ekim 2024
  • Eylül 2024
  • Ağustos 2024
  • Temmuz 2024
  • Haziran 2024
  • Mayıs 2024
  • Nisan 2024
  • Mart 2024
  • Şubat 2024
  • Aralık 2023
  • Eylül 2023
  • Ağustos 2023
  • Temmuz 2023

Kibele Kültür Sanat Logo

Kategoriler

  • Anlatı
  • Araştırma
  • Deneme
  • Genel
  • Hakkımızda
  • İnceleme
  • Kitap İncelemeleri
  • Masal
  • Öykü
  • Roman
  • Röportaj
  • Şiir
  • Sinema
  • Sizden Gelenler
  • Söyleşi
  • Tiyatro
  • Yeni Çıkanlar

Son Yazılar

  • Çilem Dilber ile Söyleşi / İrem Alkuş
  • Ağ(To Dihti) / Müge Ceyhan
  • Muhayyer Makamında Bir Hüzün / Bülent Ertekin
  • Kişisel Bir Yolculuk / Eyüp Toru
  • Adımı İki Kadın Koydu / Yeşim Şahin Yaman

Copyright 2023 - 2025 Haziran K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi All Right Reserved. Developer by Fedora Bilişim Teknolojileri İnternet Danışmanlık Hizmetleri Basım Yayın Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi. Bu sitede yayınlanan ses, görüntü, yazı içeren bilgi ve belge, hiçbir şekilde kullanılamaz, izinsiz kopyalanamaz. Tüm hakları K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi'ne aittir.

KİBELE Abone
No Result
View All Result
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Dergiler
  • Galeri
  • E-Dergi
  • Yazılar
    • Edebiyat
      • Şiir
      • Roman
      • Öykü
      • Deneme
      • İnceleme
      • Anlatı
      • Araştırma
    • Kitaplar
      • Kitap İncelemeleri
      • Yeni Çıkanlar
    • Tiyatro
    • Sinema
  • Yazarlar
  • İletişim
  • Üye Ol

Copyright 2023 - 2025 Haziran K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi All Right Reserved. Developer by Fedora Bilişim Teknolojileri İnternet Danışmanlık Hizmetleri Basım Yayın Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi. Bu sitede yayınlanan ses, görüntü, yazı içeren bilgi ve belge, hiçbir şekilde kullanılamaz, izinsiz kopyalanamaz. Tüm hakları K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi'ne aittir.