Artık uğurlamalara gelmesen beni.
Bekleme kapılarda beklediğimi de zannedip.
Sana değil bu sitem, gitme isyanı mı yüklenip?
Benimkisi çoktan yazılmış bir kader masalı.
Hayalini kurduğum o pembe pencerelerden,
Vazgeçiyorum birdenbire yağan beyaz örtülerden.
Takılıp gittim bir defa bilinmezin peşine,
Umursamıyorum gönlümü ziyan eden fırtınalardan.
Aşk mı, vuslat mı?
Bana uğramaz.
Çırpınıp kandırma ikimizi de;
Yağmurlu güz vaktine esir düşüyor hayallerim,
Kıyısız limanlara uzanıyor bak ellerim.
Belki düştüğüm boşlukta beni aramaya geliyorsun,
Ne için bu yasak hallerin?
Sebepsiz çabalıyorsun?
Bıraksana, vefasız sevgili,
Bırak öylece, tıpkı önceden olduğu gibi beni.
Bundan ötesi yok; ne o eski gülüşlerin,
Ne de sana olan sözlerim memnun edemez seni.

