• Destek
  • Üye Ol
  • Yazar Girişi
  • Abone Ol
0 553 423 00 17 kibelekulturs@gmail.com
Kibele Kültür Sanat Dergisi | Hayatı Doğuran Sanat  |  Hatice DÖKMEN
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Dergiler
  • Galeri
  • E-Dergi
  • Yazılar
    • Edebiyat
      • Şiir
      • Roman
      • Öykü
      • Deneme
      • İnceleme
      • Anlatı
      • Araştırma
    • Kitaplar
      • Kitap İncelemeleri
      • Yeni Çıkanlar
    • Tiyatro
    • Sinema
  • Yazarlar
  • İletişim
  • Üye Ol
No Result
View All Result
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Dergiler
  • Galeri
  • E-Dergi
  • Yazılar
    • Edebiyat
      • Şiir
      • Roman
      • Öykü
      • Deneme
      • İnceleme
      • Anlatı
      • Araştırma
    • Kitaplar
      • Kitap İncelemeleri
      • Yeni Çıkanlar
    • Tiyatro
    • Sinema
  • Yazarlar
  • İletişim
  • Üye Ol
No Result
View All Result
Kibele Kültür Sanat Dergisi | Hayatı Doğuran Sanat  |  Hatice DÖKMEN
No Result
View All Result
Home Genel

Son Nöbet.

Gizem Yenikler . Gizem Yenikler
11 Ekim 2026
. Genel
0
0
SHARES
1
VIEWS
Share on FacebookShare on Twitter

 

Mert, ölüleri on iki yaşından beri görüyordu.

İlk gördüğü, dedesiydi.

Dedesinin ölümünden üç gün sonra Mert, gece yarısı mutfağa su içmek için kalkmış ve onu masanın başında otururken görmüştü. Üzerinde her zamanki kahverengi hırkası vardı. Yüzü solgundu ama gülümsüyordu.

Mert korkuyla geri çekilmişti.

Dedesi sadece şunu söylemişti:

“Kapıyı kimseye açma.”

Sonra kaybolmuştu.

Ertesi sabah Mert’in annesi, gece boyunca apartmanın kapısını zorlayan bir yabancıdan söz etmişti.

Mert o günden sonra gördüklerini kimseye anlatmadı.

Yıllar geçti. Ölüler bazen bir hastane koridorunda, bazen otobüs durağında, bazen de kalabalık bir caddede karşısına çıkıyordu. Hiçbiri onunla konuşmuyordu.

Ta ki o geceye kadar.

Mert, eski bir hastanede gece güvenlik görevlisi olarak çalışıyordu. Saat 03.17’de koridorun sonunda bir kadın gördü.

Kadın beyaz bir hastane önlüğü giyiyordu.

Mert dondu.

Kadının yüzünü tanıyordu.

Elif.

On beş yıl önce aynı mahallede yaşadığı çocukluk arkadaşı.

Elif on yaşındayken kaybolmuştu. Cesedi hiçbir zaman bulunamamıştı.

Mert el fenerini kaldırdı.

“Elif?”

Kadın başını yavaşça çevirdi.

“Beni buldun.”

Mert’in boğazı kurudu.

“Sen… öldün mü?”

Elif cevap vermedi.

Koridorun sonundaki 7 numaralı odayı gösterdi.

“İçeride.”

“Ne var içeride?”

Elif’in yüzündeki ifade değişti.

“Kendin.”

Mert’in kalbi hızlandı.

Oda 7 yıllardır kullanılmıyordu. Hastanenin eski bölümünde, diğer odalardan ayrıydı. Kapısında paslanmış bir zincir vardı.

Mert zinciri kaldırdı.

Kapı kendi kendine açıldı.

İçeride yalnızca eski bir yatak ve duvara sabitlenmiş küçük bir ayna vardı.

Mert aynaya baktı.

Kendisini gördü.

Ama aynadaki Mert gülümsüyordu.

Gerçek Mert gülümsemiyordu.

Aynadaki görüntü elini kaldırdı.

Mert geri çekildi.

“Bu imkânsız.”

Aynadaki Mert dudaklarını oynattı.

