• Destek
  • Üye Ol
  • Yazar Girişi
  • Abone Ol
0 553 423 00 17 kibelekulturs@gmail.com
Kibele Kültür Sanat Dergisi | Hayatı Doğuran Sanat  |  Hatice DÖKMEN
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Dergiler
  • Galeri
  • E-Dergi
  • Yazılar
    • Edebiyat
      • Şiir
      • Roman
      • Öykü
      • Deneme
      • İnceleme
      • Anlatı
      • Araştırma
    • Kitaplar
      • Kitap İncelemeleri
      • Yeni Çıkanlar
    • Tiyatro
    • Sinema
  • Yazarlar
  • İletişim
  • Üye Ol
No Result
View All Result
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Dergiler
  • Galeri
  • E-Dergi
  • Yazılar
    • Edebiyat
      • Şiir
      • Roman
      • Öykü
      • Deneme
      • İnceleme
      • Anlatı
      • Araştırma
    • Kitaplar
      • Kitap İncelemeleri
      • Yeni Çıkanlar
    • Tiyatro
    • Sinema
  • Yazarlar
  • İletişim
  • Üye Ol
No Result
View All Result
Kibele Kültür Sanat Dergisi | Hayatı Doğuran Sanat  |  Hatice DÖKMEN
No Result
View All Result
Home Öykü

Cemre Düştü

Burçin Kıtır by Burçin Kıtır
7 Nisan 2026
in Öykü
1
0
SHARES
25
VIEWS
Share on FacebookShare on Twitter

Cemre Düştü

Burçin Kıtır

Titreşen telefonla açtı gözünü gecenin bir yarısı. Aslında çok da geç sayılmazdı. Daha bir saat önce pencereden yarı beline dek sarkıp gözyaşına katık ettiği sigarasını içiyordu gizli gizli. Ne ara yaşlarını kuruladı ne ara yatağa geçip uyuyakaldı hatırlamıyordu oysa.

Hayırdır diyerek bastı telefonun yeşil tuşuna. “Seviyorum seni.” dedi karşısındaki adam. Adamın ağzından yayılan anason kokusu mesafelere rağmen telefondan yüzüne vuruyor gibiydi. Sesin kokusu olur mu? Olur. İyi biliyor kız bunu. Kokan sesle yirmi yıl geçirmişti çünkü. Ondan iyi kim bilir? Seviyorum, diye yineledi karşı taraf kızdan ses çıkmayınca. “Evlensek ya biz.”

Bugüne dek sevgilisi olmayan, tüm erkeklerin onu sevgilileri konusunda Güzin abla misali kullandığı kız bu teklifsiz teklife erimesi gerekirken tepkisi, “Oldu canım, olur tabi ki. Sabah kalk hemen evlenelim.” deyip telefonu adamın yüzüne kapatmak oldu. Bu tarz sarhoş konuşmalarını yirmi yıl dinlemişti. Tam artık hayatımdan babam da çıktığına göre başka sarhoş görmeye duymaya tahammülüm yok derken bu adam da nereden çıkmıştı? Ne güzel akşamları internetten rap müzik üzerine sohbet edip günün nasıl geçtiği hakkında iki mesajlaşıyorlardı. Nasıl o sohbetler bu raddeye geldi? Tamam, kız adamdan hoşlanıyordu zaten, ama o kendisine insan gibi yaklaşan her adama içi gittiği için alışıktı platonik takılmaya.  Şimdi ona aşk mı ilan edilmişti? Yok canım daha neler. Madem bu denli rahatça sadece bir sarhoş konuşması deyip geçebiliyordu, neydi o hâlde yüzünde aptal bir gülüşle tavanı seyretmeler? Kalktı bir sigara daha yaktı camdan sarkarak. Bu sefer eşlik eden gözyaşları yoktu gözünde, mutluluk tomurcukları vardı.

Sabah işe giderken geldi adamdan mesaj. Gece söylediklerimde ciddiydim. Sen de kabul ettiğine göre evleniyoruz haberin olsun yazıyordu iki kontörlük mesajda.

Yedi aydır işe giderken hep o kasvetli yolu kullanan kız birden çiçek fırtınası sonrası hâlâ dallarında kalmaya direten beyazlı pembeli çiçekleri fark etti. Bahar mı gelmişti memlekete? Yoksa içine yıllardır beklediği bahar havası mı çöküyordu? Sanki demin yanından geçtiği erik ağacında bir sürgün patladı beyaz yapraklarını savura savura. Hayırlısı dedi yüzündeki aptal gülümsemeyi durdurmaya çalışırken.

İki kontörlük mesajlar yerini telefonda saatlerce konuşmaya, haftada bir gelip giden mektuplar yerini ayda bir görüşmeye, bahar havası bulunca el ele Meriç kıyısında yürüyüşlere bıraktı. İstanbul Edirne arası durmaksızın gidip gelen otobüsler bile uzun yol aracı geldi bazen. Esenler otogarının kasvetli havası elleri her kavuştuğunda yeniden bahar havasına kesti. Etraf şenlendi dallar tomurcuklandı sanki. Sekiz bahar geçti kızın elinde bir bahar buketiyle adamın nikâhlısı olmak için. Nice tozkoparan fırtınası atlattılar nice çiçek fırtınası. Onlar hep el ele o fırtınalara direnen sürgünlerden oldular. Hep ayakta kaldılar.