“Geç kaldın.”

O anda odanın ışığı söndü.

Koridordan ayak sesleri geldi.

Bir tane.

İki tane.

Sonra onlarca.

Mert kapıya yöneldi fakat koridorda artık yalnız değildi.

Ölüler vardı.

Hastalar.

Hemşireler.

Doktorlar.

Ve aralarında Elif.

Hepsi sessizce ona bakıyordu.

Elif yaklaştı.

“Biz seni yıllardır görüyorduk.”

Mert fısıldadı:

“Ne demek bu?”

“Sen bizi gördüğünü sanıyordun.”

Elif elini aynaya uzattı.

“Meğer biz seni görüyormuşuz.”

Mert aynaya tekrar baktı.

Bu kez yansıması yoktu.

Aynanın içinde karanlık bir oda görünüyordu.

O odada bir yatak vardı.

Yatakta Mert yatıyordu.

Gözleri kapalıydı.

Yanında ise yaşlı dedesi duruyordu.

Dedesinin yıllar önce söylediği cümle Mert’in zihninde yankılandı:

“Kapıyı kimseye açma.”

Mert’in gözleri büyüdü.

“Ben… ne zamandır buradayım?”

Elif cevap vermedi.

Koridordaki bütün ölüler aynı anda başlarını çevirdi.

Mert’in arkasındaki kapıya baktılar.

Kapı yavaşça kapandı.

Ve dışarıdan birinin sesi duyuldu.

Mert’in kendi sesi:

“Kapıyı kimseye açma.”

Mert kapıya vurdu.

“Kim var orada?”

Cevap gelmedi.

Sonra kapının altından bir gölge süzüldü.

Bir çift ayakkabı.

Mert’in ayakkabıları.

Kapının dışında duran kişi, Mert’in kendisiydi.

Kapı açıldı.

Mert karşısında kendisini gördü.

Diğer Mert gülümsedi.

“Şimdi sıra sende.”

Ertesi sabah hastanenin güvenlik kamerasında garip bir şey fark edildi.

Saat 03.17’de Mert’in koridora girdiği görülüyordu.

Saat 03.18’de ise görüntü kesiliyordu.

Mert bir daha hiç görülmedi.

O günden sonra hastanenin eski bölümünde çalışan güvenlik görevlileri, gece vardiyalarında koridorun sonunda bir adam gördüklerini söylemeye başladılar.

Adamın üzerinde güvenlik üniforması vardı.

Yüzü solgundu.

Ve her gece saat 03.17’de, 7 numaralı odanın önünde durup kapıya bakıyordu.

Onu görenler kaçıyordu.

Çünkü adam bazen başını kaldırıp doğrudan kameraya bakıyordu.

Ve dudaklarını sessizce oynatıyordu:

“Kapıyı kimseye açma.”

Ama kameraların kaydetmediği bir şey daha vardı.

Adam bunu söyledikten sonra arkasında beliren onlarca ölü, hep birlikte gülümsüyordu.

 

Yazıyı nasıl buldunuz?

Oy için yıldıza tıkla!

Ortalama Oy / 5. Oy Sayısı

Oyu yok

We are sorry that this post was not useful for you!

Let us improve this post!

Tell us how we can improve this post?

Paylaşarak destek olabilirsiniz!
Önceki Yazı

Kahramansız Masal / Oylum Barak

Sonraki Yazı

İyi Bir Ressam Olmak İçin İspanyol Olmak Yeter mi? / Şennur Üzgen

Gizem Yenikler

Gizem Yenikler

26 Aralık 1990 tarihinde İzmir’de doğdum. İlköğrenimini Fatih Koleji’nde, lise eğitimini ise İnönü Lisesi’nde tamamladım. Ardından İzmir Ekonomi Üniversitesi Medya ve İletişim Bölümü Habercilik alanından 12 Haziran 2015 tarihinde mezun oldum. Çok iyi derecede İngilizce ve başlangıç düzeyinde İspanyolca biliyorum. Eğitim hayatımın ardından uluslararası geçerliliğe sahip TESOL ve Teaching Practice sertifikalarını alarak profesyonel olarak İngilizce öğretmenliği yapmaya başladım. Roman, şiir, Öykü, yazmayı seviyorum.