Çiçek fırtınaları peş peşe geldi geçti. Tam tamına dokuz çiçek fırtınasını atlatan kadın bir sabah içinde ikinci bir bahar hissetti. Sağında ilk baharını yaşatan adam horuldarken ikinci baharının geç ama güzel izleri vücuduna yayılıyordu. Memlekete de kadına da adama da bahar gelmişti. Ağaçlar gibi kadında da beyazlı pembeli sürgünler baş verip tomurcuklanmalar gerçekleşiyordu. Vakti geldi, dedi adamı dürterken. “Cemre düştü, bahar geliyor kalk!”

Yazıyı nasıl buldunuz?

Oy için yıldıza tıkla!

Ortalama Oy / 5. Oy Sayısı

Oyu yok

We are sorry that this post was not useful for you!

Let us improve this post!

Tell us how we can improve this post?

Paylaşarak destek olabilirsiniz!
Previous Post

Tan Vakti / Sema KESKİN

Next Post

ÖZLEDİĞİMSİN

Burçin Kıtır

Burçin Kıtır

Okumayı öğrendiği günden beri sap saman seçmeden okuyan, yıllar geçtikçe kitap konusunda damak zevki edinen bir okurdum. Yaşıma başıma bakmadan şimdi de elime kalem aldım yazmaya başladım. Bana dokunuyor yazdıklarım belki birine daha dokunur diyerek sizlerle paylaşıyorum.

Next Post
ÖZLEDİĞİMSİN

ÖZLEDİĞİMSİN

Comments 1

  1. Zeynep Sağsöz says:
    1 hafta ago

    İnsan, en çok korktuğu yerden bile yeniden çiçek açabiliyor…
    ve bazen en güzel bahar, en çok üşüdüğün yerden geliyor…kaleminize sağlık👏👏🌸🌸🌸

    Yanıtla

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

No Result
View All Result

Hakkımızda

Kibele Kültür Sanat Logo

Kibele Kültür Sanat

Merhaba sevgili okur.

Mitolojide Tanrıların anası olarak bilinen Tanrıça Kibele’nin anaç, üretken, hayatın devamını sağlayan özelliklerinin uğruna inandık. Ve onun adını kullanıp Kibele Sanat olarak edebiyatta biz de varız dedik. Edindiğimiz misyonla amacımız; bizden önceki kalem ustalarımızın bayrağını, gelecek kuşaklara ulaştırmak. Çünkü edebiyat dünya tarihini içinde barındıran devasa bir ansiklopedidir… Devamını Oku

Arşivler

  • Nisan 2026
  • Mart 2026
  • Şubat 2026
  • Ocak 2026
  • Aralık 2025
  • Kasım 2025
  • Ekim 2025
  • Eylül 2025
  • Ağustos 2025
  • Temmuz 2025
  • Haziran 2025
  • Mayıs 2025
  • Nisan 2025
  • Mart 2025
  • Şubat 2025
  • Ocak 2025
  • Aralık 2024
  • Kasım 2024
  • Ekim 2024
  • Eylül 2024
  • Ağustos 2024
  • Temmuz 2024
  • Haziran 2024
  • Mayıs 2024
  • Nisan 2024
  • Mart 2024
  • Şubat 2024
  • Aralık 2023
  • Eylül 2023
  • Ağustos 2023
  • Temmuz 2023

Kibele Kültür Sanat Logo

Kategoriler

  • Anlatı
  • Araştırma
  • Deneme
  • Genel
  • Hakkımızda
  • İnceleme
  • Kitap İncelemeleri
  • Masal
  • Öykü
  • Roman
  • Röportaj
  • Şiir
  • Sinema
  • Sizden Gelenler
  • Söyleşi
  • Tiyatro
  • Yeni Çıkanlar

Son Yazılar

  • Yazar Ertuğrul Baksi Kimdir? Eğitime Adanmış Bir Ömür, Kaleme Dönüşen Birikim
  • ARAFIM/ Galip Uçar
  • Çağırıyorum
  • KÜL
  • Kelebeğin Fısıltısı / Dilek Karabulut Oktar

Copyright 2023 - 2025 Haziran K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi All Right Reserved. Developer by Fedora Bilişim Teknolojileri İnternet Danışmanlık Hizmetleri Basım Yayın Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi. Bu sitede yayınlanan ses, görüntü, yazı içeren bilgi ve belge, hiçbir şekilde kullanılamaz, izinsiz kopyalanamaz. Tüm hakları K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi'ne aittir.

KİBELE Abone
No Result
View All Result
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Dergiler
  • Galeri
  • E-Dergi
  • Yazılar
    • Edebiyat
      • Şiir
      • Roman
      • Öykü
      • Deneme
      • İnceleme
      • Anlatı
      • Araştırma
    • Kitaplar
      • Kitap İncelemeleri
      • Yeni Çıkanlar
    • Tiyatro
    • Sinema
  • Yazarlar
  • İletişim
  • Üye Ol

Copyright 2023 - 2025 Haziran K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi All Right Reserved. Developer by Fedora Bilişim Teknolojileri İnternet Danışmanlık Hizmetleri Basım Yayın Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi. Bu sitede yayınlanan ses, görüntü, yazı içeren bilgi ve belge, hiçbir şekilde kullanılamaz, izinsiz kopyalanamaz. Tüm hakları K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi'ne aittir.