Sonraki Yazı
İyi Bir Ressam Olmak İçin İspanyol  Olmak Yeter mi? / Şennur Üzgen

İyi Bir Ressam Olmak İçin İspanyol Olmak Yeter mi? / Şennur Üzgen

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

No Result
View All Result

Hakkımızda

Kibele Kültür Sanat Logo

Kibele Kültür Sanat

Merhaba sevgili okur.

Mitolojide Tanrıların anası olarak bilinen Tanrıça Kibele’nin anaç, üretken, hayatın devamını sağlayan özelliklerinin uğruna inandık. Ve onun adını kullanıp Kibele Sanat olarak edebiyatta biz de varız dedik. Edindiğimiz misyonla amacımız; bizden önceki kalem ustalarımızın bayrağını, gelecek kuşaklara ulaştırmak. Çünkü edebiyat dünya tarihini içinde barındıran devasa bir ansiklopedidir… Devamını Oku

Arşivler

  • Ekim 2026
  • Eylül 2026
  • Ağustos 2026
  • Temmuz 2026
  • Haziran 2026
  • Mayıs 2026
  • Nisan 2026
  • Mart 2026
  • Şubat 2026
  • Ocak 2026
  • Aralık 2025
  • Kasım 2025
  • Ekim 2025
  • Eylül 2025
  • Ağustos 2025
  • Temmuz 2025
  • Haziran 2025
  • Mayıs 2025
  • Nisan 2025
  • Mart 2025
  • Şubat 2025
  • Ocak 2025
  • Aralık 2024
  • Kasım 2024
  • Ekim 2024
  • Eylül 2024
  • Ağustos 2024
  • Temmuz 2024
  • Haziran 2024
  • Mayıs 2024
  • Nisan 2024
  • Mart 2024
  • Şubat 2024
  • Aralık 2023
  • Eylül 2023
  • Ağustos 2023
  • Temmuz 2023

Kibele Kültür Sanat Logo

Kategoriler

  • Anlatı
  • Araştırma
  • Deneme
  • Genel
  • Hakkımızda
  • İnceleme
  • Kitap İncelemeleri
  • Masal
  • Öykü
  • Roman
  • Röportaj
  • Şiir
  • Sinema
  • Sizden Gelenler
  • Söyleşi
  • Tiyatro
  • Yeni Çıkanlar

Son Yazılar

  • “Nemika Bir Hikâyeyi Değiştirdi, Hikâye Kaderi” Mahir Ünsal Eriş ile Harikalar Lügati
  • Boş Bohçam / Şahide Muhçu
  • İyi Bir Ressam Olmak İçin İspanyol Olmak Yeter mi? / Şennur Üzgen
  • Son Nöbet.
  • Kahramansız Masal / Oylum Barak

Copyright 2023 - 2025 Haziran K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi All Right Reserved. Developer by Fedora Bilişim Teknolojileri İnternet Danışmanlık Hizmetleri Basım Yayın Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi. Bu sitede yayınlanan ses, görüntü, yazı içeren bilgi ve belge, hiçbir şekilde kullanılamaz, izinsiz kopyalanamaz. Tüm hakları K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi'ne aittir.

imunify-bot-check
KİBELE Abone
No Result
View All Result
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Dergiler
  • Galeri
  • E-Dergi
  • Yazılar
    • Edebiyat
      • Şiir
      • Roman
      • Öykü
      • Deneme
      • İnceleme
      • Anlatı
      • Araştırma
    • Kitaplar
      • Kitap İncelemeleri
      • Yeni Çıkanlar
    • Tiyatro
    • Sinema
  • Yazarlar
  • İletişim
  • Üye Ol

Copyright 2023 - 2025 Haziran K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi All Right Reserved. Developer by Fedora Bilişim Teknolojileri İnternet Danışmanlık Hizmetleri Basım Yayın Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi. Bu sitede yayınlanan ses, görüntü, yazı içeren bilgi ve belge, hiçbir şekilde kullanılamaz, izinsiz kopyalanamaz. Tüm hakları K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi'ne aittir.